$ DOLAR → Alış: 3,50 / Satış: 3,52
€ EURO → Alış: 3,73 / Satış: 3,75

Terolar’da tartışmalı bir mücadele

Terolar’da tartışmalı bir mücadele
  • 13.07.2016
  • 212 kez okundu

ÖZCAN BOZOĞLU

Üç aydır, Aşağı Terolar köyünün girişinde AFAD kamp çalışmaları devam etmektedir. 376 dönüm üzerinde geçici AFAD kamp inşası devam ederken, kalıcı bir inşaat söz konusudur.

Yol acemisi olduğumdan dolayı ilk önce Çinarlı (Yukarı Terolar köyü’ne) gittim. Köy bakkalına giderek kim olduğumu tanıtmama rağmen arabası olan bir vatandaş oyun masası üzerinde kalkıp bir duyarlılık gösterip beni 6 Km uzaklıkta olan aşağı Terolar köyü’ne bırakmadılar. Bu duyarsızlığıda söylemeden gecemiyeceğim.

Bölgede yaşayan halk büyük bir endişe ve korku içerisinde. Yarının ne olacağını kestiremeyen halk geleceğinde büyük endişe duymaktadır.

Beton alt yapısının bittiği ve ev inşaatın başladığı bu bölge, Maraş Narlı arasında bir yerleşim alanı olup, aşağı Terolar köyünün merasıdır. Köylünün hayvan otlak alanı olan bu yer, Eylül- Ekim aylarında bitimi tamamlanması karşılığında 25 bin üzerinde Suriye kökenli Arap mülteciler yerleştirilmek isteniliyor.

Yapımına başlanmadan önce 25 Kasım’da İl Tarım müdürlüğü tarafında muhtarlara yazılı bir şekilde AFAD yardım kampının inşaa edileceği çevredeki 16 muhtara bildirilerek, Muhtarlar karara tepki gösterdi. Ve 4 bin’ e yakın imza toplandı.

Ancak Muhtarların kararları dinlenilmediği gibi farklı hukuksuzluklarda söz konusudur. Mevcut durumda yapılan kamp yeri, üç sunni köyü ile dört alevi köyüne daha yakın bir mesafede yer almaktadır. Bahsı gecen Sünni köyler Fituşaği, Tevekellı ve Çakalı köyleride bu durum karşısında rahatsız olduklarını söylemişler. Aşaği Terolar (Sivricehöyük) köyünün girişinde inşaa edilen bu yer, köyün ilk evine 200 metre gibi bir mesafededir.

Köy halkının siyasi tabanı CHP ağırlıklı olup, Haziran genel seçimlerinde CHP ile HDP’ye yarı yarıya çıkmiş. Bu direniş esnasında ilk zamanlarda CHP, HDP, BDP, IHD, Eğitim- Sen ve HDK’nında yanında yer aldığı bir çok sivil toplum örgütleri ve benzeri sendikalar da yer almıştı. On bin kişinin katıldığı 3 Nisan mitting de, bir kurum temsilcisinin konuşmasında” dişarda gelen ve aramızda art niyetli kişiler var” diyerek Maraş’ın çevresinde gelen genç, öğrenci ve duyarlı kesimi farklı tanıtarak hedef göstermiştir. Bu talıhsiz açiklama kitleyi huzursuz ederek zamanla mücadeleyi zayıflatmaya neden olmuştur. Sonrasında duyarlı halk geri çekilmeye başlamış. Bugün gelinen aşamada dışarda gelenler geri çekilmiş sivil toplum örgütleri ve sendikalar dişlanmiş mücadelede uzak tutulmaya çalışılmıştır. Bugün ise dişardan kitlenin gelmediği ve sadece Aşaği Terolar köy halkı günlük olarak Cem evinde gönülü nöbet tutmaktadır. Hafta sonu daha kalabalık olduğu söylenirken hafta içi köy halkı akşam saatlerinde Cem evine gelmektedir. Burada tutulan nöbetlerde sazlı sözlü eğlencelerde yapılmaktadır. Ancak her hangi bir slogan veya asılı pankart söz konusu olmamakla birlikte Cemevi’nin üzerinde büyük Türk bayragi dalgalanmaktadır. Kamp alanında çok uzak yerde yapılan bu nöbet veya direniş inşaat çalışmalarına hiç bir etkisi olmamaktadır.

Maraş yaşam platformu ve Maraş girişim platformu adı altında iki kurumun oluşu iki ayrı siyasi çizginin temsiliyeti diyerek bir rahatsızlık dile getiriliyor. Maraş girişim Platformu terolar direnişinden çok önce Almanya’da kuruldu. Bugünde halen faliyetleri terolar ile bağlantılı bir şekilde devam etmektedir. Amacı Maraş katliami ve işlenen benzeri insanlık suçlarını unutturmamak için ve bugün bölgede kurulmak istenen kamp gibi davaları takip etmek için oluştu. Maraş yaşam Platformu ise mevcud durumda sadece Terolar köyünde AFAD kampına karşı oluşturulan bir çalışma komitesidir. Maraş girişim platformun çalışmalarına eleştirisel olarak yaklaşmaktadır. Ve oluşan olumsuzlukların tarafı olarak göstermektedir.

Üç aylık olan bu direniş istenilen bir örgütlülük yapıya sahip olmadıgı için yeterince bir ilerleme gösterememiştir. 3 Nisan Terolar direnişinde büyük bir halk kitlesinin baş göstermesi kendi aralarında kirli bilgiler ve yanlış hesaplar uğruna devamı gelmemiştir. Bölge halkının direniş ve mücadele karşısında acemi oluşu, küçük hesaplar uğruna yanlışlıkları ve var olan tüm olumsuzlukları HDP ve BDP’ nin bölgeye verdiği destek hedef göstermeleri ayrıca tam bir devlet anlayışının kendisidir. Kürt partililerin bölgeye gelişini burayıda Kürdistan’a benzetecekler anlayışı direnişte bir örgütsüzlük ve koordinasyon bozukluğunu ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca ulusal mücadele çevresine yakın olduğu tespit edilen kişiler dışlandı söylem ve önerileri dikkate alınmayarak bölgede uzaklaştırıldılar. CHP parti taraftarlarının şovuna dönüşen direniş, Kürt halk mücadelesinin orada olmasına karşı çıkarak mesafe koymuştur.
3 Nisan direnişinde yer alan CHP, HDP, HDK, IHD, Eğitim Sen gibi kurum ve kuruluşların katkısıyla baş gösteren mücadele daha sonra “Pankart asmak, slogan atmak, toplu girişler yapmak ve canlı yayın çekmek” gibi durumlara yasak getirildi. Köy halkının boynunda kimlikleri asılı bir şekilde aşağı Terolar köyüne giriş çikiş yapıyorlardı.Uygulanan bu yasak tekrardan bir ay daha uzatıldı.

Mevcut durumda Terolar’da yapılan İŞİD kampına karşı yeterli bir direniş malesef sergilenmediği için bahsı geçen bazı kirli ilişkiler-hesaplardan dolayı Kamp yapımı kısa bir zamanda bitmiş olacak. Ancak bölgede yapılması planlanan diğer kampların yapımı için mücadelenin tek zihniyet üzerinde yönlendirilmesi değil, tüm bölgede yaşayan halkların ayrımsız direnişe ve mücadeleye katkı sunmalıdır.

24:06:2016

Munzur’un Dünya Mirası Listesi’ne alınması için başvuru
Dersim Barosu, Munzur Vadisi’nin “Dünya Mirası listesi”ne alınması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunulduğunu açıkladı.
Kenanoğlu “Dersim halkının iradesine el konuldu”
Hubyar Sultan Ocağı mensubu ve HDP 25. dönem milletvekili olan Ali Kenanoğlu Evrensel gazetesindeki köşesinde Dersim belediyesine atanan Kayyım  konusunu...
Her sabahın bir sahibi vardır!
Son yıllarda “Eyy” diye başlayan söylemlere alıştırılıyor kulaklarımız. Eskiden “Eyy” diyenler ayıplanır, insanlara insan gibi üslupla hitap etmesi önerilirdi. Okulsuz,...
Fuzûlî’nin ‘Kürtçe’ şiirleri
Fuzûlî'nin Kürtçe şiirleri gün yüzüne çıkarıldı. Kayıp şiirler, şair Selim Temo tarafından latin alfabesine çevrildi.
Yangın Ülkesinin Çocukları
Yangınlar ülkesinin yanan çocuklarıyız. Ateş sadece düştüğü yeri mi yakmalı? O hepimizi yakıyor. Sustukça daha çok yanıyoruz. Tek tek ya...
Suruç Katliamının 500. günü, dosya hâlâ gizli
Urfa Suruç’ta IŞİD tarafından yapılan ve 33 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan canlı bomba saldırısının 500. günü.
Müslüm Doğan “Yeni devlet modelinde Alevilere yer yok”
AKP ve MHP’nin anayasa görüşmeleri sürerken, kamuoyunun ve siyasilerin tepkileri devam ediyor. HDP’nin Alevi vekillerinden İzmir Milletvekili Müslüm Doğan PİRHA’ya...
Öğrenciler, CNN Türk Genel Müdürü Aktaş’ı protesto etti
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde "Medya ve 15 Temmuz" başlıklı bir panele gelen CNN Türk Genel Müdürü Erdoğan Aktaş fakülte öğrencileri...
Çanakkale halkı: Fıtrat değil, denetimsizlik
Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri, Adana Aladağ'da ihmaller sonucu çıkan yangında 11'i çocuk 12 kişinin hayatını kaybetmesini protesto etti.
Aleviler: Aladağ Madımaktır
Diren Keser – Mersin – 30.11.2016 Türkiye yine bir çocuk katliamıyla karşı karşıya. Adananın Aladağ ilçesinde bulunan ve 34 öğrencinin...
HALEP’TE DENKLEMİ DEĞİŞTİREN HAMLE
Halep’te savaşın denklemini değiştirecek hamleler peş peşe geldi. Suriye rejimi, 2012’den beri silahlı grupların denetimindeki 12 bölgeyi ele geçirdi. Halkın...
‘Zaman aşımı’ kararına itiraz
İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon ve kayıp Yakınları, 1995’te gözaltında katledilen Hasan Ocak davasına ilişkin verilen zaman aşımı kararını protesto...
Alevilere yasaklanan siyaset ve hakem olayı
Örgütlü kurumlar çerçevesinde biraraya gelen Aleviler, kendilerini aktif siyasetten hep uzak tutuyorlar. Bazı kurum yöneticileri ve ihtiyar heyeti konumundakiler, siyasi...
Edirne’ye bağlama yağdı
Selahattin Demirtaş’ın avukatıyla yaptığı görüşmede ilk talebi olan bağlamanın kendisine ulaşıp ulaşmadığını sorulan Başak Demirtaş, talebin yerine geldiğini belirterek, “İlk...
Belgeleriyle MİT’in Avrupa’daki Suikast Planları!
 “Yüksel Koç protesto mitinginde, Remzi Kartal ise uzun yürüyüşte öldürebiliriz”
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ