$ DOLAR → Alış: 3,75 / Satış: 3,76
€ EURO → Alış: 4,03 / Satış: 4,04

Hıdır Işık Yazdı: Çürümeye itiraz etmek

Hıdır Işık Yazdı: Çürümeye itiraz etmek
  • 05.06.2016
  • 514 kez okundu

Hıdır Işık Sendika.org’daki yazısında Çürümeye İtiraz Etmek yazısıyla bu kez Aleviliği yazdı…

 

Hele de kimliklerinden dolayı ötelenenlerin, demokratik talepleri dolaysıyla bodrum katlarında infaz edilen vatandaşların, gerçekleri halka ulaştırıp iktidarı rahatsız etmelerinden dolayı cezaevine atılan gazetecilerin ve yani hak gasplarının nesnel ölçülerde çığ gibi artış gösterdiği bir ülke de bu insanların kendilerine sosyal demokrat demeleri ve toplumun önüne bu söylemle çıkmalarının tarihsel rezilliğine tanık olmaksa tam bir dünya ağrısı olsa gerek…

İnsanlığın en kıymetli zenginliklerinden olan kültürlerin, demokrasi adı altında renkliliklerinin örselendiği ve totaliter bir sistem anlayışla bu farklılıklara ait kurumların siyaset dışı bırakıldığı, hatta yok sayıldığı, baskılarla geleceklerinin ipotek altına alınmaya çalışıldığı bir ülkede özgürlüklerin, insanca yaşamın mücadelesini vermek uçurum kıyısında dolaşmaktan farksızdır.

Yaşadığımız bu ağrılı coğrafyanın zenginliklerinden biri olan Alevilik de bu baskılardan nasibini almakta, hatta özellikle yok oluş cenderesine itilmektedir. Bir asırlık yaşına yaklaşan genç cumhuriyetin yegane omurgası olan tekçi sisteme, yaşamın içinde iyilikler dünyasını inşa etmek için çoğulcu ve özgürlükçü bir alan açtığından dolayı ters düşen Alevilik, uzun bir yasaklılık döneminin ardından sonra son yıllarda -hiç şüphesiz ki Alevi yurttaşların ödediği bedeller sonunda- kamusal alanda da konuşulmaya, tartışılmaya başlanmıştır. Bu gelişmeler karşısında tekçi devlet geleneğinin temsilcisi iktidar zaman kaybetmeksizin devreye girip, kendi yarattıkları ve bilimden ziyade emir komutalar doğrultusunda kalem oynatan bir takım akademisyen, gazeteci, yazar çizer üstünden Alevilik ile ilgili bilgi ve kavram kargaşası yaratılarak tehlikeli bir algı bulanıklığı oluşturulmaktadır toplumun belleğinde.

Bu bağlamda Dersim olarak tanımlanan bölgenin kendine has dil, kültür, inanç, arkeoloji, tarih, edebiyat ve coğrafyası başta olmak üzere tüm alanlarda araştırmalar yürütmek ve böylece bölgeye dair tüm bilgi, belge, dokümantasyon, fotoğraf ve etnografik malzemeleri toparlamak amaçlı kurulmuş olan Dersim Araştırma Merkezleri’nin (DAM) 4 Haziran 2016 tarihinde düzenleyeceği, “Alevilikte Kavramsal Kargaşa: Ne, nasıl ve niçin adlandırılmaktadır?” adlı konferansın çalışmaları için kurum yetkilileriyle birtakım iş adamları ile yapılan görüşmelere katıldım. Çalışmalarını yakından takip eden ve belli aralıklarla çalışmalarında yer aldığım Dersim Araştırma Merkezleri’nin düzenlemiş olduğu bu konferans programının gerçekleşebilmesi için gerekli olan maddi kaynağın sağlanabilmesi amacıyla yapılan bu görüşmeler, açıkçası ülkemize dair hayal kırıklığı ve şaşkınlıkla karışık bir ağrı daha ekledi kalbime. -Gerçi kırgınlık gibi insani bir değer, artık hükmü sayılmazlar listesinin başında yer alıyor bu ülke de ki bu da ayrı göksel bir travmadır.-

Üstlendiği görev gereği Dersim Araştırma Merkezleri de, kamuoyu aracılığıyla toplumun algısında Alevilik ile ilgili bilinçli oluşturulan bilgi ve kavram kirliliğini başarabildiği ölçüde giderebilmek çabasıyla düzenleyeceği konferansı, kurum emekçilerinden araştırmacı Hüseyin Ayrılmaz ile bazı Dersimli Alevi iş adamlarına anlatıp kendileriyle bu konferansa destek vermeleri hususunda yaptığımız görüşmelerde ilginçtir ki büyük bir çoğunluğundan olumsuz yanıt aldık. Olumsuz yanıt almak gariplik taşıyan bir sonuç değil elbet, asıl ilginçlik taşıyan olumsuz yanıt için gösterilen gerekçeydi. Gerekçe olarak, ismi lazım gelmeyen -kamuoyu nezdinde bir şahsı hedef göstermek gibi bir düzlem taşıyabilir bu ismi ifşa etmek- Dersimli bir yazar olduğunu belirttikleri birine bu konuyu danıştıklarını ve o doğrultu da bu konferansa destek olamayacaklarını belirtiler. Yazar olduğu iddia edilen söz konusu şahsı araştırıp konunun derinliklerine indiğimde, sanatçı enginliğinden yoksun bu kişinin, Dersim Araştırma Merkezleri’nin ülkemizin en önemli sorunu olduğunu artık tüm dünyanın kabul ettiği Kürt sorununa demokratik yaklaşımlarından dolayı, kuruma ve onun emekçilerine, düzenlediği etkinliklere karşı adeta dogmatik bir kampanya yürüttüğü hezeyanıyla karşılaştım. İşte içinde paradoksal bir düğüm taşıyan bu acınası durumu öğrenmekti kalbime eklenen ağrı. Kendi doğup büyüdükleri coğrafyanın, içinden geldikleri toplumun tarihsel gerçekliğini, yüzyıllardır gördükleri baskıyı, zulmü ve tüm bunlardan doğan talepleri kendi çıkarları uğruna görmezden gelen bu insanları görmek, çarkı kırılası dünyaya karşı bir vicdani ret doğuruyor insanın içinde. Hele de kimliklerinden dolayı ötelenenlerin, demokratik talepleri dolaysıyla bodrum katlarında infaz edilen vatandaşların, gerçekleri halka ulaştırıp iktidarı rahatsız etmelerinden dolayı cezaevine atılan gazetecilerin ve yani hak gasplarının nesnel ölçülerde çığ gibi artış gösterdiği bir ülke de bu insanların kendilerine sosyal demokrat demeleri ve toplumun önüne bu söylemle çıkmalarının tarihsel rezilliğine tanık olmaksa tam bir dünya ağrısı olsa gerek.

İlerleyen günlerde de, yazar levhasıyla toplum içinde gezinen bu şahsın ve onu kılavuz edinmiş iş adamlarının egemen tekçi devlet anlayışının oluşumunda önemli rol üstlenmiş bir partide kendi erk ilişkilerini ve ona bağlı rant alanlarını oluşturduklarını öğrenmekse, devlet geleneğinden hasıl olan sistemin, siyasi kurum ve kuruluşlara kendini o denli güçlü bir şekilde entegre ettiğini, böylelikle bazen insanın karşısına kimi zaman aydın, bazen demokrat ya da ulusalcı, dindar, iş adamı ve bazen de siyasetçi olarak siyasetin sağında ve solunda fütursuzca kendisini var ettiği gibi acı bir gerçekle karşılaştım.

Elbette söylenecek çok şey var aslında bu aldanışlar dünyasına dair, lakin Dersim Araştırma Merkezi yetkililerinin kendi kısıtlı imkanlarıyla önümüzdeki günlerde söz konusu konferansı düzenleyecek olmalarının yarattığı umudu imlemek istiyorum. Ayrıca ruhunu umuda yaslamayı seven biri olarak bu sarsılışlar atmosferine şu sözü bırakıyorum:

Suların çekilmesidir çürümeye itiraz etmek…

Etiketler: / / /

Pir Ali Haydar Cilasun’nun anısına
ALİ MATUR Onunla ilk kez 1994 Yılı’n son aylarında Basel’de yapılan Kürdistan Aleviler Birliği Halk Toplantısında görüşüp kısa Sohbet eylemiştik....
FEDA Kongresine bir bakış
22 Ocak Günü FEDA 7. Kongresi yapıldı. Öncülü olan Kürdistanlı Alevler Federasyonu Kongrelerini de sayarsak bu kongre 22 yıllık mücadele...
Aleviliğin kökleri kadıncıl
‘Yol Kadındır’ kitabıyla kadının Alevilikteki yerini inceleyen Akkaya, Aleviliğin köklerinin kadıncıl bir inanç olduğunu savunuyor. Aleviliğin tarihten bugüne yapılan müdahaleler...
Turgut Öker’e, Suruç Katliamı protesto davası
AABK Onursal Başkanı Turgut Öker Suruç katliamını protesto yürüyüşüne katılıp görüşlerini ifade ettiği için yargılanıyor. 25 Ocak 2017 tarihinde İstanbul...
Bir barış neferini kaybettik!
ALİ ERDOĞAN Doğanın değişmeyen yasasıdır: Her canlı doğar, büyür, gelişir; kendi benzerini üretir ve günü geldiğinde dünyaya gelmemişçesine çekip gider....
Kerkük Kerküklülerin gözbebeğidir
ERDAL ER Eski hahamların sözüdür; ‘‘Kudüs dünyanın gözbebeğidir, ona düşen bir kıl bile bütün dünyayı rahatsız eder.’’ Kerkük’te tarihsel birikimi,...
Demokratik Alevi Federasyonu 7. Kongresi yapıldı
FEDA 7. Kongresini Almanya’nın Leverkusen kentinde Herz-Jesus Kirsche salonun’da gerçekleştirdi. Kongreye, NAV-DEM Eşbaşkanı Bahattin Doğan, Maraş Girişimi, YJK-E ve TV10 temsilcilerinin yanı...
‘İçinde İslam’ın olmadığı bir Alevilik yok’
Köln Üniversitesi Orientalistik bölümünden Prof. Dr. Béatrice Hendrich, araştırma alanı olan Türkiye İslamı, Alevilik ve toplumu üzerine Duvar’ın sorularına yanıtladı. Hendrich,...
Mahkeme: Din dersine katılmak isteğe bağlı olmalı
İstanbul’da bir velinin çocuğunun din dersinden muaf tutulması istemiyle Eylül 2015’te açtığı dava sonuçlandı. İstanbul 9. İdare Mahkemesi, “Din dersine...
Akademisyenden derste alevilere hakaret: İçki içip sapıtıyorlar
Fotoğraf: Arşiv (Temsili) Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Teknolojileri Eğitim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Dç....
DAD: Zulme boyun eğmeyeceğiz
Demokratik Alevi Derneği Genel merkezi yazılı bir açıklama yaparak son zamanlarda Aleviler üzerinde artan nefret söylemi, gözaltı ve yargılamalara tepki...
Yol tükendi, hal tükendi -vefasızlık- pir tükendi
Haberin aldık Peyikler ile, Bir Çınar daha devrildi diye, Erkeklere İmanım,kadınlara Sultanım,Çocuklara Abim derdi. Bastonu bir aksesuvar gibiydi,Yürüyüşü dik, gözü tok,sözünü...
Pir Ali Haydar Cilasun’un ardından
Nuray Bayındır / İrfan Dayıoğlu 27 Aralık 2016 günü aramızdan ayrılan koca çınarımız Pir Ali Haydar Cilasun Alevi ve sol...
Ali Haydar Cilasun Dede’yi Kaybetmişiz
Bir çınar göçtü, dolu dolu bir insan. Arkadaşım Veysel Işık ile Cilasun dedeyi aramaya gitmiştik Berlin’e. Ozan dostumuz İhsan Özgür...
O koca yürek sustu, Pİr Ali Haydar Cilasun hakka uğurlandı…
Alevi hareketinin önemli isimlerinden ve emektarlarından, Demokratik Alevi Hareketi Onursal başkanı Pir Ali Haydar Cilasun’un 27 Aralık 2017’de hakka yürüdüğü...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bu yazı hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşın...