$ DOLAR → Alış: 3,45 / Satış: 3,46
€ EURO → Alış: 3,66 / Satış: 3,68

Ali Kenanoğlu yazdı: Ortaca Katliamı ve Terolar

Ali Kenanoğlu yazdı: Ortaca Katliamı ve Terolar
  • 10.06.2016
  • 649 kez okundu

Ali Kenanoğlu Evrensel gazetesindeki köşesinde Ortaca katliamını ve Terolar’ı yazdı…

 

Muğla’nın Ortaca ilçesindeki Alevilere yönelik 5 Haziran 1966 yılında gerçekleştirilen katliamın 50. yılını geride bıraktık. Belki de unutulan yüzlerce Alevi katliamından birisidir Ortaca Katliamı.
Ortaca Katliamı’nda Cevdet Sunay Cumhurbaşkanı, iktidarda Adalet Partisi, başbakanlık koltuğunda Süleyman Demirel oturuyordu.
İkinci dünya savaşında vergisini ödemeyen azınlıkları çalıştırmak amacı ile Muğla Dalaman’da bir “azınlık kampı” kurulması planlanır ve yapımına başlanır. Bu bölge yerleşik durumda olan Tahtacıların (Türkmen Alevi) elinde bulunmaktaydı. Devlet tahtacıları yakında bulunan başka bir tahtacı köyüne Fevziye’ye yerleştirir. Buradan da eski Oritenya mevkine göç ettirir.
O zamanlar bataklık olan bu yer Tahtacı Aleviler tarafından kurutulur ve bayındır hale getirilir. İşte Ortaca’da böylece kurulmuş olur.
1960 yılında devlet Alevi olan Fevziye köyüne yakın olan bir bölgeyi Nurcu Sünnilerin bulunduğu Kızılyurt (günümüzde Güzelyurt) köyünün Nurcu Sünni olan ağasına verir ve kargaşanın temeli atılır. Nurcu Sünnilerinde yine buraya bir göç politikasıyla getirildiği bilinmektedir.
1962 yılında Fevziye köyünden bir adam ve eşi odun toplamak amacı ile Kızılyurt’a verilen bu bölgenin yakınlarındaki ormanlık araziye girer. Bunu gören 5 Sünni, “Alevilerin namusu olmaz” cevabı ile arkalarından giderler. Adamı tutup bir ağaca bağlar ve eşine gözlerinin önünde tecavüz ederler. Daha sonra adamı bırakıp kaçarlar. Adam ve eşi köye dönünce durumu anlatır ve adam toplarlar. Aleviler ağanın mekanını basar. Buna çok sinirlenen Sünniler bir gün Dalaman Çayı kenarında pamuk toplayan kadın ve çocukları katlederler. Sinirleri yatışmayan sünniler yeşil bayrak altında adam toplamaya başlarlar ve 16 Sünni köyü birleşerek yaklaşık 700 kişilik silahlı adam toplanır. “Bu topraklar bizimdir, Tahtacılar dağınıza gidin” ,”Bir Tahtacı öldüren cennetliktir” sözleriyle Ortaca merkezine yürümeye başlarlar. Önlerine hiç bir güvenlik kuvveti çıkmaz ve merkeze varırlar. İçinde Alevilerin bulunduğu bir sinemayı basar ve burada 2 kadına tecavüz ederler. Kaçmayı başaran Aleviler kurtulur. Sinema, sahibi ile birlikte yakılır.
Bununla iflah olmayan Sünniler belediye binasını basar. Ortacanın ilk belediye başkanı ve bir Alevi olan Ziya Çavuş’u makamında yakalar ve uzun olan saç ve sakalını keserler. Bir kağıda imza attırarak makamından indirir ve yerine kendi aralarından bir Sünniyi yerleştirirler. Bu olaydan sonra Ortaca asla bir Aleviyi belediye başkanı seçmeye cesaret edemez.
Tüm Alevi katliamlarında olduğu gibi bu katliamda da devlet katliama göz yumarak destek vermiştir. Ortacayı basan 700 kişinin nereden silah bulduğu, hiçbirinin okuma yazması yokken belediye başkanına nasıl bir sözleşme hazırlatıp imzalattıkları, Kızılyurt’la Ortaca merkez arasındaki 10 km’lik yolu giderken hiçbir askeri güvenlik kuvveti tarafından durdurulmamaları ve belediye binasına yaya olarak 2 dakika uzaklıktaki jandarma karakolunun olaydan 2 saat sonra kuvvet göndermesi Devletin olaya yaklaşımını özetlemektedir.
Aleviler o zamanın Ortaca’sında çoğunlukta belediye başkanlarını seçmişler ve Ortaca’daki ticari faliyetlerin % 80’nini kontrolleri altında tutmaktadırlar. Manifaturacı-sinemacı-bakkal-toptancı-kereste atölyesi ve kereste ticareti gibi ticari faliyetler Alevilerin kontrolündeydi. Bu olaydan sonra Alevi esnafların çoğu İzmir’e göçtüler. Alevilerden boşalan ticari alanları Sünniler doldurdu. Ticari alandan geri çekilen Aleviler bir ucu Dereköy bir ucu Çaylı mahallesi bir ucu Karaburun olan 40 bin dekar çiftliği satarak ekonomik olarak gerilediler.
Ortaca Katliamı hazırlanışı, uygulanması, neden sonuç ilişkileri bakımından diğer Alevi katliamlarının aynısı olarak gözükmektedir.
Ortaca Katliamı’nın Alevi yaşam alanına Sünni bir topluluğun yerleştirilmesi ile başlayan gerginliğin yol açtığı bir katliam olduğunu da gözlemlediğimizde günümüzdeki Maraş’ta yapılmakta olan AFAD kampına neden karşı çıktığımız daha iyi anlaşılır olacaktır.
Aşk ile…

Etiketler: / / / / /

HDP’li Konca: Aleviler ve Anayasa’da yok sayılmakta
Anayasa değişikliğiyle beraber başkanlık sisteminin getirilmek istenmesine tepki gösteren Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili Besime Konca, tekçi ve muhafazakar anlayışı...
Karadeniz çevre dernekleri, TV10 için eylem yapacak
Alevilerin sesi TV10 için Karadeniz çevre dernekleri harekete geçti. OHAL ilanının ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile 28 Eylül günü...
Alevi yurttaş olarak zorunlu din derslerine tepki gösterdim
Dr. Abuzer Meral, ortaokula giden oğluna zorunlu din dersi kapsamında uygulamalı namaz eğitimi dayatmasına itiraz ettiği için yandaş medya tarafından...
Ve geldik bugüne…
NURAY BAYINDIR Daha dün İnsandaki bozulmanın farkını koyabilmek için bir ton söze ihtiyaç duyarken, bu gün yaşananlar sorunu kendiliğinden anlatıyor....
Şer’i Kemalizmin öç alma yöntemleri!
Hafızamızı yoklarsak; “PKK’lıların mezarları tahrip edilidi. PKK’lının mezar başna Türk bayrağı dikildi. PKK’lı kadının çıplak bedeni sokaklarda gezdirildi. PKK’lının cesedi...
İslamcı ve Kemalist Taraflar Arasında Dengesizlikleri Yaşamaya ve Bir Türlü  “Kendi Tarafı” Olamamaya Dair
Özellikle Avrupa diasporasının daha demokratik koşullarında Alevi kitlesi kendi kimliği ile ilgilenme firsatını buldu. Yüzyıllarca çeşitli baskı, dışlanma, ötekileştirilme, imha...
Bu hal o haldir
 “Nerede ve Hangi Kimlikte Doğacağımız Elimizde Değildir,  Ama “İnsan” Olmak Her Zaman Elimizdedir…”  La Edri. 1500’lü ve 1600’lü yıllarda Osmanlı...
Alevilerden İdil Kültür Merkezi ve Grup Yorum’a destek ziyareti
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, İdil Kültür Merkezi ve Grup Yorum üyelerini ziyaret etti. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, İdil Kültür Merkezi...
Alternatif alanlarda olacağız
Amed Büyükşehir Belediyesi’nin sinema biriminde eğitim veren ‘Babamın Sesi’ filminin ödüllü yönetmeni Zeynel Doğan, kayyum ataması sonrası içerisinde girilen ortamda...
Af Örgütü’nün Sûr raporu…
Uluslararası Af Örgütü, bir yılı aşkındır yasağın devam ettiği Amed’in Sûr ilçesine ilişkin rapor hazırladı. Rapor’da evlerin talan edildiği yaklaşık...
Eski HDP İstanbul Milletvekili Erdoğan’a hakaretten ifade verdi… ‘Alevilerin sesini kesmeye yönelik’
HDP İstanbul eski Milletvekili Turgut Öker, Kahramanmaraş'ta Maraş olaylarının anmasında yaptığı bir konuşmasında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında açılan...
Barış için Akademisyenler inisiyatifine Almanya’dan ödül
Johann-Philipp-Palm İfade ve Basın Özgürlüğü ödülüne layık görülenler arasında Barış için Akademisyenler inisiyatifi de bulunuyor. DW Türkçe’ye konuşan Gizem Sayın,...
Onbinlerden ‘Yo soy Fidel’ sloganları
Küba’nın Devrimi’nin Lideri Fidel Castro’nun külleri, gerilla hareketinin başlangıç noktası olan Santiago de Cuba kentine ulaştı. Fidel’in külleri, törenin ardından...
CHP’li Torun: HDP’lilerin tutuklanması siyasi bir karar
CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, HDP’lilerin tutuklanmasının siyasi bir karar olduğunu söyledi.
Alevi Kadınlar Vardır
“Alevi örgütlerinde kadın yok eleştirime karşı gelen erkek savunmalarının hepsi ‘kadınlar uygun değil evi kocası çocukları var toplantılara gelemiyor.’  Peki...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ