PAYLAŞ

ozgur_findikYönetmen Özgür Fındık yeni belgesel filmi Olağan Haller ile Dersim’de 12 Eylül askeri faşist darbesinin Dersim inancı üzerindeki asimilasyon politikasına ışık tutuyor.

Qelema Sure (Kırmızı Kalem) belgesiyle 1990’lı yıllardaki köy boşaltmaları 1937-38 Dersim katliamı arasındaki bağlantıyı ele alan ve “Kara Vagon (Dersim Sürgünleri)” 1937–38 Dersim katliamın ardından yaşanan sürgünleri anlatan Fındık, yeni belgesiyle bir kez daha Dersim’in yakın tarihe ışık tutuyor.

6 Nisan’da Kent Sineması Kültür Merkezi’nde saat 19.00’da galası yapılacak olan belgesel, ülkenin üzerinden bir silindir gibi geçen 12 Eylül askeri faşist darbesinin Dersim’e nasıl yansıdığını mağdurların gözüyle anlatıyor. Öncesi bir yana Cumhuriyet tarihi boyunca imha, inkar ve asimilasyon politikalarından nasibini fazlasıyla alan Dersim, halen bu politikalara maruz kalmaya devam ediyor.

VALİ GÜVEN ETKİSİ

Kenan Evren’in meydanlarda sık sık dile getirdiği, “hepimiz aynı dine inanıyoruz ve aynı Kuran’ı kullanıyoruz” ifadesi aslında 12 Eylülle birlikte bir kez daha dinin siyaset için kullanılmasından başka bir şey değildir. Dersim’e özel yetkileriyle askeri kökenli Kenan Güven atanır. Güven 1982–86 yılları arasında burada görev yapar. Türkiye Kenan Evren’le özdeşirken, Dersim ise Kenan Güven’le özdeşir. Dersim süregelen muhalif kimliği, farklı inanç ve kültürüyle gözler hep üzerindedir. Zaten 12 Eylül faşist darbesiyle Dersim’in bu yönün temizlenmesi için bulunmaz bir nimet olur adetada. Dört dağ içindeki kent ‘terörist’ yetiştirdiği ileri sürülerek, gereken neyse 38’de olduğu gibi yapılmaya başlanır. Tek fark, bu kez toplu bir kırım yerine, hem inancını asimile etmek hem de muhalif kimliğinden ve kültüründen koparılmak için gereken neyse yapılır. Bunun için kolları sıvayan Kenan Güven, önce köyler ve kente camii yaptırmaya başlar. Ardından Dersim’in inanç yerlerine de müdahale etmekten geri durmaz. Koçbaşı taşları valilik bahçesinde toplayacak kadar ileri gider. Yoksul halkın durumundan faydalanarak, çocuklar İmam Hatip Okullarına gönderilir. İşkenceyle katledilmeler, sürgünler de aynı dönemde yaşanır.

KOMİSER CERRAH

Bu dönemde başka bir isimde belgeselde karşımıza çıkıyor. Hrant Dink cinayetinde İstanbul Emniyet Müdürü ve şimdi vali olan Cellattin Cerah, o dönem Cemişgezek’te 3 yıldızlı komiser olarak görev yapıyordur. Trajikomik olayların da yaşandığı bu dönemde bıyıksız olan Vali Güven, kentteki bıyık enflasyonu yaşandığı söyleyerek, başta kaymakamlar olmak üzere bürokratların ve halktan insanların bıyıklarını kestirir. Halktan insanların ve Alevi dedelerini sakalların zorla kesildiği için uzun süre insan içine çıkamazlar…

HATIRLATMAK İSTEDİK

Yönetmen Fındık, Osmanlıdan Cumhuriyete Dersim; iktidarların sorunlu bir yer olarak gördüğünü belirterek, yaşanan katliama rağmen, kendi yarasını sarmaya çalıştığını söyledi. Tek tip insan yaratmak isteyen 12 Eylül iktidarın bu durumdan hoşnut olmadığını anlatan Fındık, belgeselle tek tip insan yaratmak isteyenlerin hedefinde olan Dersimlilerin yaşadıkları o yılları bir kez daha hatırlatmak ve kimliksizleştirme politikalarının sonuçlarını açığa çıkartmak istediklerini söyledi.

Yönetmen Fındık’ın ayrıca 3 Öykü, 3 Direniş, Şafağın Göz Yangını ve İklimsiz Kadınlar adlı belgeselleri de bulunuyor.

Şerif Karataş (İstanbul/EVRENSEL)

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız