$ DOLAR → Alış: 3,81 / Satış: 3,83
€ EURO → Alış: 4,07 / Satış: 4,08

Göçmen dağ ceylanlarına Suriye sınırına inşa edilen duvar engel olacak!

Savaşın yol açtığı açlığın ceylanların avlanmasına yol açtığı belirtildi

Göçmen dağ ceylanlarına Suriye sınırına inşa edilen duvar engel olacak!
  • 30.11.2016
  • 111 kez okundu

Türkiye arasında gidip gelen dağ ceylanından (Gazella gazella) Hatay’ın Kırıkhan ilçesiyle Suriye’nin Şeyh el-Hadid Köyü arasındaki bölgede mevsime yaptığı göçe savaş ve duvar engel olacak. Suriye’deki iç savaş sebebiyle ve hükümetin “terörist grupların sızmasını engelleme” amacıyla inşaa ettiği duvarın tamamlanmasıyla ceylanların göç yolu kapanmış olacak.

Hürriyet’ten Yücel Sönmez‘in izlenim haberi şöyle:

Hatay dağ ceylanının (Gazella gazella) peşinde Kırıkhan’ın Suriye sınırından tel örgüler boyunca ilerliyoruz. Sınırın karşı tarafında iki ceylan durmuş kıpırdamadan bize bakıyor. Hayatını ceylanlara adayan, bulduğu sahipsiz yavruları biberonla emziren rehberimiz Abdullah Öğünç, “Tel örgüleri bir şekilde aşıp karşıya gidip geliyorlar. Ama sınıra örülen duvarın bitmesine dört buçuk kilometre kaldı. Bir dönem kız alıp verdiğimiz topraklara yakında ceylanlarımız gidip gelemeyecek” diyor. Sınırın öte yanında kıpırdamadan bize bakan iki ceylanın hüzün yüklü iri siyah gözleri canlanıyor aklımda. “Duvarlarla örülü bir insanlık tarihi” diyorum kendi kendime.

Hatay dağ ceylanlarını, ilk kez görüntülenmelerinin ardından Anadolu’nun canlı envanterine 2008 yılında kaydettik. Aslında onlar binlerce yıldır bu topraklarda yaşıyorlar.

Ama biz onları ilk kez 2008 yılında bölgeye bir çimento fabrikası kurulması girişimiyle fark ettik. O tarihten bu yana korunuyorlar. Rehberimiz ve ceylanların korunmasında başrolü oynayan ‘Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’ Hatay Şubesi Başkanı Abdullah Öğünç, ceylanların sayısının 2008’den bu yana 150’den 500’ün üzerine çıktığını söylüyor.

Afrika savanalarını andırıyor

Sınırın yakınındaki İncirli köyü sakinleri, ceylanları kutsal hayvanlar olarak görüyor.

Hatay’ın Kırıkhan ilçesinin Suriye sınırı, ağacın tek tük olduğu Afrika savanalarını andırıyor. Ceylanların burada yaşıyor olmasının nedeni de bu.  

Sınır telleri boyunca araçla yavaşça ilerliyoruz. Ceylanlar araçtan, insandan ürktüğü kadar ürkmüyor. O yüzden onlara yürüyerek değil araçla yaklaşabildiğimiz kadar yaklaşabiliyoruz.

Hemen karşımızda büyük bir Suriye köyü duruyor. Bizim tarafımızda ‘Gırmitlik’ diye bilinen ‘Şeyh el-Hadid’ Köyü bu. Bir taş atımı mesafede. Hangi silahlı grubun hangi bölgeye egemen olduğunu gösteren renkli Suriye haritalarında Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) hâkimiyetinde görünüyor. Afrin’e doğru ise PKK’nın Suriye’deki kolu PYD’nin hâkimiyeti başlıyor. Bulunduğumuz bölge her ne kadar daha önce sınır ihlalleri ve çatışmalarla gündeme gelse de şu anda sakin görünüyor.

Duvar bittiği anda ceylanlar da biter

Biraz ilerledikten sonra yaklaşık 300 metre ilerimizde iki ceylan görüyoruz. Abdullah Öğünç biz daha sormadan söylüyor: “Onların dünyasında sınır yok. Tel örgülere rağmen karşıya gidip geliyorlar.”  Öğünç şöyle devam ediyor: “Ama artık daha az geçiyorlar karşıya. Çünkü orada ceylanlar görüldüğü yerde vuruluyor. Ne yapsınlar, savaş insanları perişan etti. İnsanlar aç. Duvar bittiğinde karşıdaki ceylanlar da biter.” Sahipsiz ceylan yavrularını biberonla beslediğini bildiğim Öğünç’ün bu sözleri içimi sızlatıyor.

Türkiye’nin Suriye sınırından illegal geçişleri önlemek amacıyla inşa ettiği beton duvar ilk gündeme geldiğinde, hem Türkiye hem de Suriye tarafındaki köylüler duvara karşı protesto gösterisi yapmışlar. Kaltepe Köyü sakinleri, “Bariyerin karşı tarafında kalan bölgede bizim zeytinliklerimiz, akrabalarımız var. Biz bu bölgeye duvar çekilmesini istemiyoruz. Bu duvar çekilirse biz de karşı tarafta kalan zeytinliklerimizi kaybedeceğiz” diyorlar. 

Tehlike hissedince ağlıyorlar

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Hatay Şubesi Başkanı Abdullah Öğünç, yıllardır Türkiye- Suriye sınırındaki ceylanların korunması için çalışıyor.   

“Nesli tehlikede olup da bu kadar iyi bir nüfus artışı gösteren başka canlı yok sanırım memleketimizde” diyor Öğünç tel örgüler boyunca ilerlerken. Hatay’daki 400 bin civarında savaştan kaçan mülteciyi düşünürken “Ceylanlar da sığınmacı mı oldu?” diye soruyorum Öğünç’e. “İnsana çok benziyorlar. Kendilerini tehlikede hissettiklerinde ağlıyorlar. Gözlerinden yaş geliyor. Çok korktuklarında ise önce titriyorlar, korku devam ederse de düşüp ölüyorlar. Sonuçta onlar da yaşamanın ve huzurun peşinde” diyor.

Öğünç şöyle devam ediyor: “Sınırın diğer tarafında yaşayanlarla ilgili pek bilgimiz yok. Ancak yılda bir defa doğum yapan ceylanlarımız için bugün ulaştığımız rakam muazzam bir artış gösteriyor. Bunda bizim tarafta ceylanların kutsal görülüp zarar verilmemesinin çok büyük bir payı var ancak karşıdan ne kadar ceylanın yaşamak için bizim tarafa geçtiğini bilmiyoruz. Bildiğimiz, bizim taraftaki ceylanların da tehlikenin farkında olduğu için artık daha az karşıya geçtiği.”

Ceylanların mülteci kampı

Tel örgülere paralel uzanan yol, içeriye doğru kıvrıldığında gördüğümüz ceylan sayısı da artmaya başlıyor. Üçerli-beşerli öbekler halinde kimi tarlaların içinde, kimi sarı otların arasında beliriyor. İlk keşfedildiklerinde Türkiye tarafında boyu 11 kilometre, eni 4.5 kilometre olan bir alana sıkışmışlardı. Abdullah Öğünç, Türkiye tarafındaki koruma çalışmaları sayesinde ceylanların kullandığı alanın uzunluğunun 35 kilometreye kadar çıktığını söylüyor. Burası dağ ceylanları için en kuzey nokta. Suriye tarafında güneye gittikçe uygun arazi büyüyor. Sınır hattına çekilen duvarın tamamlanmasıyla dünyaları çok küçülecek. Sınırın karşı tarafında gördüğümüz ceylanların hüzünlü bakışları gözümün önüne geliyor, “Burası da onların mülteci kampı” diye geçiyor içimden. Hayatta kalırlar mı? Kim bilir…

Savaşın doğaya etkisi yıllarca sürecek

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, “Doğa, savaşların, çatışmaların sessiz kurbanı” demişti.

Suriye’deki ceylanlar için de tek tehlike duvar ya da avlanma değil. Dünya genelinde barışçıl toplumlar inşa etmek için çalışan uluslararası sivil toplum örgütü ‘Pax’ın raporuna göre Suriye’de insani krizin yanı sıra büyük bir ekolojik felaket de kapıda. Savaş, asbest gibi tehlikeli malzemelerden, ağır metal ve konvansiyonel silahların toksik kalıntılarından milyonlarca ton zararlı atık yaratmış durumda. Rapora göre Suriye’de insanın insanla savaşı bir gün bitse de savaşın doğaya etkisi yıllarca devam edecek.

Saatte 80 kilometre hızla koşuyorlar

Giderek daha sık görmeye başladığımız açık arazideki ceylan kümeleri huzur içinde otluyor. Dünyanın en ürkek canlılarına mümkün olduğunca onları ürkütmeden yaklaşmaya çalışıyoruz. Onlara doğru hareket etmeye devam ettiğimizde koşmaya başlıyorlar. Koşarken hızları saatte 80 kilometreye kadar çıkabiliyor. Ceylanlar aynı zamanda zıplama şampiyonu. Durdukları yerde 2.5 metre sıçrayabiliyorlar. Ancak onları Suriye topraklarından koparacak duvarın yüksekliği 4 metre. Duvarın 200 kilometrelik bölümü bitti, bu yıl içinde toplam 400 kilometrelik bölümü bitirilmiş olacak.  Kalan 500 kilometrenin 300 kilometrelik kısmı önümüzdeki yıl, geri kalanı da daha sonra bitirilecek. Böylelikle 911 kilometrelik Suriye sınırının tamamı duvarla kapatılmış olacak. Amaç, sınırdan Türkiye’ye terör örgütü üyelerinin sızmasının ve illegal geçişlerin önüne geçmek. Ama bu duvardan maalesef ceylanlar da etkilenecek…

Bir kez daha iyi anlıyorum ki savaşın bedelini sadece insanlar ödemiyor. Belki de en ağır fatura, barış zamanlarında da yaşamak için ihtiyacımız olan doğaya kesiliyor…

Etiketler: / / / / / / / / /

Yol tükendi, hal tükendi -vefasızlık- pir tükendi
Haberin aldık Peyikler ile, Bir Çınar daha devrildi diye, Erkeklere İmanım,kadınlara Sultanım,Çocuklara Abim derdi. Bastonu bir aksesuvar gibiydi,Yürüyüşü dik, gözü tok,sözünü...
Pir Ali Haydar Cilasun’un ardından
Nuray Bayındır / İrfan Dayıoğlu 27 Aralık 2016 günü aramızdan ayrılan koca çınarımız Pir Ali Haydar Cilasun Alevi ve sol...
Ali Haydar Cilasun Dede’yi Kaybetmişiz
Bir çınar göçtü, dolu dolu bir insan. Arkadaşım Veysel Işık ile Cilasun dedeyi aramaya gitmiştik Berlin’e. Ozan dostumuz İhsan Özgür...
O koca yürek sustu, Pİr Ali Haydar Cilasun hakka uğurlandı…
Alevi hareketinin önemli isimlerinden ve emektarlarından, Demokratik Alevi Hareketi Onursal başkanı Pir Ali Haydar Cilasun’un 27 Aralık 2017’de hakka yürüdüğü...
‘Acil kamulaştırmayla Dersimliler göçe zorlanacak’
Bakanlar kurulu Tunceli ve Kocaeli illerinde yapılmak istenen santraller için acele kamulaştırma kararı aldı. Konuya ilişkin PİRHA’ya değerlendirmede bulunan Av....
‘Bu anayasa değişiklik paketine hayır demeliyiz’
AKP tarafından sunulan ve MHP tarafından da desteklenen 18 maddelik Anayasa değişiklik teklifinin ilk tur oylaması sona erdi. 2. tur...
‘Laik eğitim, ekmek, su, hava kadar önemli’
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, milyonlarca çocuğun eğitimini, okuyacakları kitapları ve derslerin işlenişini belirleyecek müfredat taslaklarını açıklaması yeni tartışmaları da beraberinde getirdi....
Elif Ana: Bir Ermişi Ocak Yapan Özellikler
Bu yazıyı 23 yıldır hapiste olan ve dışarıdayken ocağa hizmeti geçen abim Hasan Göksungur‘a ithaf ediyorum. Keramet Gösterme Aleviler keramet...
Anayasa değişikliği: RTE’nin fantezisi olarak Türk-İslam Devleti tesis edilirken…
Nihayet AKP ve Türk devleti, yıllardan beri tartışılan anayasa sorununda son dönemece girmiş bulunmaktadır. Yaşananla tarihselliği ise cümlenin malumudur. Türk...
Arap Aleviler Ras El Seni’yi kutladı
Arap Alevilerin yeni yıl olarak kutladığı Ras El Seni bu yıl da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü,...
Tuzluçayır’da çözümün adresi: Mahalle meclisi
Ankara Tuzluçayır’da Tuzluçayır-Çağlayan-Kartaltepe Mahalle Meclisi, cami-cemevinin hastane olması için verdiği mücadelenin kazanımla sonuçlanmasının ardından çalışmalarına devam ediyor. Parklarda uyuşturucu ve alkol...
‘AKP Yezit damarının günümüzdeki sürdürücüsüdür’
Geçtiğimiz günlerde Büyükelçiler Toplantısında bir konuşma yapan İçişleri Bakanı Süleymen Soylu, Alevilerin Menderes ve Erdoğan dönemlerinde siyasi olarak rahat ettiklerini...
Kızılbaşların direngen kadınları
Çocukluğumuzun Maraş’ın da sıkça bahs edilen ve halen de hafızamda yer edinen kadınlar vardı. Belki en çok bilineni Elif anaydı...
Aleviler, AKP dönemimde hiç olmadıkları kadar ayrımcılığa uğramışlardır!
SEYİT SÖNMEZ Sadaret ked hudası (Dâhiliye Nazırı, İç İşleri Bakanı), Soylu Süleyman Büyükelçiler Konferansında: “Aleviler siyasi hayatta ve devlet hayatında...
Musâhiplik: Yol’da Birlik Dört Can
Musâhiplik, Alevi toplumu için en önemli kurumlardan biridir. “Yol birlikte gidilir” cümlesi, musâhiplik içindir; zira “Yol” kelimesi Aleviliği temsil eder....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bu yazı hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşın...