$ DOLAR → Alış: 3,50 / Satış: 3,52
€ EURO → Alış: 3,73 / Satış: 3,75

  Bir ölünün söyledikleridir

   Bir ölünün söyledikleridir
  • 03.05.2016
  • 322 kez okundu

Do Yayınları’ndan çıkan Newaf Miro’nun ‘’Gava Miri Bıaxife’ (Bir ölünün söyledikleridir) kitabını Mehmet Söğüt değerlendirdi.

 

 

Bir hüzün atmosferi yaşanıyor ülkemizde. Soluk alıp vermek bile eziyete çevrilmek isteniyor. İstiyorlar ki insanlarımız yaşarken ölsün. Gayelerine de sıkı sıkı bağlılar. Yakıp yıkıyorlar. Sürüyorlar bizi uzaklara.

Bazen de dünyaya gelmeden veda eder halkımın çocukları. Geride hiçbir şey bırakmadan çekip gitmek hazin bir durumdur. Kürt olmanın dayanılmaz ağırlığındandır tüm bunlar. Daha parmak kadarken, on üç kurşun yemektir bazen. Bazen de yetmiş yaşındayken sokak ortasında vurulmak…

Evet, payımıza işkence, sürgün ve ölümler düşüyor. Eğer Kürt isen bu saydığım zalimliklerin, en azından birini yaşamışsınızdır. En zoru da sürgündür. Sürgünün manasıysa, gözlerimizi açtığımız anayurdumuzdan, binlerce kilometre uzak diyarlarda dirhem dirhem ölmektir. Hele bir de ruhun teslim alınmışsa. İnsandan başka her şeye benzetilmişsen…

Romanda da denildiği gibi, ‘’Gitmek ölmektir. Ölmek de gitmek.’’ Zorunlu gidişler özünde ölümü barındırır. Newaf Miro’nun ‘’Gava Miri Bıaxife’’ adlı romanını okuyorum. Kitap Do Yayınları’ndan çıkmış.

Yazar odasında otururken, bir ölü kendisiyle konuşmaya başlar. Daha doğrusu ölü, kendisinin ve ailesinin başında geçenleri anlatır. Çünkü yaşamları öylesine trajiktir ki. Yaşamının dönüm noktalarında karar sahibi olamamıştır. Zorla evlendirilmiştir mesela. Her Kürt gibi sonradan karısını çok sevmiştir. Belki de karşılıklı zorlanmak, bir duygudaşlığa yol açıyordur.

Otobüs kazası sonucu ölmeden önce üç kız çocuğu da yapmıştır. Kendinde kalan bir saç aracılığıyla dile gelmektedir. Sesi boğuk ve kesik kesiktir. Anlatır durmadan. Ve Yazar NewafMiro öylesine güzel aksettirir ki, bizi alıp başka diyarlara götürür.

Ölü bir zamanlar, Kürt direnişçileriyle tanışmıştır. Öldükten sonra evine baskın yapılır. Durumları oldukça iyi olmasına rağmen ülkelerini terk etmek zorunda kalırlar. En büyük kızı Ferha’yı takibe alır adeta.

Gördükleri her şeyi büyük bir hayretle izlerler. Dünyaları köylerinden ibarettir. Köyde bulunan her şey onların bir parçası gibidir.

Ferha’nın ölü babası ise asıl cehennemi yaşamaktadır. Çünkü her şeyi görmesine rağmen müdahil olamamaktır. Çaresizdir. Ailesi göç yollarındadır. İstanbul ve Balkan ülkeleri derken, soluğu Almanya’da alırlar.  Ezdi Kürt olarak iltica başvurusundan bulunurlar. Kitabın en can alıcı bölümü de burasıdır. Aynı bölümü birkaç sefer okudum. Okudukça empati kurdum. Anlatılanların hüznü ruhuma sindi. Dili oldukça şiirseldir NewafMiro’nun. Bir o kadar da etkileyici.

Tekrar aileye dönelim. Aile gün geçtikçe çirkinleşmektedir. Dışarda oldukça normal görünmelerine rağmen, hâlbuki basbayağı aykırılar. Bunun farkında bile değillerdir. Evde kullandıkları dil oldukça karışık. Kürtçe, Türkçe ve Arapçanın karışımı bir şey… Çünkü Viranşehir’de Araplar da vardır Ezdiler de.

Ezdiliğin ne olduğunu bile bilmezler. Kendilerini Kürt olarak da görmüyorlardır. İçe kapanırlar. İslam’a sarılırlar. Kaybolma korkusu vardır yüreklerinde. Dedikodudan oldukça çekinirler. Akrabaları kazıklar onları.

Amcaları da gelir Almanya’ya.  Ferha büyümüştür artık. Bir gençle tanışır ve ona âşık olur. Zorla amcasının oğluyla evlendirilir. Boşanmak zorunda kalırlar. Eski sevgilisiyle görüşür. Sakallı, sarıklı bir hal almıştır sevgilisi.

Evet, kitabın bazı satırbaşlarında söz ettim. Romanın konusu sadece bu anlattıklarımdan ibaret değil. Kitabı okuduğunuz da daha çarpıcı olayların olduğunu göreceksiniz. Felsefi boyutu ise yaşamınıza renk katacaktır.

Özellikle kaldıkları şehrin tarihi dokusunu anlatması, romana büyük bir zenginlik katmış.

Bazı kitaplar okunduktan sonra içeriği unutulur. Bu öylesi kitaplardan değil. Çünkü kitap bittikten sonra, konunun yüreğinize işlediğini göreceksiniz. Ve Kürtçeniz gelişecektir…

Yazar NewafMiro’nun kitabı bitmek üzereyken Ferha’nın babasının sesi de kesilir. Yazar tekrar devreye girer ve sonlandırır.

Mehmet Söğüt

Etiketler: / / / /

Munzur’un Dünya Mirası Listesi’ne alınması için başvuru
Dersim Barosu, Munzur Vadisi’nin “Dünya Mirası listesi”ne alınması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunulduğunu açıkladı.
Kenanoğlu “Dersim halkının iradesine el konuldu”
Hubyar Sultan Ocağı mensubu ve HDP 25. dönem milletvekili olan Ali Kenanoğlu Evrensel gazetesindeki köşesinde Dersim belediyesine atanan Kayyım  konusunu...
Her sabahın bir sahibi vardır!
Son yıllarda “Eyy” diye başlayan söylemlere alıştırılıyor kulaklarımız. Eskiden “Eyy” diyenler ayıplanır, insanlara insan gibi üslupla hitap etmesi önerilirdi. Okulsuz,...
Fuzûlî’nin ‘Kürtçe’ şiirleri
Fuzûlî'nin Kürtçe şiirleri gün yüzüne çıkarıldı. Kayıp şiirler, şair Selim Temo tarafından latin alfabesine çevrildi.
Yangın Ülkesinin Çocukları
Yangınlar ülkesinin yanan çocuklarıyız. Ateş sadece düştüğü yeri mi yakmalı? O hepimizi yakıyor. Sustukça daha çok yanıyoruz. Tek tek ya...
Suruç Katliamının 500. günü, dosya hâlâ gizli
Urfa Suruç’ta IŞİD tarafından yapılan ve 33 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan canlı bomba saldırısının 500. günü.
Müslüm Doğan “Yeni devlet modelinde Alevilere yer yok”
AKP ve MHP’nin anayasa görüşmeleri sürerken, kamuoyunun ve siyasilerin tepkileri devam ediyor. HDP’nin Alevi vekillerinden İzmir Milletvekili Müslüm Doğan PİRHA’ya...
Öğrenciler, CNN Türk Genel Müdürü Aktaş’ı protesto etti
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde "Medya ve 15 Temmuz" başlıklı bir panele gelen CNN Türk Genel Müdürü Erdoğan Aktaş fakülte öğrencileri...
Çanakkale halkı: Fıtrat değil, denetimsizlik
Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri, Adana Aladağ'da ihmaller sonucu çıkan yangında 11'i çocuk 12 kişinin hayatını kaybetmesini protesto etti.
Aleviler: Aladağ Madımaktır
Diren Keser – Mersin – 30.11.2016 Türkiye yine bir çocuk katliamıyla karşı karşıya. Adananın Aladağ ilçesinde bulunan ve 34 öğrencinin...
HALEP’TE DENKLEMİ DEĞİŞTİREN HAMLE
Halep’te savaşın denklemini değiştirecek hamleler peş peşe geldi. Suriye rejimi, 2012’den beri silahlı grupların denetimindeki 12 bölgeyi ele geçirdi. Halkın...
‘Zaman aşımı’ kararına itiraz
İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon ve kayıp Yakınları, 1995’te gözaltında katledilen Hasan Ocak davasına ilişkin verilen zaman aşımı kararını protesto...
Alevilere yasaklanan siyaset ve hakem olayı
Örgütlü kurumlar çerçevesinde biraraya gelen Aleviler, kendilerini aktif siyasetten hep uzak tutuyorlar. Bazı kurum yöneticileri ve ihtiyar heyeti konumundakiler, siyasi...
Edirne’ye bağlama yağdı
Selahattin Demirtaş’ın avukatıyla yaptığı görüşmede ilk talebi olan bağlamanın kendisine ulaşıp ulaşmadığını sorulan Başak Demirtaş, talebin yerine geldiğini belirterek, “İlk...
Belgeleriyle MİT’in Avrupa’daki Suikast Planları!
 “Yüksel Koç protesto mitinginde, Remzi Kartal ise uzun yürüyüşte öldürebiliriz”
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ