$ DOLAR → Alış: 3,50 / Satış: 3,52
€ EURO → Alış: 3,73 / Satış: 3,75

Babai Ayaklanması 1238

Babai Ayaklanması 1238
  • 20.04.2016
  • 778 kez okundu


Bâbâ
‘î ya da Baba İshak Ayaklanması, Vefâ’îyye tâkipçilerinden Ebu’l Bekâ Baba İlyas bin Ali el-Horasânî ve müridi Baba İshâk Kefersudî’nin çıkardığı Bâbâ’î ayaklanması, bugünkü Alevî-Bâtınî yerleşim yerlerini belirleyen isyândır. Anadolu’da Alevî nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde etkili olmuştur. Anadolu Selçuklu Devleti tarihindeki en büyük halk ayaklanmasıdır. 1237[1] tarihinde, Vefâ’îyye[2] tarikatına bağlı Ebû’l-Bekâ Baba İlyâs bin Ali el-Horasânî’nin müridlerinden olan Baba İshâk Kefersudî’nin öncülük ettiği ayaklanma, Anadolu Selçuklu ordusunca paralı Frank askerleri kullanılarak güçlükle de olsa bastırılmıştır.[3] Ama bu olayı izleyen dönemde ortaya çıkan ve Babâîlik olarak bilinen siyâsî-dinî nitelikteki hareketin etkisi yıllarca sürmüştür.

Ayrıca bakınız: Dede Karkğın, Seyyid Ebû’l Vefâ Tâcû’l-Ârifîn, Ebû’l-Bekâ Baba İlyâs, Baba İshâk Kefersudî ve Babâîlik
*******
Ayaklanmanın niteliği ve sebepleri
Yerleşik halkın inançlarına göre kadim inançlar ile İslamiyet’in batini ve felsefik yorumları ile bir nev’i sentez olarak kabul edilebilen Bâbâ’îlik, Alevîliğin ana temellerinden biri olmuştur. Ayrıca, XVI. yüzyıldaki Alevî ayaklanmaları üzerinde de büyük etkisi vardır. Sonuçları itibarıyla bu isyan ile Anadolu Selçukluları zayıflamış ve Anadolu, Moğolların saldırısına açık hale gelmiştir.

Baba İshâk Kefersudî’nin vazife ve yetkileri
Baba İlyas‘ın en önde gelen hâlifesi konumunda olan Baba İshâk Kefersudî ayaklanmanın propaganda ve teşkilâtlanma safhasından filen başlatıp yürütülmesine kadar her konuda Baba İlyas tarafından tam yetkili kılınmıştı.[4] Elvan Çelebi‘nin sağladığı yeni bilgilerin ışığı atında İbn-i Bîbî’nin çelişkili ifadeleri tekrar değerlendirildiğinde isyânı asıl tertip edenin Baba İshak değil Baba İlyas olduğu anlaşılmaktadır.[5]

İslâm Dîni İsmâ‘ilî Şîʿîliğiyle alâkalı bir dizidir.
Bâtınî-İsmâ‘îl’îyye
Hazırlayan nedenler
13. yüzyılda Moğol baskısıyla çok sayıda göçebe halklar Anadoluda otlak arıyordu;  Anadolu Selçuklu yönetimi yerleşik olan halkı koruyor ve yeni gelenleri cezalandırıyordu. Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev‘in adaletsiz yönetimi, yoksul ve haksızlığa uğrayan geniş kitlelerinin Baba İlyas‘ın çevresinde toplanmasına da yol açtı. Baba İlyas’ın yardımcısı olan Baba İshak, göçebe alevileri örgütledi ve onları bir ayaklanmaya hazırladı. Artık Baba İshak’tan gelecek işareti beklemeye başlamışlardı.

Babâ’î İsyânı’nın safhaları
Ayaklanmanın başlaması
Baba İshâk Kefersudî Adıyaman Hısn-ı Mansûr yakınlarında Kefersud bölgesinde yaşayan Alevileri silahlandırarak çevreyi ele geçirmek suretile isyânı başlatmış oldu. Üzerine gönderilen Selçuklu kuvvetlerini peşpeşe yenilgiye uğratarak Adıyaman, Gerger ve Kâhta‘yı zaptetmeyi başardı.

Ayaklanmanın yayılması ve Baba İlyâs’ın idamı
Daha sonra ise Malatya üzerine yürüyerek buradaki Selçuklu Valisi Muzaffer’ûd-Dîn Ali Şîr kuvvetlerini de bozguna uğrattıktan sonra kendisine katılan takviye kuvvetlerle Amasya’ya ulaştı. Onun bu başarıları karşısında, gelişmelerden Baba İlyas’ı mesul tutan Selçuklu Komutanı Mübâriz’ûd-Dîn-i Armağanşâh Baba İlyas’ı derhal idam ettirdi.[5] Baba İlyas’ın idamına pek öfkelenen Baba İshak bu mevkîde Mübâriz’ûd-Dîn-i Armağanşâh kuvvetlerini de dağıttıktan sonra doğrudan Payitâht Konya üzerine yürüyüşe geçti.[6]

Malya meydan muharebesi ve ayaklanmanın bastırılması
Baba İshak’ın güçlerine ayaklanan Alevilerin yanı sıra, Halep ve Antep yöresine sürülmüş olan türkmenleri de katılınca ayaklanma daha da geniş bir bölgeye yayılmış oldu. Elbistan’da yenilen Anadolu Selçuklu ordusu Sivas’ı ayaklanmacılara bırakmak zorunda kaldı. Ardından Amasya ve Kayseri de ayaklanmacıların eline geçti. Ayaklanmacılar başkent Konya’yı tehdit etmeye başlayınca, II. Gıyaseddin Keyhüsrev buradan ayrılmak zorunda kaldı. Baba İlyas’ın Amasya Kalesi‘nde öldürülmesi ayaklanmacıları daha da kışkırttı. Ayaklanmacılar Kırşehir‘e doğru ilerlemeye başlamışlardı. 1240 tarihide Baba İshak kumandasındaki Babâîler, aileleri, sürüleri ve bütün ağırlıklarıyla Kırşehir’in doğusunda yer alan “Malya” Ovası’nda “Emîr Necm’ed-Dîn” komutasındaki Selçuklu Ordusu ile karşı karşıya geldiler. Kumandan Emîr Necm’ed-Dîn’in zırhlı kuvvetlerden oluşan kiralık Frank askerlerini öne almak suretiyle saldırması neticesinde “Babâîler Ordusu” darmadağan oldu. Muharebenin sonunda Baba İshak ta hayâtını kaybetmişti. Mağlup olan Babâîler‘in tamamı kılıçtan geçirildi.[1]

Bâbâ’î ayaklanmasının beli başlı sonuçları
Bâbâ’î Ayaklanması, Anadolu Selçuklu Devletini iyice güçsüz duruma düşürdü ve Anadolu Selçukluları Anadolu’ya giren Moğollara 1243’teki Kösedağ Savaşı’nda teslim olmak zorunda kaldı. Bâbâ’î Ayaklanması bastırılmasına karşın, bu harekete bağlı olarak yayılan Babâîlik inancı etkisini uzun zaman sürdürmüştür. Bâbâ’î ayaklanmasının meydana getirdiği tesirleri aşağıdaki maddeler halinde sıralanabilir:

Asıl Bâbâ’î Hareketi’de bu ayaklanmadan sonra tesirlerini göstermeye başladı. Baba İlyas çevresine toplanan Yesev’îyye, Vefâ’îyye, Kalender’îyye, Haydâr’îyye Alevi dervişlerinden çoğunun katıldığı bu ayaklanma hedefine ulaşamadıysa da, sağ olarak kurtulabilen taraftarları arasında büyük bir dayanışmanın hâsıl olmasına aracılık etti.[5]
Baba İlyas‘ın kutsallaştırılan şahsiyeti gittikçe yeni bir syncrétique (farklı dinî inançları bünyesinde toplamak suretiyle birleştiren) tasavvufî
hareketin odak noktası oldu. Sonradan Babâîlik adını alan bu cereyan Türkmenler arasında doğduğu ve onlara hitâp ettiğinden ötürü, onların sosyal, kültürel ve dinî i’tikadlarıyla ahenkli bir yapı oluşturdu. Kısacası Babâîler’in inançları o devirde doğuda Müslümanlar tarafından Semen’îyye olarak adlandırılan dinîn i’tikadlarının pek çoğunu kendi bünyesinde barındırmaktaydı.[7]

Günümüzde her ne kadar Babâîlik adı altında bir mezhep/tarikât bulunmamaktaysa da, Bâbâ’îyye hareketinin inanç ve geleneklerini atalarından miras olarak alan Kızılbaşlar adını verdiğimiz zümreler ve onların i’tikadlarını barındıran bir Bektâşî Tarikâtı mevcuttur. Daha sonraki dönemlerde Şiîliğin ve Hurûfîliğin etkileri hariç tutulacak olduğunda, Kızılbaşlık ve Bektâşîliğin Babâîler’in i’tikadlarının değişik isimler altında yeniden sahneye çıkmasından başka bir şey olmadıkları apaçık bir şekilde görülmektedir.[5]
İlmî açıdan Şiîlik aracılığıyla açıklanması pek olası görülmeyen ve bu iki tarikâta mensup yazarlar tarafından XVI. yüzyıldan evvel kendi bünyelerinde henüz Şiîliğin tesirlerinin hissedilmediği devirlerde üretilen bazı menkıbelerden müteşekkil olan eserler Bâbâ’îyye i’tikadını anlamamıza ışık tutan yegâne kaynaklar olarak karşımıza çıkmaktadır.[8]
Ayrıca bakınız: Anadolu Selçukluları devrinde Alevîler, Alevî-Bâtınîlik tarihi, Safevî-Kızılbaş tarihi, Hurûfî-Bektâşî inancı, Semen’îyye ve Tengricilik
Bâbâ’î ayaklanmasının Bektâşî Tarikâtı ve Kızılbaşlık üzerindeki tesirleri şeması
babai
Şiilik
Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]
^ a b TDV, İslâm Ansiklopedisi, Cilt 4, Sahife 368-369.
^ Dursun Gümüşoğlu: Tâcü’l Arifîn es-Seyyid Ebu’l Vefâ Menakıbnamesi – Yaşamı ve Tasavvufi Görüşleri, Can Yayınları, 2006, s. 48
^ Cambridge Illustrated History of the Middle Ages, 1250-1520, p. 279
^ Elvan Çelebi, Menâkıb’ûl-Kudsiyye, sahife 47-54.
^ a b c d e f Ocak, Ahmet Yaşar XII yüzyılda Anadolu’da Babâîler İsyânı, sahife 83-89, İstanbul, 1980.
^ İbn-i Bîbî, El-Evâmir’ûl-‘alâ’iyye, sahife 498-499.
^ Balcıoğlu, Tahir Harimî, Türk tarihinde mezhep cereyanları, (Mukaddime ve Notlar: Hilmi Ziya Ülken), Kanaat Yayınları, Ahmed Sait tab’ı, İstanbul, 1940.
^ TDV, İslâm Ansiklopedisi, Cilt 4, Sahife 373-374, İstanbul, 1991.
^ Balcıoğlu, Tahir Harimî, Türk Tarihinde Mezhep Cereyanları, (Mukaddime ve Notlar: Hilmi Ziya Ülken), Ahmet Sait tab’ı, 271 sayfa, Kanaat Kitabevi, İstanbul, 1940.
^ TDV, İslâm Ansiklopedisi, Cilt 4, Sahife 373-374, İstanbul, 1991.
^ Araştırmacı, yazar ve tarikât uzmanı Abdülbaki Gölpınarlı’ya göre ise “Kızılbaşlar” Hûrremîler’in ruhânî torunlarndan başka birşey değillerdi. (Kaynak: Roger M. Savory, Encyclopaedia of Islam, “Kizil-Bash”, Online Edition 2005)
^ Balcıoğlu, Tahir Harimî, Türk Tarihinde Mezhep Cereyanları – Anadolu Şiîliğinin çok mühim iki cephesi: Hurûfîliğin esâs âkaidi, Sayfa 198, Kanaat Kitabevi, 1940.
^ Alevîliğin tanınmış araştırmacılarından Ahmet Yaşar Ocak’a göre ise “Bektâşîler” Türk toplumlarında ki Semen’îyye i’tikadının İslâmî bir cilâ altında yeniden ortaya çıkmasından başka birşey değillerdi. (Kaynak: Ocak, Ahmet Yaşar XII yüzyılda Anadolu’da Babâîler İsyânı, sahife 83-89, İstanbul, 1980.)
alevi_bektasi Alevi Babailik baba ishak baba ilyas

Etiketler: / / / / / / / / / / / / / /

İzzettin Doğan’dan FETÖ itirafı: ‘Alevi imamı’ doğru, FETÖ baskı yaptı
Gülen Cemaatinin ‘Cami-Cemevi’ projesini destekleyen Cem Vakfı lideri Doğan, FETÖ’nün kamuda çalışan Alevilere baskı yaparak görevi bırakmaya zorladığını söyledi. Doğan,...
Alman hükümetinde MİT endişesi
Batı Alman Radyoları (WDR) ile Kuzey Alman Radyoları’nın (NDR) haberine göre, Alman hükümeti Türk Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) Almanya’daki faaliyetleri...
Aleviler  Tv10 için yine Galatasaray meydanındaydı
TV10’un OHAL sonrası Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılmasının ardından yeniden açılması talebiyle çalışanların başlattığı eylem 9. Haftada devam etti.
Munzur’un Dünya Mirası Listesi’ne alınması için başvuru
Dersim Barosu, Munzur Vadisi’nin “Dünya Mirası listesi”ne alınması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunulduğunu açıkladı.
Kenanoğlu “Dersim halkının iradesine el konuldu”
Hubyar Sultan Ocağı mensubu ve HDP 25. dönem milletvekili olan Ali Kenanoğlu Evrensel gazetesindeki köşesinde Dersim belediyesine atanan Kayyım  konusunu...
Her sabahın bir sahibi vardır!
Son yıllarda “Eyy” diye başlayan söylemlere alıştırılıyor kulaklarımız. Eskiden “Eyy” diyenler ayıplanır, insanlara insan gibi üslupla hitap etmesi önerilirdi. Okulsuz,...
Fuzûlî’nin ‘Kürtçe’ şiirleri
Fuzûlî'nin Kürtçe şiirleri gün yüzüne çıkarıldı. Kayıp şiirler, şair Selim Temo tarafından latin alfabesine çevrildi.
Yangın Ülkesinin Çocukları
Yangınlar ülkesinin yanan çocuklarıyız. Ateş sadece düştüğü yeri mi yakmalı? O hepimizi yakıyor. Sustukça daha çok yanıyoruz. Tek tek ya...
Suruç Katliamının 500. günü, dosya hâlâ gizli
Urfa Suruç’ta IŞİD tarafından yapılan ve 33 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan canlı bomba saldırısının 500. günü.
Müslüm Doğan “Yeni devlet modelinde Alevilere yer yok”
AKP ve MHP’nin anayasa görüşmeleri sürerken, kamuoyunun ve siyasilerin tepkileri devam ediyor. HDP’nin Alevi vekillerinden İzmir Milletvekili Müslüm Doğan PİRHA’ya...
Öğrenciler, CNN Türk Genel Müdürü Aktaş’ı protesto etti
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde "Medya ve 15 Temmuz" başlıklı bir panele gelen CNN Türk Genel Müdürü Erdoğan Aktaş fakülte öğrencileri...
Çanakkale halkı: Fıtrat değil, denetimsizlik
Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri, Adana Aladağ'da ihmaller sonucu çıkan yangında 11'i çocuk 12 kişinin hayatını kaybetmesini protesto etti.
Aleviler: Aladağ Madımaktır
Diren Keser – Mersin – 30.11.2016 Türkiye yine bir çocuk katliamıyla karşı karşıya. Adananın Aladağ ilçesinde bulunan ve 34 öğrencinin...
HALEP’TE DENKLEMİ DEĞİŞTİREN HAMLE
Halep’te savaşın denklemini değiştirecek hamleler peş peşe geldi. Suriye rejimi, 2012’den beri silahlı grupların denetimindeki 12 bölgeyi ele geçirdi. Halkın...
‘Zaman aşımı’ kararına itiraz
İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon ve kayıp Yakınları, 1995’te gözaltında katledilen Hasan Ocak davasına ilişkin verilen zaman aşımı kararını protesto...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ