$ DOLAR → Alış: 3,50 / Satış: 3,52
€ EURO → Alış: 3,73 / Satış: 3,75
SÜLEYMAN DEPREM
SÜLEYMAN DEPREM

Alevilikte ocak kavramı

  • 17.05.2016
  • 1.398 kez okundu

Alevilikte ocakların anlam ve önemini anlatmadan önce, genel olarak insanlık tarihinde Ocak kavramını irdelemekte yarar vardır.

İlk çağda ateş bulunduktan sonra, yaşamdaki önemi anlaşılmaya başlanmıştır.  Ateş aydınlatma, ısıtma, vahşi hayvanlardan korunma, doğal ürünlerin pişirilerek insan yaşamına yararlı hale getirilmesi gibi bir birçok konuda insan yaşamına katkı sunmuştur. Bu vesile ile ateş bulunduğu günden bu yana kutsanmıştır.

ATEŞ: yaşam kaynağıdır.(su-hava-toprak gibi). OCAK da ateşin kaynağıdır. Ocak aile birliğini, eğitim merkezini ve doğa da kaynak merkezlerini simgeler. Aile ocağı, kültür ocağı, asker ocağı, baba ocağı, maden ocağı gibi. Ocaklar ateşin kutsanmasının bir yansıması ve sonucudur.

Ocak yeniden doğuşun, ölümsüzlüğün ve devamlılığın simgesidir. Bu devamlılık biyolojik, genetik, kültürel devamlılığı; hem de toplumsal, ailesel ve inançsal vs. aidiyetleri içerir.

Kısaca Ocak; ana kaynak, besleyen, üreyen ve koruyan temel kaynaktır.

ALEVİLİKTE OCAKLAR

Aleviler ocaklara daha da özel bir önem yükleyerek, tüm ilke ve esaslarını kural ve yöntemlerini Ocak örgütlenmesi biçiminde geliştirmişlerdir.  Bu ocaklar Aleviliğin kitleselleşmesi ve eğitimin kesintisiz uygulanması örgütsel ve inançsal denetimin sağlanması için çok önem arz etmektedir.

Alevi ocaklarında her türlü ekonomik ve finansal dağıtım, paylaşım örgütlenir. Hukuksal denetim CEM’ler vasıtasıyla yapılır. Çocukların eğitim ve gelişimi planlanır. Aile kurumu (YOL-Erkan hükümlerine göre musahiplik yöntemiyle)denetlenir. Ocaklar arası hiyerarşik iletişim sağlanır. Ortak erkanname doğrultusunda fikir alışverişi yapılır. Kısacası tüm toplumsal, kültürel, siyasal, ekonomik ve inançsal işleyiş Ocaklar tarafından organize edilerek halka, liyakat ve eşitlik esasına dayanarak iletilir.

Ocaklar Özyönetim mekanizmasının merkezi konumundadır.

Temel işlevsel Alevi ocakları

REHBER OCAKLARI

Rehber ocakları işlev olarak toplumun, Alevilik esaslarına göre bilgi ile donatılması ve Pir lerin toplumla buluşturulmasından sorumludurlar. Yol ve erkânın uygulanmasında Pir e yardımcı olur.

PİR OCAKLARI

Rehberlerin hazırladığı toplumu denetlemek yol ve erkâna uygun uygulamaları icra etmek, toplumsal sorunlara çözüm bulmak ve dayanışmayı, paylaşımı ve kardeşliği (Musahip) sağlamakla sorumludurlar.

MÜRŞÜT OCAKLARI

Kendisine bağlı ocak Pirlerini İrşat (eğitim) ve denetlemeden sorumludur. Pirlerin gündeme getirdiği tüm konu ve sorunlarda yol göstermekten sorumludur. Mürşitler Şeriat-(hukuk kapısı, Yol-Erkan hukukunu ihlal edenler ceme alınmaz)Marifet-(beceri-yetenek-meslek öğrenme kapısı) Tarikat-(yol yürütmeye ehil olmak için eğitim kapısı)Hakikat (beşeri duygulardan arınmış Hakk’la Hakk olmuş erenler kapısı)bütünlüğü eğitiminde en donanımlı kesimdir. Alimdirler. Bilgedirler. Yol göstericidirler.

SERÇEŞME

İsminden de anlaşıldığı gibi Serçeşme (su başı, suyun gözesi)kaynak merkezi) Aleviliğin, bilim, Yol-Erkan, konusunda en üst makamdır. Tüm Alevi ocakları Serçeşmeye bağlıdır.  Tüm kurallar, ocak temsilcilerinin birlikteliği ile serçeşme de alınan kararlar toplamıdır. En üst (ve yetkin)kurumdur.

Bu bağlamda Anadolu coğrafyasının kendisi serçeşmedir. Zira Alevilik Anadolu da Ana Tanrıça MA ile başlamış, arkeolojik bulgulardan anlaşıldığı kadarıyla MA adına imar ve ihya edilmiş onlarca Ana Tanrıça tapınağı Anadolu kadim halkı Alevilerin tarihsel belleğidir. Serçeşme gerçeğinin sadece Hace Bektaş Veli Dergâhına indirgenmesi, Anadolu da Osmanlının ret etmesiyle başa çıkamayacağı Alevi gerçeğini kolay kontrol edebilmek amacıyla, Sırp devşirme Balım Sultan misyonuyla “Bektaşi Tarikatı” ihdas ederek Anadolu da ki tüm Alevi dergâhlarını (Ocaklarını) Hace Bektaş Dergâhına bağlaması olayıdır. Günümüzde bir çok Alevi Ocağının Hace Bektaş Veli Dergahını “Serçeşme” olarak sahiplenmeyişi, Osmanlının bu fırıldağını fark etmiş olmalarındandır.

Anadolu kadim halklarının siyasal, hukuksal, sosyal, iktisadi, mesleki ahlaki, askeri vb. velhasıl, toplumun hümanist değerlerle donanımlı örgütlendiği, böyle bir yaşam tarzının meşruiyetini sağlayan ve yöneten merkezlerdir Alevi Ocakları. Alevi Ocaklarının, Anadolu halkının tarihte ki yaşamsal gerçekliği kavranmadan Alevilik üzerine söylenen her söz, yapılan her yorum ve tartışmanın bilimselliği ve masaldan öte bir değeri yoktur. “günümüz Alevi ocaklarının Hace Bektaş Dergâhını “Serçeşme olarak sahiplenmeyişi SAYGISIZLIK DEĞİLdir.

Balım Sultan tarafından kurulan Bektaşi ocakları

Kaynak: Erdal GEZİK

Emevi İslam’ ını esas alan Osmanlıdan bu yana, yok edilmeye çalışılan Alevilik, devamı olan T.C. Devletinin İttihat-Terakki proğramı çerçevesinde yok sayılmaya devam edildi. 1924 de çıkarılan tekke ve zaviyeler kanunu ile günümüze kadar sadece Alevi kurumları yasaklandı. Bunların başında Ocaklar gelmektedir.

Ortak paylaşımı esas alan Alevi kurumları, Rant ve Sömürü sisteminin boy hedefi yapıldı. Yaşam tarzında ve felsefesinde Özerklik ve Özyönetimi uygulayan aleviler günümüze kadar yok edilmek için her yola başvurulmaktadır. Dersim, Koçgiri, Sivas, Maraş, katliamları bu amaçlıdır. Günümüzde Maraş (Sivricehöyük-Terolar) ve diğer Alevi yerleşim alanlarına sığınmacı Suriyelilerin yerleştirilme çabası da bundan kaynaklanmaktadır.

Önümüzdeki temel görev, top yekûn yurtlarımıza sahiplenmekle beraber,  Yol-Erkan birlikteliğini sağlayarak Ocaklarımızın tekrardan işlevliğini sağlayarak, birer Akademik yapıya kavuşturmaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ