$ DOLAR → Alış: 3,45 / Satış: 3,46
€ EURO → Alış: 3,66 / Satış: 3,68

Okul boykutu

Okul boykutu
  • 25.09.2015
  • 308 kez okundu

HÜSEYİN ALİ

Türkiye’de bayramdan sonra ilkokullar açılacak. Tabii ki yine Türkçe dışında hiçbir çocuk anadilde eğitim görmeyecek. Yani çocuklar asimilasyon değirmeninin içine atılacaklar. Bundan daha büyük bir cinayet ve soykırım olabilir mi? Ama Türkiye’de bu uygulama normal bir şeymiş gibi izleniyor. Buna karşı büyük bir mücadele içinde olunmuyor ama kendisine aydınım, vicdanlı insanım, demokratım denilebiliyor. İşte bu gerçeklik bile Türkiye’nin sağlıklı insanlar ülkesi olmadığının kanıtıdır. Ya da hastalıklı insanlar ülkesidir. Çünkü Türkiye’deki sistem herkesi hastalıklı insan haline getiriyor. Buna yok demek, yaşadığı gerçeklikten haberi olmamaktır. Türkiye’de Türk’ten başka herkesin asimile edilmesi, kültürel soykırıma uğratılması normaldir. Bunu görmek normal bir insan olmaksa, buna bir şey de diyemeyiz. Ama biz Türkiye’deki insanların büyük çoğunluğunun insani açıdan hastalıklı olduğunu iddia ediyoruz. Aziz Nesin, Türkiye’de yaşayanların yüzde 60’ının aptal olduğunu söylemiş. Aptal mıdır, değil midir buna bir şey diyemeyiz, ama insani, ahlaki, vicdani ve evrensel açıdan Türkiye insanının sağlıklı olmadığı kesindir. Bunu da yaratan, Türkiye’deki siyasi, sosyal ve kültürel sistemdir. Bu sistemin yarattığı insanlar da, partiler de, kurumlar da birbirini tamamlamaktadır. Amiyane deyimle tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuştur.

Dünyada en büyük cinayet, bir çocuğun anadilini, kimliğini, kültürünü unutturup onu başkalaşıma uğratmaktır. Bu cinayet ve suç başta Türkiye olmak üzere bölgenin diğer ülkelerinde işlenmektedir.

Bakurê Kurdîstan’da Kurdî-Der ve DTK bir haftalık okul boykotu çağrısı yapmış. Esas çağrının okul sisteminin tümüne olması gerekir ama ne acıdır ki, mevcut durumda ancak bir hafta yapılabiliyor. Biz Kürt’üz diyorlar ama çocuklarını da tıpış tıpış okula gönderiyorlar. Bu tabii ayrı bir tartışma konusudur. Ama çocukların kültürel soykırım değirmeninin ağzına atıldığı bir gerçektir. Bunun için çok yazılabilir, çizilebilir. Kuşkusuz Kürtler buradan kurtulmak istiyorlar. Zaten özyönetim ve özerklik inşalarının en temel amaçlarından biri de anadilde eğitimin Kürt halkının kendi kurumları tarafından yapılmasıdır.

Okul boykotunun bir hafta yapılması iyi bir uyarıdır. Aynı zamanda dünya tarihinin en haklı ve en demokratik eylemidir. Bundan daha meşru ve masum tutum olamaz. Hatta böyle bir boykota mecbur olmak ve yapmak bile bir trajedidir. Zaten Kürt sorununun en trajik yanı budur. Ev sahibinin Yavuz hırsızı protesto etmesi gibi bir şeydir. İnsanlık tarihinde Kürtler gibi dilini isteyen başka bir halk yoktur. Türk devletinin ne kadar zalim olduğunu buradan anlamak yeterlidir. Başka hiçbir şeye bakmadan da Türk devletinin ne kadar zalim ve insanlık dışı olduğu Kürt dilinin durumuna bakılarak anlaşılabilir. Tarihte Kürtler kadar dili yok edilen başka bir halk olmamıştır.

Kürtler çocuklarını bir hafta okula göndermeyerek bu gerçekliği ortaya koymuş oluyorlar. Türk devletinin en büyük zalimliği ve ayıbı gözler önüne serilecektir. Bu okul boykotu tabii ki çok meşrudur; ancak tarihin en büyük siyasal eylemidir de. Çünkü Kürtleri kültürel soykırıma uğratıp Türkleştirmek Türk devletinin değişmez politikasıdır. 90 yıldır her konuda politikaları değişir, ama bu konuda değişmez. Kürtlerin asimile edilip yok edilmesi değişmez bir anayasa maddesidir. Zaten her fırsatta değişmez anayasa maddelerinden söz edilmektedir. Bunların hepsi de Kürtlerin yok edilmesiyle ilgilidir.

Kürtler her eylemden ve her siyasi tutumdan önce bu boykotu yapmalıdırlar. Bu boykota katılmayanın bırakalım yurtseverliğinden, Kürtlüğünden bile şüphe edilmelidir. Hiçbir siyasi görüş ayrılığı bu boykota katılmama gerekçesi olamaz. Çünkü Kürt dilinin yok edilmek istenmesi protesto edilmektedir. Analar babalar bu konuda çocuğun iradesine karışamaz denilemez; ana babanın birinci görevi çocuğuna anadilini öğretmektir. Çocuğunu asimilasyondan koruyamayan aileler görevini tam yapamıyordur. O nedenle analar ve babalar çocuklarına ilk görevleri gereği bu bir haftalık okula çocuklarını göndermemelidirler.

Türkçe eğitim veren okulların amacı çocukları eğitmek değildir. Asıl amaç, kendi kimliğinden, kültüründen uzaklaştırmaktır; kimliğini inkar ettirerek kendine ihanet eder hale getirmektir. Hiç kimse kendini aldatmasın, Kürt Özgürlük Hareketi’nin mücadelesi olmasaydı Kürtlük bitmişti. 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesi bu amaçla gerçekleştirilmişti. Ancak Özgürlük Hareketi 15 Ağustos’la 12 Eylül’e karşı mücadeleyi geliştirince bu plan bozuldu. Asimilasyon sürse de Kürtlük bilincinin gelişmesi, insanların utanmadan dilini konuşması bu faşist darbenin hedefine ulaşmasını engelledi. Ama tehlike zamana yayılmış biçimde sürmektedir.

Bu açıdan her yerde okullar boykot edilmelidir. Bir hafta okullar boş kalmalıdır. Böylece demokratik özerklikle birlikte anadilde eğitim de gündeme konulmalıdır. Zaten anadilde eğitimle demokratik özerklik birbirinden koparılamaz kadar bir bütünü ifade etmektedirler. Anadilde eğitim olmadan demokratik özerklik, demokratik özerklik olmadan anadilde eğitim anlamlı hale gelmez.

Anadiline sahip çıkmayan onuruna da, geleceğine de sahip çıkamaz. Anadil onurdur, namustur diyerek bir hafta çocukların okula gönderilmemesi Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü açısından da gösterilmesi gereken bir tutumdur. Kuşkusuz özyönetim ilanı ve demokratik özerkliğin inşa edildiği yerlerde çocukların tümden anadilde eğitim yapacağı okul sistemine geçilmesi gerekmektedir. En azından birinci sınıftan başlayarak bu yapılabilir.

İnsan Hakları Yoksa, Halk Adalet Arar
TURAN ESER 68 yıl önce bugün, yani 10 Aralık 1948 yılında, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi yayınlandı. İnsan hakları açısından evrensel...
Tutuklu gazeteciler için Silivri’de yapılacak açıklamaya valilik engeli
"Gazeteciliğin suç olmadığının” vurgulanacağı eyleme gitmek isteyen basın meslek örgütü temsilci ve üyelerinin araçları Silivri yolunda durduruldu
Adaleti görmeye ömürleri yetmedi
‘Benim evladım gelir diye kapıyı, bacayı açık bıraktım’ sözleriyle akıllarda yer edinen Berfo Ana gibi birçok Cumartesi Annesi, kaybedilen evlatlarının...
JINHA’nın imtiyaz sahipleri gözaltına alındı
Dünyanın ilk kadın haber ajanslarından biri olan JINHA’nın İmtiyaz Sahibi Kader Gözüoğlu ve eski imtiyaz sahibi Aycan Çakır evlerine yapılan...
HDP’li Konca: Aleviler ve Anayasa’da yok sayılmakta
Anayasa değişikliğiyle beraber başkanlık sisteminin getirilmek istenmesine tepki gösteren Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili Besime Konca, tekçi ve muhafazakar anlayışı...
Karadeniz çevre dernekleri, TV10 için eylem yapacak
Alevilerin sesi TV10 için Karadeniz çevre dernekleri harekete geçti. OHAL ilanının ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile 28 Eylül günü...
Alevi yurttaş olarak zorunlu din derslerine tepki gösterdim
Dr. Abuzer Meral, ortaokula giden oğluna zorunlu din dersi kapsamında uygulamalı namaz eğitimi dayatmasına itiraz ettiği için yandaş medya tarafından...
Ve geldik bugüne…
NURAY BAYINDIR Daha dün İnsandaki bozulmanın farkını koyabilmek için bir ton söze ihtiyaç duyarken, bu gün yaşananlar sorunu kendiliğinden anlatıyor....
Şer’i Kemalizmin öç alma yöntemleri!
Hafızamızı yoklarsak; “PKK’lıların mezarları tahrip edilidi. PKK’lının mezar başna Türk bayrağı dikildi. PKK’lı kadının çıplak bedeni sokaklarda gezdirildi. PKK’lının cesedi...
İslamcı ve Kemalist Taraflar Arasında Dengesizlikleri Yaşamaya ve Bir Türlü  “Kendi Tarafı” Olamamaya Dair
Özellikle Avrupa diasporasının daha demokratik koşullarında Alevi kitlesi kendi kimliği ile ilgilenme firsatını buldu. Yüzyıllarca çeşitli baskı, dışlanma, ötekileştirilme, imha...
Bu hal o haldir
 “Nerede ve Hangi Kimlikte Doğacağımız Elimizde Değildir,  Ama “İnsan” Olmak Her Zaman Elimizdedir…”  La Edri. 1500’lü ve 1600’lü yıllarda Osmanlı...
Alevilerden İdil Kültür Merkezi ve Grup Yorum’a destek ziyareti
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, İdil Kültür Merkezi ve Grup Yorum üyelerini ziyaret etti. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, İdil Kültür Merkezi...
Alternatif alanlarda olacağız
Amed Büyükşehir Belediyesi’nin sinema biriminde eğitim veren ‘Babamın Sesi’ filminin ödüllü yönetmeni Zeynel Doğan, kayyum ataması sonrası içerisinde girilen ortamda...
Af Örgütü’nün Sûr raporu…
Uluslararası Af Örgütü, bir yılı aşkındır yasağın devam ettiği Amed’in Sûr ilçesine ilişkin rapor hazırladı. Rapor’da evlerin talan edildiği yaklaşık...
Eski HDP İstanbul Milletvekili Erdoğan’a hakaretten ifade verdi… ‘Alevilerin sesini kesmeye yönelik’
HDP İstanbul eski Milletvekili Turgut Öker, Kahramanmaraş'ta Maraş olaylarının anmasında yaptığı bir konuşmasında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında açılan...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ