PAYLAŞ

munzur_gozelerErdoğan GÜNDÜZ

Son zamanlarda gündeme oturan Kürt sorununun demokratik siyasi yollardan çözümü ve bu sürecin nasıl yürütülmesi tartışmaları olanca ağırlığıyla ve yakıcılığıyla sürüyor.

Türkiye’de neredeyse toplumun tamamı bu tartışmanın içine girmiş durumda. Yeni demokratik bir anayasa ile bu sorunun çözülebileceği ağırlık kazanan görüş olarak öne çıkıyor. CHP ise hiçbir değişikliğe sıcak bakmıyor. Desteklemiyor, katkı sunmuyor, sadece engelemeye dönük çaba içerisinde. Genel başkanının Alevi ve Kürt olduğu gerçeği bir tezatlık oluşturuyor. Dersim tarihsel konumu itibariyle Kürt Aleviliği’nin moral ve inanç merkezi sayılır. Bu yüzden çok zulüm görmüş, baskı görmüş ama sürekli de direnmiştir. Seyit Rıza’nın darağacına giderken söyledikleri hala Munzurlarda yankılanmaktadır. ‘Ayıptır, günahtır, zulümdur’ demiştir. Ocakzadeler ziyaretgahlar, hövsler (yatır) gibi kutsal mekanlar yoğundur. Halk buralara ziyaret amaçlı gider. Kurbanlar keser, dua eder, dilek dilerler. Hepsi de toplumun huzuru barışı ve kardeşliği içindir.

Yine Baba Mansur, Kureşan, Derviş Cemal, Aguçan Sarı Saltuk gibi pirler toplumun içerisinde gezer, varsa sorunlarını halleder ve nasihat ederler. Bunlarda halk arasında oldukça saygın kişiliklerdir. Bütün anlaşmazlıkları, sorunları barış temelinde adil ve eşitlikçi bir yaklaşımla çözmeye çalışırlar. Alevi felsefesi, inancı barışın, birlikteliğin, hakkaniyetin, kimseyi hor görmemenin, kimsenin hakkını gaspetmemenin ve eşitliğin özüdür. Ve bu değerlerin yaşamda vücut bulmasıdır.

Dersimliler 38’de olup bitenleri unutmaz. Katliamlar, failli meçhul cinayetler, yargısız infazlara uğramışlardır. Göç, sürgün, asimilasyon politikalarına maruz kalmışlardır. Tüm bu zulüm politikalarına rağmen, varlıklarını, dillerini, kimliklerini, inançlarını korumak ve yaşatabilmek için sürekli mücadele vermişlerdir. Şimdilerde geliştirilmeye çalışılan demokratik toplum-yaşam ve çözüm sürecini en fazla Dersimliler sahiplenmelidir. Çünkü yıllardır barış, özgürlük ve huzur ortamı isteyen Dersimlilerdir. Bu yöntemi istemeyenler, sabote etmek için uğraşanlar, gerçekçi olmayan algılar yaratarak özellikle Alevilerin hassasiyetleriyle oynamaktadırlar. Oysa demokratik, özgürlükçü bir yaşam ortamından kim nasıl ve niye zarar görsün? Dersimliler bu tarihsel sürecin içindeler. Barış ve çözümün yanındalar.

O zaman CHP’nin tavrına ne demeli. Dersim’de CHP’ye oy verenler eminim şimdilerde ciddi bir değerledirme içindedirler. Hiçbir koşulda kendini yenileyemeyen inancını ve kültürünü inkar etme pahasına ulusalcı bir çizgide ilerleyen CHP, Dersimlilere neyin, hangi özgürlüğün umudunu verebilir. Statükodan beslenen, politik hattını köhnemiş ulusalcılık üzerine oturtan, tekçi zihniyet hangi sorunu çözebilir. Böyle bir zihniyet ancak sorun üretir. Çoklu, demokratik, yerele dayalı çözüm modelleri esas alınıyor. Dünya bu sorunları böyle aşıyor. CHP ise artık giderek küçülen, dar bir hareket olma yolunda ilerliyor.

Silivri 2 Nolu F Tipi Cezaevi

gündem

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız