$ DOLAR → Alış: 3,81 / Satış: 3,83
€ EURO → Alış: 4,07 / Satış: 4,08

Kızılca Yürür: Doğaya gitmek başka bir mücadele alanı

Kızılca Yürür: Doğaya gitmek başka bir mücadele alanı
  • 05.06.2016
  • 745 kez okundu

Dersim’in Şifa Geleneği Sempozyumu’nu hayata geçirenler arasında olan Kızılca Yürür Gülşen İşeri’ye konuştu. Yürür; “Çatışmalı süreçte, gerçekten hareket alanımız kültür. Hatırlarsan 90’larda da dergicilik canlanmıştı. Biz ne zaman siyaset yapamasak Kültür işlerine kayıyoruz…” diyor.

 

Dersim’de Şifa Geleneği Sempozyum’u bu yıl yoğun katılımla gerçekleşti. İki yıldır devam eden sempozyum bu yıl bir birinden değerli konukları da ağırladı. Köylerden gelen lokman hekimler bitkileri tanıttı, botanikçiler sunumlar yaptı ve avukatlar da HES ve barajlara karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Dersim’de HES ve baraj projeleri sadece doğayı tahrip etmiyordu kuşkusuz. İnanç merkezileri ve şifalı bitkiler de tehlike altındaydı. O yüzden de Dersim kutsal topraklarına sahip çıkmak için bu mücadele geleneğini sürdürüyordu. Bu sempozyum da da yeniden dile geldi, inanç, Alevilik öğretisi, dağ keçileri vs sempozyumun önemli başlıklarıydı.

Bu sempozyumun ilk yola çıkanları müzisyen Metin Kahraman, Kızılca Yürür’dü.  Bu yıl da yine aynı ekip ve Dersim Arıcılar Birliği ve Dersim Ekoloji Meclisi’nin de katıldığı sempozyumu inatla devam ettiren Kemerburgaz Üniversitesi öğretim üyesi ve antropolog Kızılca Yürür böyle bir çalışmayı nasıl hayata geçirdiklerini şöyle anlatıyor:  “İlki yaptığımız sempozyum daha çok bizim çalışmamıza dönüktü. Bu ise topluma dönük bir sempozyum oldu. Çok fazla kişi katıldı. Aradaki fark geçen yıllar içinde çok daha fazla kişiyle tanıştık. Farklı tarım yöntemleri, bahçeler vs canlandı. Biz de bütün bu ilgi alanlarımızı bir araya toplarsak verimli olur diyerek önce Tunceli Üniversitesi ile görüştük. Sonra onların farklı bir kafada olduğunu gördük ve vazgeçtik. Uzun bir süre yapmayalım, Pertek’te kalsın dedik ama sonra bunun bir ihtiyaç olduğunu düşündük, ortak bir enerji vardı çünkü….  Kazım Gündoğan, Hilal Yorgancı, Metin Kahraman her biri bir ayağını tamamladı bu sempozyumun. “

Üç gün boyunca süren sempozyum Dersim Ticaret Odası’nda gerçekleşti. Türkiye’nin pek çok yerinde, bölgesinde böyle bir sempozyumun olabileceğini söyleyen Kızılca Yürür neden Dersim sorusuna da yanıt veriyor:  Dersim çünkü civelek bir coğrafya, işveli ve nazlı, insan bu coğrafyada kendini umut içinde buluyor.

Ama şu bir gerçek, bu topraklar çok değerli… Böyle bir girişim, Tokat’ta da, Adıyaman’da da Mersin’de de olmalı. Sadece Dersim’e sıkışmamalı diye düşünüyorum.

Yoğun katılımla gerçekleşen sempozyum elbette çatışmalı sürecin de gölgesinde gerçekleşti. Kızılca Yürür bu konuya ilişkin de “böyle bir dönemde siyasete yapamıyoruz ve kültüre yöneldik” diyor.

Yürür;  “Bu konuyu konuştuk, Mardin Müze müdürü Nihat Erdoğan’nın sunumu bizi nasıl etkiledi… Mardin bu çatışmalı sürecin ağırını yaşayanlardan. Ama nasıl umutla izledik orada gerçekleştirdiği müze etkinliklerini… Şu dönem gerçekten hareket alanımız kültür. Hatırlarsan 90’larda da dergicilik canlanmıştı. Biz ne zaman siyaset yapamasak Kültür işlerine kayıyoruz. Aslında daha da yaratıcı dönemler yaşıyoruz bir anlamda. Çevre hareketinde bir şey yapamıyoruz, işçi hareketinde bir şey yapamıyoruz… Yapabilsek eminiz hepimiz yaparız… “ diyor.

Bu sempozyumun bir kaçış alanı olduğunu vurgulayan Yürür, bir yanıyla da kimsenin dokunmadığı bir alan olduğunu, özellikle de siyasetin girmediğini söylüyor.

“Bu biraz kendim adıma bir kaçış alanı, ama çok güzel bir kaçış alanı, yaşamsal bir şey çünkü diyen Yürür, “Asıl gerçeklik doğa, besleniyorum. Kaosun içinde kendimize bakar olduk, doğaya gitmek başka bir mücadele alanı bence,  bitkiler bizi sarıp sarmalıyor,arınıyoruz. “ diyerek mücadele alanının başka bir boyutuna değiniyor.

Her ne kadar iki yıldır süren bir sempozyum da olsa elbette tartışmalar da çıkmıyor değil. İlki Pertek’de gerçekleşmişti sempozyumun, ikincisi biraz daha büyüdü ve Dersim merkeze doğru kaydı, sempozyum büyüdükçe de tartışmalar başladı…

Kızılca Yürür bu tartışmalara pek de değinmiyor ama söyleyecek bir iki cümlesi de yok değil:  Burada bir tartışma yürüdü…  ‘Kimse kafasına göre bir şey yapamaz’ algısı hakim. O yüzden de gelmeyenler oldu ama bu çoğunluk değildi… Arkamızda şirketler varmış vs… Madem şirketler var, açıklasınlar! Ben bunu istedim. Hala da bilmek istiyorum.

Dersim şifa geleneği sempozyumu önümüzdeki yıllarda da yapılacak hatta kent bahçelerinde birer örnek teşkil ederek. Üretim bahçelerinin yanına bir de şifa bahçeleri eklenerek Türkiye’de kentlere uygulanan bir model olarak da tarihe geçecek…

GÜLŞEN İŞERİ/ gulseniseri81@gmail.com

 

Etiketler: / / / /

DAD: Zulme boyun eğmeyeceğiz
Demokratik Alevi Derneği Genel merkezi yazılı bir açıklama yaparak son zamanlarda Aleviler üzerinde artan nefret söylemi, gözaltı ve yargılamalara tepki...
Yol tükendi, hal tükendi -vefasızlık- pir tükendi
Haberin aldık Peyikler ile, Bir Çınar daha devrildi diye, Erkeklere İmanım,kadınlara Sultanım,Çocuklara Abim derdi. Bastonu bir aksesuvar gibiydi,Yürüyüşü dik, gözü tok,sözünü...
Pir Ali Haydar Cilasun’un ardından
Nuray Bayındır / İrfan Dayıoğlu 27 Aralık 2016 günü aramızdan ayrılan koca çınarımız Pir Ali Haydar Cilasun Alevi ve sol...
Ali Haydar Cilasun Dede’yi Kaybetmişiz
Bir çınar göçtü, dolu dolu bir insan. Arkadaşım Veysel Işık ile Cilasun dedeyi aramaya gitmiştik Berlin’e. Ozan dostumuz İhsan Özgür...
O koca yürek sustu, Pİr Ali Haydar Cilasun hakka uğurlandı…
Alevi hareketinin önemli isimlerinden ve emektarlarından, Demokratik Alevi Hareketi Onursal başkanı Pir Ali Haydar Cilasun’un 27 Aralık 2017’de hakka yürüdüğü...
‘Acil kamulaştırmayla Dersimliler göçe zorlanacak’
Bakanlar kurulu Tunceli ve Kocaeli illerinde yapılmak istenen santraller için acele kamulaştırma kararı aldı. Konuya ilişkin PİRHA’ya değerlendirmede bulunan Av....
‘Bu anayasa değişiklik paketine hayır demeliyiz’
AKP tarafından sunulan ve MHP tarafından da desteklenen 18 maddelik Anayasa değişiklik teklifinin ilk tur oylaması sona erdi. 2. tur...
‘Laik eğitim, ekmek, su, hava kadar önemli’
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, milyonlarca çocuğun eğitimini, okuyacakları kitapları ve derslerin işlenişini belirleyecek müfredat taslaklarını açıklaması yeni tartışmaları da beraberinde getirdi....
Elif Ana: Bir Ermişi Ocak Yapan Özellikler
Bu yazıyı 23 yıldır hapiste olan ve dışarıdayken ocağa hizmeti geçen abim Hasan Göksungur‘a ithaf ediyorum. Keramet Gösterme Aleviler keramet...
Anayasa değişikliği: RTE’nin fantezisi olarak Türk-İslam Devleti tesis edilirken…
Nihayet AKP ve Türk devleti, yıllardan beri tartışılan anayasa sorununda son dönemece girmiş bulunmaktadır. Yaşananla tarihselliği ise cümlenin malumudur. Türk...
Arap Aleviler Ras El Seni’yi kutladı
Arap Alevilerin yeni yıl olarak kutladığı Ras El Seni bu yıl da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü,...
Tuzluçayır’da çözümün adresi: Mahalle meclisi
Ankara Tuzluçayır’da Tuzluçayır-Çağlayan-Kartaltepe Mahalle Meclisi, cami-cemevinin hastane olması için verdiği mücadelenin kazanımla sonuçlanmasının ardından çalışmalarına devam ediyor. Parklarda uyuşturucu ve alkol...
‘AKP Yezit damarının günümüzdeki sürdürücüsüdür’
Geçtiğimiz günlerde Büyükelçiler Toplantısında bir konuşma yapan İçişleri Bakanı Süleymen Soylu, Alevilerin Menderes ve Erdoğan dönemlerinde siyasi olarak rahat ettiklerini...
Kızılbaşların direngen kadınları
Çocukluğumuzun Maraş’ın da sıkça bahs edilen ve halen de hafızamda yer edinen kadınlar vardı. Belki en çok bilineni Elif anaydı...
Aleviler, AKP dönemimde hiç olmadıkları kadar ayrımcılığa uğramışlardır!
SEYİT SÖNMEZ Sadaret ked hudası (Dâhiliye Nazırı, İç İşleri Bakanı), Soylu Süleyman Büyükelçiler Konferansında: “Aleviler siyasi hayatta ve devlet hayatında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bu yazı hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşın...