$ DOLAR → Alış: 3,50 / Satış: 3,52
€ EURO → Alış: 3,73 / Satış: 3,75
CEMO DOĞAN
CEMO DOĞAN

‘Yüz Yüze’ Yaşamak

  • 18.12.2014
  • 969 kez okundu

Memleketim Maraş – ‘Bırıne Raş’
-video-record-documentary-
Maraş Katliamı Alan Çalışması – düzleminde ‘Maraş Katliamı’ na dönük değerlendirmeler;

Geleceğe umutla bakabilmemiz ve  doğduğumuz topraklarda ‘haysiyet‘mizle , hepbirlikte ve özgürce  yaşayabilmemizin, toplumsal sözleşmelerin -devlete rağmen-halkların yüreklerinde derinleşerek ortaklaştığı ve ilerici pratiklerle günlük hayata yansıdığı bir süreçle ancak mümkün olabileceğini  düşünüyorum, bir ‘Maraş‘lı olarak. Sıktığı kurşuna sahip çıkmayan devleti demokratikleşme yolunda toplumsal katliamlarla sonuçlanmış ‘Maraş Katliamı‘ gibi bir siyasi sorumlulukla yüzleşmeye zorlamak ancak demokratik kamuoyunun baskısıyla olabilecektir. Roboski örneği devletin en yakın zamanlarda asker eliyle gerçekleştirdiği vahşi bir katliamla nasıl ‘yüzleştiği’ ve ‘yalanla’ devam eden diğer reflekslerini kamuoyu açıkca görmüş, bu katliam vijdanlarda bir ‘insanlık suçu‘ olarak mahkum olmuştur. Yaptığını inkar eden bir katil aygıt durumunda olan ‘sosyal devlet‘in yaşanan travmatik sonuçları sağaltılmasını beklemek yanlış bir beklenti içerisinde olmaktır. Demokratik kamuoyu ve Maraş’lılar yıllardır kara bir yara olan Maraş Katliamı ile yüzleşmek meselesini ilk kez uluslararası bir düzeye taşıma çabasındalar. ‘Toplumsal Sözleşme’mize büyük katkısı olacak bu çabaların içerisinde bizler de gazeteci ‘Şükrü Yıldız, Deniz Osoy, kameraman arkadaşlarım Kemal Demir ve İsmail Yıldırım ile birlikte anmaları izlemenin yanı sıra olayı yaşayanlarla çeşitli kayıt ve roportajlar yaparak genişletilmiş bir arşiv oluşturmaya gayret ettik. Zaman içerisinde uzun uzun kayıtlarla daha geniş bir alan çalışmasının kaynakçası olabilecek böyle bir arşiv çalışmasının- 3 yıldır uğraşmamıza rağmen- henüz başında olduğumuzu bilmek, çok üzücü.

Maraş Katliamının 36. Yılı
Bu sene yakın tarihimizin en karanlık sayfalarından biri olarak anılan Maraş Katliamının 36. yılı.
Devletin karanlık raflarındaki gizli sırlarla dolu katliamın ardındaki nedenler,günümüze yansıyan sosyal ve siyasal sonuçlarının incelendiği ‘Memleketim Maraş’ Maraş Katliamı Alan Çalışması 2014 kayıtları anma haftası vesilesiyle birer video belge halinde yayınlanıyor. Yapılan kayıtlarla, hakkında çok az şey bildiğimiz ve etnik bir arındırmayla sonuçlanan  kıyımın ayrıntılarına ulaşılmaya çaba gösterildi. Nedenleri ve sonuçları ile yakın tarihimizin aydınlanmayı bekleyen en önemli meselelerinden bir tanesi Maraş Katliamıdır. Ülke siyaseti, derin devlet aygıtları, uluslararası ajanlar, suikastler, bombalamalar ve tüm bunların provakasyonundaki bir şehirde, günlerce süren, kitlesel bir katliam… Mahallelere , köylere ve geniş bir zamana yayılan kıyımda, onbinlerce insanın bu vahşete maruz kalması ve aradan geçen 36 yıla rağmen ayrıntıları hakkında kamuoyunun  çok az şey biliyor olması düşündürücüdür. Devletin gizli raflarında tüm soruların cevaplarına ulaşmak mümkünken, Devlet ve Hükümet , dava dosyası için ‘kağıt ücreti‘ bedel ister pozisyonda ve anmalara güvenlik gerekçesiyle yasak koyar durumdadır. Bu durumda kameralarımızı anmalardaki polis şiddetine ve ‘ulaşılamayan üst makamların emriyle’ şiddet uygulayan askere çeviriyoruz. Aynı gün 35 yıl boyunca Maraşa’a girmemiş, yakınlarının mezarına varmamış, varınca bir mezar bulamamış insanlara… Kıyımın en yıkıcı kısmı olarak tanımlanabilecek ‘toplumsal ötekileştirmeyle yaratılmış korku‘nun bireyler üzerinde sosyolojik bir travmaya dönüştüğü gerçeği, o insanları, gelecekten umutsuz kendi topraklarında mülteci-yabancı haline getiriyor. İnsanlar çoğunlukla konuşmaktan imtina ediyor ve hala yaşananları unutmaya çalışıyorlar. Karamsarlar. Türkiye demokrasi mücadelesi bir bütün olarak ele alındığında; ‘Maraşla Yüzleşmek‘ , ‘Yüz yüze  bakabilmek‘ anlamına evriliyor… devletle bir büyük ‘hesaplaşma‘k  tüm demokratik kamuoyunun ortaklaştırdığı ‘insani’ tavırla mümkün olacaktır. Maraş ile Roboski ilişkisi de bu düzlemde anlam buluyor ve insan odaklı ortak demokratik mücadelede katliamların unutturulmaması icin toplumsal bir çaba harcanıyor.  Kıyıma maruz kalmış insanlarla gerçekleştirdiğimiz,  yaşananlar üzerine yapılan konuşmalar ve röportajlardan, ayrıca  bir kaç yıldır yaptıgımız ilgili çeşitli kayıtlardan bir bölümü  izleyiciyle buluşturulmak üzere 4 bölüm halinde Katliamın 36.yılı vesilesiyle kurgulandı;

1. Bölüm ”Bırıne Raş’
2. Bölüm ‘Maraşa Giden Yol’
3. Bölüm ‘Maraş ve Direniş’
4. Bölüm ‘Maraş Anmaları – Yüzleşmek’

Yaptığımız kayıtlara devam etmek , bu güne kadar edinilmiş tüm ilgili bilgi belgeler ile konuyla ilgili yapılan çalışmaları tasniflemek, bu bilgilerin arşivlenmesi ve günümüzdeki tanıklıklarla genişletilmesi, konuyla ilgili kayıtlar ile ayrıntılandırarak; toplu ve gerçekçi bir ‘Maraş Fotoğrafı‘ çıkarmak… tüm bunların  katliamla ilgili ortak bir bellek oluşturmaya katkı sunacağını düşünüyoruz..   7 gün boyunca yaşananları, ayrı zaman ve mekanlarda olan olayların ayrıntılarını, yaşamlarını yitirenlerin öykülerini çok az bilmekteyiz. Yaşananların dışında tertiple ilgili bir çok veri olmasına rağmen, asıl aydınlanması gereken ve toplumun bilmeye ihtiyacı olan ‘gizli’ ve ‘devlet sırrı’ niteliğindeki bir çok bilgiye de bu güne kadar ulaşılabilmiş değildir. Katliamın bu kısmıyla ilgili devletin bir resmi açıklaması ve aydınlatma çabası yoktur.  Bir kaç çalışma dışında henüz elimizde  derinlemesine ayrıntılandırılmış geniş bir kaynak da yoktur. Sıkıyönetim mahkemesinin Gerekçeli Kararı ve Mahkeme tutanakları ile  ifadeler ve mahkeme tanıklıkları dışında çok fazla yazılı belge yoktur.  Korkunç vahşetin travmatik sonuçlarından dolayı insanların konuşmaktan, paylaşmaktan imtina etmesinden kaynaklı zorluklar içerse de, araştırma ve incelemelerde en sık başvurulan kaynak ‘Olayı Yaşayanlar’  olmaktadır. Olayı yaşayan on binlerce insanın bir çoğunun hala hayatta olması, fotoğrafın bütününü oluşturacak önemli parçaların onların hafızalarındaki ayrıntılarda olduğu gerçeğiyle anlattıklarının kayıt altına alınmasını önemli hatta zorunlu kılmaktadır.

Yaptığımız  ‘Maraş Katliamı’ Alan Çalışması kayıtları ile ‘Neden ve Sonuçları’ düzleminde ilerleyip toplumsal hafızamızda bir ‘İnsanlık suçu’ olarak resmolan bu kıyımı, kayıtlarla  ayrıntılandırmak ve toplumla paylaşarak, çoğulcu toplumsal sözleşmelerle yürüyeceğini umut ettiğimiz gelecek zamanlara, görsel ve arşivsel bir katkı sunmak amaçlanmıştır. Bu düzlemde ilerlersek; Şehirde yoğunlukla kıyıma uğrayan etnik halk ekseriyetle Kürt Alevileri‘dir. Coğrafyanın kadim bir topluluğu olan Maraş Aşiretleri tarih boyu hatırı sayılır bir kültürel mirasa sahiptirler. Kıl çadırların etkin kullanıldığı yarı göçer-yarı yerleşik bir kır yaşamları vardır. Tarih boyu  çeşitli programlar dahlinde demografik yapının değiştiği Maraş şehrinin (bajar) sokaklarına Aşiretler 1960 lı yılların başından itibaren yerleşmeye başladılar. Daha öncesinde 1. ve 2. Muhacirler olarak adlandırılabilecek Erzincan, Erzurum, Dersim den sürülen çoğunlukla Kürt Aleviler ve Abdalların yerleştirildiği kentin kenar mahalleleri , Çerkez, Avşar ve diğer halklarla birlikte, 1970li yılların sonlarına doğru aşiretlerinde gelmesiyle, Kürt Alevilerin yogunlukta yaşadıgı ‘öteki’ semtler oldular. Zira 1920’li yıllarda Ermeniler Maraş’ın tarih sayfasından silindiklerinde şehrin içerisinde yıldızı parlayan zümre, Muhafazakar ve Cumhuriyet karşıtı temsildeki halk tabandan, deyim yerindeyse ‘camide yönetimden’ yana ‘zede’lerden oluşuyordu. Tarihsel nedenleri ve kökleri derinde olan 78’deki bu kitlesel katliam,’Müslüman Türkiye’ sloganı eşliğinde , etnik, inançsal ve politik  kimliklerinden dolayı ötekileştirilmiş kitleler hedef gösterilerek , hesaplı planlı bir şekilde toplumda infial ve provakasyon yaratılarak yürütülmüştür.  Söz konusu dönemdeki ‘Olaylar Silsilesi‘  ülkenin 1961 siyasal sürecinden 12 Eylül Cuntasına devam eden ve günümüze evrilen dönemlerde, toplumsal yaşamın, nasıl yönetildiğine dair sorularımızın karakutusu niteliğindedir. Bir çok soru cevapsız kalmış, aydınlatılamamıştır. Bir  ‘İnsanlık Suçu’ olarak her Aralık ayında duyarlı kamuoyunun gündemine taşınan ‘Maraş Katliamı‘ sıkıyönetin sonrasında da devam politikasıyla ve özenle genel komuoyunun hafızasından silinmeye ve  tüm yönleriyle karanlığa gömülüp kapatılmaya uğraşılmıştır. Maraş’ın ayrıntılarıyla aydınlığa kavuşması ilişik bir çok politik ve toplumsal olayın da aydınlanması anlamına gelmektedir. Devlet ve hükümetin son yıllardaki anmalara yaklaşımı; yok sayma ve yüksek güvenlikli engellemeler ile mağdurları ve duyarlı kamuoyunu uzaklaştırma temelindedir. Bırakalım ‘yüzleşme’ yi Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu sürecindeki bir başvuru ile,  kamuoyuyla hala paylaşılmamış 46 bin sayfalık dava tutanakları talebine  Genelkurmay, kağıt parası (40 bin lira) isteyerek , ciddiyetsizliğini ve sorumsuzluğunu ortaya koymuştur. Demokrasi mücadelesinin bilgi haznesi açısından hayati öneme sahip Maraş Katliamı ayrıntıları toplumsal hafızada zaman geçtikçe silinmektedir. Katliamın Siyasal sonuçları gibi sosyal ve toplumsal sonuçları da hala net olarak ortaya konmuş ve bu konuda sağlıklı bir çıkarıma varılmış değildir. ‘GÖÇ‘  ile Maraş Katliamı bir ‘Maraş Diasporası’ yaratmıştır ve yüz binlerce insan ‘Memleketim‘ dediği Maraş coğrafyasının dışında, yurdundan kovulmuş gibi hissederek yaşamaktadırlar. Sudan çıkmış balık gibi Dünya’nın heryerine dağıldılar. Denilebilir ki aslında ‘Maraş Katlıamı’ bir uzun sürecinin sonuç operasyonu olarak Kürt Alevi’lerine dönük insafsızca yürütülmüş ve ne yazik ki başarılı olmuştur. Coğrafyada terkedilmişliğin sessizliği, yalnızlığı hakim. Öncelikle Maraşlı Kürt-Alevileri olmak üzere tüm duyarlı devrimci demokrat yurtsever kamuoyu katliamın aydınlatılmasını ve arşivlerdeki bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasını beklemektedir.

Her şeye rağmen karanlık raflardaki gizli sırlarla dolu katliamın ardındaki nedenler ve  günümüze yansıyan sosyal ,siyasal sonuçları konuşuluyor, hayatını kaybedenler anılmaya devam ediyor. 21 Aralık 2014 günü maraş’ta yapılacak anma etkinliğinin yanısıra dünyanın çeşitli yerlerinde anma etkinlikleri düzenleniyor. Maraş’ta 1978’de yaşanan katliam ve peşisıra uygulanan politikaların kültürel soykırım olarak kabul edilmesi, parlamentoda özür dilenmesi, katliamın arkasındaki güçlerin aydınlatılması ve toplumsal yüzleşmenin sağlanması talepleri uluslararası düzeye taşınıyor. Asimilasyonun yıkıcı tahribatları dillendiriliyor. umut verici.  Bize kalbini, evini açan tüm dostlarımıza sonsuz saygı ve teşekkürlerimizi sunmalıyız…   Ve ayrıca belirtmeliyim ki ‘Maraş‘lılar her şeye rağmen direnç ve tutkuyla anayurtlarına, dağlarına, yaylalarına, kültürlerine, dilerine ve inançlarına sahip çıkıyorlar, Dünyaya geldiğimiz kadim coğrafyamızda haysiyetimizle, hepbirlikte ve özgürce  yaşayabilmek umuduyla…aşk ile… cemodogan-18.12.2014

tanıtım videosu :  https://www.youtube.com/watch?v=n6ywIdXJjIY

ZİYARETÇİ YORUMLARI
YORUM YAZ