$ DOLAR → Alış: 3,50 / Satış: 3,52
€ EURO → Alış: 3,73 / Satış: 3,75

Cami ve cemevi projesi

Cami ve cemevi projesi
  • 18.09.2013
  • 391 kez okundu

hilal-kaplanHilal KAPLAN

Fethullah Gülen Hocaefendi ile Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan’ın işbirliğiyle hayata geçirilen ve camiyle cemevinin yan yana inşa edilmesini öngören proje tartışmalara sebep oldu. Hâlbuki proje, yüzyıllardır Osmanlı toprakları üzerinde çeşitli örnekleri bulunan bir yapılanmayı hayata geçiriyordu.

Eskişehir Seyit Gazi Battal Gazi Külliyesi’nden, Kırıkkale Hasandede’ye, Isparta Senirkent Uluğbey’den, Makedonya Kalkandelen Harabati Baba Dergahı’na ve sanırım en önemlisi Hacı Bektâşi Veli Dergâhı’na kadar pek çok yerde camii ile cem edilen mekân zaten yan yana bulunmaktadır. Bunu sanki nevzuhur ve bize yabancı bir kavramsallaştırma olarak ele almak cehaletten değilse, politik sebeplerle olmalıdır.

Burada sanırım kafa karışıklığına yol açan, bir kavram olarak cemevinin tarihinin 30 yılı bulmamasıdır. Zira bu isimlendirme, 1990’lı yılların başında, yine Cem Vakfı Başkanı Doğan’ın vesilesiyle ortaya atılmıştır. Cemevi, eskiden cem yapılan köy odası, dergâh, tekke ve zaviyeden farklı olarak şehirleşmiş ve modernleşmiş Alevilerin ibadet mekânına işaret eden bir anlama sahipti.

Öncelikle projeyi, sivil bir girişim olmasından ötürü destekliyorum. Devlet destekli olsaydı, yine yukarıdan aşağıya ve ‘halk için, halka rağmen’ metodunu andıracağından muhtemelen daha büyük tepkiyle karşılaşacaktı.

Ancak ilginçtir ki projeye, Alevi mahallerine veya köylerine devlet tarafından cami yapılmasından bile daha çok tepki verenler oldu. Sanırım proje, en çok Aleviliğin İslâm dinine mündemiç olmadığını savunanları kızdırmış görünüyor. Zira cami ile cemevinin birlikteliği, Aleviliğin de Sünnilik gibi İslâm’ın bir parçası olduğunu ima ediyor. Hatta bu bağlamda, farklı mezheplerden inananların birbirleriyle temas eksikliğini de gidermeye yöneliyor.

Elbette Aleviliğin İslâm dışı olduğunu savunmak da fikir özgürlüğü kapsamındadır. Ancak böyle düşünmeyen Alevileri, yine kendisini Alevi olarak tanımlayan diğerlerinin ezmeye, baskılamaya ve hatta ‘aforoz’ etmeye kalkışması üzücüdür. Zira yıllardır devlet tarafından inançlarının sınırı dikte edilen bir grup söz konusudur.

Mezkûr projenin, meselelerimizi konuşmaya, Alevi-Sünni birlikteliğini pekiştirmeye ve birbirimizden öğrenmeye vesile olmasını diliyorum. Ancak Alevi meselesi toplumdan önce devlet kaynaklı olduğu için, bu ve benzeri müsbet projelerden daha da önemli olan, bu hususta devletin üzerine düşen vazifeyi yerine getirmesidir.

Cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi talebi, devlet ile din işleri gerçek anlamda ayrılmadığı müddetçe devam edecektir. Şimdilik devletin tekke ve zaviyelerle beraber cemevlerine statü tanıması, hem Alevilerin taleplerini karşılayacak hem de Sünnilerin endişe-lerini giderecek bir formül olabilir. ‘Tekke ve zaviyelerin ilgasına ilişkin kanun’un yürürlükten kaldırılmasıyla camilerin yanı sıra cemevi, tekke ve zaviyelere de ibadethane statüsü verilebilir ve cemevini tekkeyle aynı göreni de farklı göreni de memnun edebilecek bir çözüme kavuşulmuş olur.

Etiketler: /

Munzur’un Dünya Mirası Listesi’ne alınması için başvuru
Dersim Barosu, Munzur Vadisi’nin “Dünya Mirası listesi”ne alınması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunulduğunu açıkladı.
Kenanoğlu “Dersim halkının iradesine el konuldu”
Hubyar Sultan Ocağı mensubu ve HDP 25. dönem milletvekili olan Ali Kenanoğlu Evrensel gazetesindeki köşesinde Dersim belediyesine atanan Kayyım  konusunu...
Her sabahın bir sahibi vardır!
Son yıllarda “Eyy” diye başlayan söylemlere alıştırılıyor kulaklarımız. Eskiden “Eyy” diyenler ayıplanır, insanlara insan gibi üslupla hitap etmesi önerilirdi. Okulsuz,...
Fuzûlî’nin ‘Kürtçe’ şiirleri
Fuzûlî'nin Kürtçe şiirleri gün yüzüne çıkarıldı. Kayıp şiirler, şair Selim Temo tarafından latin alfabesine çevrildi.
Yangın Ülkesinin Çocukları
Yangınlar ülkesinin yanan çocuklarıyız. Ateş sadece düştüğü yeri mi yakmalı? O hepimizi yakıyor. Sustukça daha çok yanıyoruz. Tek tek ya...
Suruç Katliamının 500. günü, dosya hâlâ gizli
Urfa Suruç’ta IŞİD tarafından yapılan ve 33 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan canlı bomba saldırısının 500. günü.
Müslüm Doğan “Yeni devlet modelinde Alevilere yer yok”
AKP ve MHP’nin anayasa görüşmeleri sürerken, kamuoyunun ve siyasilerin tepkileri devam ediyor. HDP’nin Alevi vekillerinden İzmir Milletvekili Müslüm Doğan PİRHA’ya...
Öğrenciler, CNN Türk Genel Müdürü Aktaş’ı protesto etti
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde "Medya ve 15 Temmuz" başlıklı bir panele gelen CNN Türk Genel Müdürü Erdoğan Aktaş fakülte öğrencileri...
Çanakkale halkı: Fıtrat değil, denetimsizlik
Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri, Adana Aladağ'da ihmaller sonucu çıkan yangında 11'i çocuk 12 kişinin hayatını kaybetmesini protesto etti.
Aleviler: Aladağ Madımaktır
Diren Keser – Mersin – 30.11.2016 Türkiye yine bir çocuk katliamıyla karşı karşıya. Adananın Aladağ ilçesinde bulunan ve 34 öğrencinin...
HALEP’TE DENKLEMİ DEĞİŞTİREN HAMLE
Halep’te savaşın denklemini değiştirecek hamleler peş peşe geldi. Suriye rejimi, 2012’den beri silahlı grupların denetimindeki 12 bölgeyi ele geçirdi. Halkın...
‘Zaman aşımı’ kararına itiraz
İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon ve kayıp Yakınları, 1995’te gözaltında katledilen Hasan Ocak davasına ilişkin verilen zaman aşımı kararını protesto...
Alevilere yasaklanan siyaset ve hakem olayı
Örgütlü kurumlar çerçevesinde biraraya gelen Aleviler, kendilerini aktif siyasetten hep uzak tutuyorlar. Bazı kurum yöneticileri ve ihtiyar heyeti konumundakiler, siyasi...
Edirne’ye bağlama yağdı
Selahattin Demirtaş’ın avukatıyla yaptığı görüşmede ilk talebi olan bağlamanın kendisine ulaşıp ulaşmadığını sorulan Başak Demirtaş, talebin yerine geldiğini belirterek, “İlk...
Belgeleriyle MİT’in Avrupa’daki Suikast Planları!
 “Yüksel Koç protesto mitinginde, Remzi Kartal ise uzun yürüyüşte öldürebiliriz”
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ