$ DOLAR → Alış: 3,81 / Satış: 3,83
€ EURO → Alış: 4,07 / Satış: 4,08

Beyazıt Öztürk, ‘Ayşe Öğretmen’ davasında dinlendi

Kanal D’de Beyazıt Öztürk’ün sunduğu Beyaz Show’a 8 Ocak Cuma akşamı telefonla bağlanarak “Çocuklar ölüyor, sessiz kalmayın”

Beyazıt Öztürk, ‘Ayşe Öğretmen’ davasında dinlendi
  • 30.11.2016
  • 158 kez okundu

Kanal D’de Beyazıt Öztürk’ün sunduğu Beyaz Show’a 8 Ocak Cuma akşamı telefonla bağlanarak “Çocuklar ölüyor, sessiz kalmayın” diyen öğretmen Ayşe Çelik hakkındaki soruşturmayı protesto için kendini ihbar eden 38 kişi hakkındaki davanın ikinci duruşması görüldü. Ara celsede tanık olarak dinlenen Beyazıt Öztürk, “Olayın yaşandığı gün, ne olduğunu tam anlayamadığım ve hızlı bir gelişme olduğu için durumu fark edemedim Ayşe isimli kişiyi telefondan uzaklaştıramadık” dedi.

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz 24 sanık ve avukatları katıldı.

Duruşmada savunma yapan sanık Orhan Alkaya, basın açıklamasına katılıp katılmadığını hatırlamadığını, katılmış olabileceğini, cumhuriyet savcılığına verilen dilekçeyi imzaladığını, sanık Oya Engin’in geçen celse verdiği yazılı savunmalarını tekrar ettiğini söyledi.

Alkaya, davaya konu programı defalarca izlediğini, Ayşe Çelik’in samimiyetle konuştuğunu anlatarak, “Mesleki birikimim sebebiyle bunu anlayabilirim. ‘Bebekler, çocuklar, anneler ölmesin’ diyordu. ‘Öğretmenler çocukların gözlerinin içine bakabilsin’ diyordu. En ufak bir terör propagandası yoktu. Bu nedenle bir suç işlenmesi de mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Çözüm süreci başladığı dönemde devletin kendisi gibi kişilerden destek istemesi sebebiyle en başta hazırlanan 150 kişilik bildiriyi de imzaladığını savunan Alkaya, “O gün için bizden barış için destek isteyenler, bugün aynı isteğimiz sebebiyle yargılanmamızı talep etmektedirler. Biz Recep Tayyip Erdoğan şiir okuması sebebiyle cezalandırıldığında, bu hususu da düşünce hürriyetine aykırı bularak eleştirmiştik” dedi.

Sanık Ferhat Tunç Yoslun da savunmasında, şov programlarında seyircilerin ancak program yönlendiricilerinin hareketiyle alkış tuttuğunu anlatarak, bu nedenle Beyazıt Öztürk’ün alkışlamanın kendisinin isteği dışında gerçekleştiğine dair sözlerinin doğru olmadığını ve söylenen sözlerin alkışlanması gereken sözler olduğu için alkışlandığını ileri sürdü.

Sanık Ayşe Gül ise iddianamede bahsi geçen basın açıklaması sırasında kendisinin olmadığını, dilekçeyi imzalayıp verdiğini, Ayşe Çelik isimli öğretmenin sözlerinin barış çağrısı olduğunu ve suç içermediği kanaatinde olduğunu belirtti.

Sanık Neşegül Yaşın da barışsever bir insan olduğunu, çocukluğunun Kıbrıs’ta savaş içinde geçtiğini ve mahkemenin adil bir karar vermesini istediğini dile getirdi.

Mahkeme, duruşmaya katılan sanıkların bir sonraki celselerden vareste tutulmasına hükmederek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Ara celsede Beyazıt Öztürk dinlendi

Yapılan ara celsede tanık olarak dinlenilen Beyazıt Öztürk, ifadesinde telefonla programa katılacak kişilerle pek çok çalışanın ön görüşme yaptığı, genellikle teknik asistanların bu görüşmeleri gerçekleştirdiğini ifade ederek, “Programa telefon ile bağlanacak kişiler, bizi aradıktan sonra biz onlara geri dönüş yapıyoruz ve ön görüşmeyi yapan çalışanımız, telefon veren kişiye hangi konuda ne gibi sorular soracağını sorup uygun sorular soracak olması halinde, bu kişiyi programa almaktadır.

Ancak programa katılan kişinin telefonda ne gibi sorular soracağı hususunda reji bilse de herhangi bir yere yazmak gibi bir uygulamamız yoktur. Bu nedenle Ayşe isimli sanığın hangi hususları soracağı hususunda mutabık kalınmış soruların yazılı olduğu bir metin yoktur. Ayşe isimli sanığın asıl soracağı sorunun ne olduğunu programdan sonra ilgili arkadaşlara sorup öğrenmedim” diye konuştu.

Programın tüm inisiyatifinin kendisine ait olduğunu ve yönetmenin yalnızca teknik anlamda görevi bulunduğunu dile getiren Öztürk, şunları söyledi:

“Televizyonda görünen kişi ben olduğum için doğal olarak programın tüm yönetimi ve telefonla katılan kişilerin yönlendirilmesi ve programdan alınması yetkisi de bana aittir.

Normalde telefon görüşmesi sırasında, vücudumun bir kısmı ekranda görünmediğinden bağlantısının kesilmesini istediğim kişilerle ilgili yönetmene elle ‘bağlantıyı kesin’ şeklinde işaret yaparım.

Olayın yaşandığı gün, ne olduğunu tam anlayamadığım ve hızlı bir gelişme olduğu için böyle bir işaret yapmadım.

Yönetmen olan sanığın, Ayşe isimli kişinin yanlış şeyler söylediğini fark etmesem de fark etmesi halinde dahi çalışma şeklimiz itibarıyla telefondan alacak bir tasarruf yetkisi yoktur.

Buna ancak ben karar veririm. Ben de fark etmediğim için telefondan Ayşe isimli kişiyi uzaklaştıramadık.”

Ara celseye katılan tutuksuz sanık Kadir Turnalı da savunmasında, telefonla bağlanacak kişilerle ilgili hangi hususta konuşacakları konusunda mutabık kalındıktan sonra küçük bir not kağıdıyla kendisine ulaştığını, programdan sonra kağıtları attıkları için elinde şu anda bu kağıdın bulunmadığı söyledi.

Sanık Turnalı, “Yüzde yüz hatırlamamakla birlikte Ayşe isimli sanığın soracağı sorunun programdaki konukların ünlü olmadan önceki bir anısı ile ilgili olduğunu hatırlıyorum. Telefon ile bağlananlarda direkt soruyu sormayıp önce bir sohbet ortamı oluştuğu için ben konuşmanın ilerleyen aşamalarında Ayşe isimli sanığın sorunun dışına çıktığını fark ettim ancak tanık Beyazıt Öztürk’ün de anlattığı gibi Ayşe isimli sanıkla Beyazıt Öztürk sohbet halinde oldukları için müdahale edemedim. Ancak benim programdaki bir konuğu programın asıl idarecisi olan Beyazıt Öztürk’ten herhangi bir talimat almadan çıkartmam mümkün değildir. Aramızdaki çalışma ilişkisi itibarıyla böyle bir yetkim yoktur” ifadelerini kullandı.

İddianame

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekili İdris Kurt, “Beyaz Show” programında 8 Ocak 2016’da “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla program sorumlusu Kadir Turnalı ve programa telefonla bağlanan Ayşe Çelik hakkında ”terör örgütü propagandası yapma” suçundan 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı.

Aralarında avukat, akademisyen ve gazetecilerin de bulunduğu 40 kişi de Çelik’in söylediği sözlerin altına imza attıklarını belirterek, kendileri hakkında suç duyurusunda bulundu.

Savcılık, bu kişiler hakkında da hazırladığı iddianamede, ”terör örgütü propagandası yapma” suçundan 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası talep etti.

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameleri birleştirme kararı aldı.

Yargılananlar arasında T24 yazarı Oya Baydar, eski CHP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Onanç, Prof. Gençay Gürsoy, sanatçı Ferhat Tunç, avukatlar Bahri Belen, Ergin Cinmen ve insan hakları savunucusu Şanar Yurdatapan gibi isimler yer alıyor.

Etiketler: / / / / / / / / / / / / / /

Yol tükendi, hal tükendi -vefasızlık- pir tükendi
Haberin aldık Peyikler ile, Bir Çınar daha devrildi diye, Erkeklere İmanım,kadınlara Sultanım,Çocuklara Abim derdi. Bastonu bir aksesuvar gibiydi,Yürüyüşü dik, gözü tok,sözünü...
Pir Ali Haydar Cilasun’un ardından
Nuray Bayındır / İrfan Dayıoğlu 27 Aralık 2016 günü aramızdan ayrılan koca çınarımız Pir Ali Haydar Cilasun Alevi ve sol...
Ali Haydar Cilasun Dede’yi Kaybetmişiz
Bir çınar göçtü, dolu dolu bir insan. Arkadaşım Veysel Işık ile Cilasun dedeyi aramaya gitmiştik Berlin’e. Ozan dostumuz İhsan Özgür...
O koca yürek sustu, Pİr Ali Haydar Cilasun hakka uğurlandı…
Alevi hareketinin önemli isimlerinden ve emektarlarından, Demokratik Alevi Hareketi Onursal başkanı Pir Ali Haydar Cilasun’un 27 Aralık 2017’de hakka yürüdüğü...
‘Acil kamulaştırmayla Dersimliler göçe zorlanacak’
Bakanlar kurulu Tunceli ve Kocaeli illerinde yapılmak istenen santraller için acele kamulaştırma kararı aldı. Konuya ilişkin PİRHA’ya değerlendirmede bulunan Av....
‘Bu anayasa değişiklik paketine hayır demeliyiz’
AKP tarafından sunulan ve MHP tarafından da desteklenen 18 maddelik Anayasa değişiklik teklifinin ilk tur oylaması sona erdi. 2. tur...
‘Laik eğitim, ekmek, su, hava kadar önemli’
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, milyonlarca çocuğun eğitimini, okuyacakları kitapları ve derslerin işlenişini belirleyecek müfredat taslaklarını açıklaması yeni tartışmaları da beraberinde getirdi....
Elif Ana: Bir Ermişi Ocak Yapan Özellikler
Bu yazıyı 23 yıldır hapiste olan ve dışarıdayken ocağa hizmeti geçen abim Hasan Göksungur‘a ithaf ediyorum. Keramet Gösterme Aleviler keramet...
Anayasa değişikliği: RTE’nin fantezisi olarak Türk-İslam Devleti tesis edilirken…
Nihayet AKP ve Türk devleti, yıllardan beri tartışılan anayasa sorununda son dönemece girmiş bulunmaktadır. Yaşananla tarihselliği ise cümlenin malumudur. Türk...
Arap Aleviler Ras El Seni’yi kutladı
Arap Alevilerin yeni yıl olarak kutladığı Ras El Seni bu yıl da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü,...
Tuzluçayır’da çözümün adresi: Mahalle meclisi
Ankara Tuzluçayır’da Tuzluçayır-Çağlayan-Kartaltepe Mahalle Meclisi, cami-cemevinin hastane olması için verdiği mücadelenin kazanımla sonuçlanmasının ardından çalışmalarına devam ediyor. Parklarda uyuşturucu ve alkol...
‘AKP Yezit damarının günümüzdeki sürdürücüsüdür’
Geçtiğimiz günlerde Büyükelçiler Toplantısında bir konuşma yapan İçişleri Bakanı Süleymen Soylu, Alevilerin Menderes ve Erdoğan dönemlerinde siyasi olarak rahat ettiklerini...
Kızılbaşların direngen kadınları
Çocukluğumuzun Maraş’ın da sıkça bahs edilen ve halen de hafızamda yer edinen kadınlar vardı. Belki en çok bilineni Elif anaydı...
Aleviler, AKP dönemimde hiç olmadıkları kadar ayrımcılığa uğramışlardır!
SEYİT SÖNMEZ Sadaret ked hudası (Dâhiliye Nazırı, İç İşleri Bakanı), Soylu Süleyman Büyükelçiler Konferansında: “Aleviler siyasi hayatta ve devlet hayatında...
Musâhiplik: Yol’da Birlik Dört Can
Musâhiplik, Alevi toplumu için en önemli kurumlardan biridir. “Yol birlikte gidilir” cümlesi, musâhiplik içindir; zira “Yol” kelimesi Aleviliği temsil eder....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bu yazı hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşın...