$ DOLAR → Alış: 3,53 / Satış: 3,55
€ EURO → Alış: 3,76 / Satış: 3,77

Bayramı bulabildiniz mi?

Bayramı bulabildiniz mi?
  • 13.07.2016
  • 145 kez okundu

Ali ERDOĞAN

Her ülkede değişik zamanlarda bayram yapılır. Küskünler barışır, ziyaretler yapılarak hasretler giderilir. Kin ve nefrete son verilir. Herkes yeni bir sayfa açar yaşamında. Barış içinde yaşamaya vesile olur bayram. Bayrama bir iki gün kala hazırlıklar yapılır. Bayram günü herkes erkenden kalkar. Kendi inanış ve törelerine göre bayramı kutlar. En temiz giysiler giyilir. Büyüklerin elleri öpülür, bayram harşlıkları beklenir. Çocuklar grup halinde komşuları gezer. Şeker bayramı ise şeker toplanır. Komşuya bayram ziyaretlerine gidilir. O ortamda bir mutluluk havası eserdı. Bayramlar böyle yaşanırdı çok seneler önce.

Yukarıda kısaca anlatmaya çalıştığım bayramı bulmak için akşamdan yatağıma uzandım. Çocukluğumda yaşadığım bayramı bulmalıydım. Düşümde kendimi köyümden buldum. Erken kalkmıştım. Temiz giysilerimi giymiştim. Annemin elini öpmüş haşlığımı beklemiştim. Annem beni öptükten sonra, koynunda bir çıkın çıkardı, içinde 25 kruş çıkarıp bana vedi, “çok bayramlar göresin canım oğlum” demeyi ihmal etmedi. O gün 25 kruş büyük paraydı. 25 kruşumu avucuma koydum, mahalledeki arkadaşlarımın yanına gittim. Maksadım arkadaşlarıma 25 kruşu gösrterip övünmekti. Telefonun çalmasiyle uyandım. Elim kapalıydı. Paramı tutuyorum sandım. Açtım, boştu…..

Yatağıma yine uzandım, ille de o bayram neşesini tatmalıydım. Düşler deryasına daldım. Nerde bulmalıydım bayramı? Olsa olsa camide olur. Çünkü bir ay oruç tuttular düşüncesiyle, camiye vardım bayramı sormaya. Almadılar beni içeri, “aptessizsin” dediler. Kiliseye vardım. Seni tanımıyoruz dediler. 72 milleti aynı nazarla gören Cemevine gittim bayramı bulmaya. Beni buyur ettiler içeri. Ne aradığımı sordular. Anlattım maksadımı. Yaşlı bir Eren: “Bulamamazsın o eski bayramları. Bayram “Hakka” yürüyeli on seneyi geçiyor. Bayram nasıl gelsin be oğul? Bir ülkede, bizzat devlet, tankıyla, uçağıyla kendi köylerini, kasabalarını ve şehirlerini bombalarsa; taş üstünde taş bırakmazsa, yaşıyan halkı göçe zorlarsa o ülkede bayram olur mu? “Açma kutuyu söyletme kötüyü” yavrum. Bu ülkede ölüm var, gözyaşı var bayram uğrar mı? Öldürülen bir kadının cenazesı günlerce yerde bekletılıyorsa, öldürülen çocuk defn edilmediği için kokmasın diye buzdolabına konulan bir ülkeye bayram uğrar mı?” dedi ve gözlerinden iki damla yaş belirdi, uzaklaştı daha fazla konuşamadı. İlerde oturan bir ana sözü aldı: “Sayğılı kardeşim, bir ülkede okul harşlığını temini için, yıllarca yapılan yük taşımaya giderken o ülkenin silahlı kuvvetlerince körpecik bedenler pare pare ediliyorsa ve yapanlar yargılanmıyorsa, o ülkeye bayram gelir mi? Hangi birini anlatayım? Bir ülkede vatandaşım dediğin yüzlerce bireyleri bir bodrumda kıstırıp kimyasal silahlarla öldürüp cenazeleri değişik adreslere taşınıyorsa; Ülkenin en üst düzey yetkilisi vatandaşına “ya baş eğeceksin ya baş verecesin” diyorsa o ülkede bayram olur mu?”dedi ve sustu.

Benim ki, Kürt inadı olsa gerek, ille de bayramı görmeliydim. Deniz herkesi bağrına basar. Olsa olsa bayram ordadır düşüncesiyle deniz yolunu tuttum. Karşılaştığım her bireyde bayramı sordum. Sandılar ki, bayramlarını kutluyorum, “sizlere de iyi bayramlar” diyerek yollarına devam ettiler. Kıyı hayli kalabalıktı. Yanımda duran birine sordum: Bayramı buldunuz mu?  “Bayram kim? Arkadaşın mı? Ara bulursun” dedi. Erenler’den olduğunu tahmin ettiğim pala bıyıklı bir başkası söz aldı: “Kardeş, ülkemizde her şey yapma çiçek gibidir. Gerçeğe benzer ama yapmadır. Bayram yok, varmış gibi kutlama yaparız. Örneğin: laikliğin ası uygulanmaz, ama laik bir ülke olduğumuzu söyleriz. Ülke kan gölüne dönmüş sen bayramı arıyorsun. Değirmen suya gitmiş sen “şakşakı” arıyorsun misali” dedi.

Bu sohbet devam ederken, yanı başımızdan gazetesını okuyan biri başını kaldırdı: “Size Ozan Can Yücel’den bir dize okuyayım” dedi. “Farkında olmalı insan / Ömür dediğin üç gündür / Dün geldi geçti yarın meçhuldur / O halde ömür dediğin bir gündür, o da bu gündür” dedi ve ekledi: “herşeyin anahtarı sevgidir. Sevin birbirtinizi. Başta kendinizle barışık olun. Ve çıplak ayakla ilk defa bastığınız toprağı (vatanınızı) unutmayın” dedi ve gazetesine yine döndü. İlerde bizi dinleyen gençlerden bir katıldı sohbete: “Amcalar, herşey değişiyor. Değişmeyen tek şey değişimdir. Diyalektiğin bir kuralı vardır: “babamdan ileriyim ama, oğlumdan geriyim” der. Gençler uyanıyor. Liseliler ve Üniversite öğrencileri tepkilerini dile getiriyorlar. Bu yetmez. Siz büyüklerimiz gençlere köstek olmayınız. Ezilen tüm kesimler birleşmeli, esnafı, işçisi, memuru, sağcısı solcusu, demokratı bir çatı aldında birleşmeli. Evrensel demokratik kurallar içerisinde silahsız tepkisini dile getirmeli. İşte o zaman bu amca aradığı bayramı bulur. Bu ülke bizim,   hepimizin. 23 yaşında gemi filosuna sahip olanların değil. Ayakkabı kutularında halkın alın terlerini istif edenlerin hiç değil” dedi sohbete noktayı koydu. Eşim beni dürterek uyandırdı. “Hergün erken kalkardın, nedir bu bitmeyen uykun? Ter işerisinde kalmıştım. Bayram arayışım böylece sonlandı. Sizler bayramı buldunuz mu? Bayramı yaşadınız mı? Ben bulamadım…..

Eski HDP İstanbul Milletvekili Erdoğan’a hakaretten ifade verdi… ‘Alevilerin sesini kesmeye yönelik’
HDP İstanbul eski Milletvekili Turgut Öker, Kahramanmaraş'ta Maraş olaylarının anmasında yaptığı bir konuşmasında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında açılan...
Barış için Akademisyenler inisiyatifine Almanya’dan ödül
Johann-Philipp-Palm İfade ve Basın Özgürlüğü ödülüne layık görülenler arasında Barış için Akademisyenler inisiyatifi de bulunuyor. DW Türkçe’ye konuşan Gizem Sayın,...
Onbinlerden ‘Yo soy Fidel’ sloganları
Küba’nın Devrimi’nin Lideri Fidel Castro’nun külleri, gerilla hareketinin başlangıç noktası olan Santiago de Cuba kentine ulaştı. Fidel’in külleri, törenin ardından...
CHP’li Torun: HDP’lilerin tutuklanması siyasi bir karar
CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, HDP’lilerin tutuklanmasının siyasi bir karar olduğunu söyledi.
Alevi Kadınlar Vardır
CEREN ATAŞ “Alevi örgütlerinde kadın yok eleştirime karşı gelen erkek savunmalarının hepsi ‘kadınlar uygun değil evi kocası çocukları var toplantılara...
Türkiye Nereye Gidiyor?
Suriye’de askeri operasyona çıkan, terörden(!) arındırılmış bölge yaratmak amacıyla Cerablus’u işgal eden Türkiye, burada durmayarak Halep sınırına kadar olan Kobane...
İhraç edilen akademisyenler mücadelede kararlı
Akdeniz Üniversitesi’nden ihraç edilen akademisyenler: Her zaman düşüncelerimizi ifade etmeye, bilim ne gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğiz.
İzzettin Doğan’dan FETÖ itirafı: ‘Alevi imamı’ doğru, FETÖ baskı yaptı
Gülen Cemaatinin ‘Cami-Cemevi’ projesini destekleyen Cem Vakfı lideri Doğan, FETÖ’nün kamuda çalışan Alevilere baskı yaparak görevi bırakmaya zorladığını söyledi. Doğan,...
Alman hükümetinde MİT endişesi
Batı Alman Radyoları (WDR) ile Kuzey Alman Radyoları’nın (NDR) haberine göre, Alman hükümeti Türk Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) Almanya’daki faaliyetleri...
Aleviler  Tv10 için yine Galatasaray meydanındaydı
TV10’un OHAL sonrası Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılmasının ardından yeniden açılması talebiyle çalışanların başlattığı eylem 9. Haftada devam etti.
Munzur’un Dünya Mirası Listesi’ne alınması için başvuru
Dersim Barosu, Munzur Vadisi’nin “Dünya Mirası listesi”ne alınması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunulduğunu açıkladı.
Kenanoğlu “Dersim halkının iradesine el konuldu”
Hubyar Sultan Ocağı mensubu ve HDP 25. dönem milletvekili olan Ali Kenanoğlu Evrensel gazetesindeki köşesinde Dersim belediyesine atanan Kayyım  konusunu...
Her sabahın bir sahibi vardır!
Son yıllarda “Eyy” diye başlayan söylemlere alıştırılıyor kulaklarımız. Eskiden “Eyy” diyenler ayıplanır, insanlara insan gibi üslupla hitap etmesi önerilirdi. Okulsuz,...
Fuzûlî’nin ‘Kürtçe’ şiirleri
Fuzûlî'nin Kürtçe şiirleri gün yüzüne çıkarıldı. Kayıp şiirler, şair Selim Temo tarafından latin alfabesine çevrildi.
Yangın Ülkesinin Çocukları
Yangınlar ülkesinin yanan çocuklarıyız. Ateş sadece düştüğü yeri mi yakmalı? O hepimizi yakıyor. Sustukça daha çok yanıyoruz. Tek tek ya...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ