$ DOLAR → Alış: 3,50 / Satış: 3,52
€ EURO → Alış: 3,73 / Satış: 3,75

Alevi “takılımı”

Alevi “takılımı”
  • 01.10.2013
  • 654 kez okundu

ayla_caglayanAyla ÇAĞLAYAN

Demokrasi paketi açıldı.

Desteklediğim kimi bölümleri olmakla birlikte geneli için büyük bir tatmin yaşadığımı söylemem imkan dışı. AKP ve Başbakan’ı “dağ” gibi görkemli bulduğumdan değil elbette, ama Anadolu insanı öyle kullana geldiği için “dağ fare doğurdu” denilebilir. Bir AKP klasiği… Paketi kendi halkı ile tartışmadan, daha sunum aşamasında medya aracılığı ile dünyaya duyurma girişimi ise ancak Başbakan’ın iç dünyasındaki megalomaninin boyutlarını anlatmaya yaradı. Padişahımız Efendimiz böyle uygun buldular! Erdoğan asla devlet adamlığı ağırbaşlılığını taşımadı ve asla da taşıyamayacak. Ne hazin!

Pakette Aleviler’e dair hiçbir vaad yoktu. Devlet Aleviler’e gelince takıldı. Hoş gerçi diğer pek çok konuda da sadece takılmamış gibi yaptı: Malum seçim arifesi, e tabi biraz çerezlemek lazımdı, yurt dışında, özellikle Gezi Direnişi’ne vahşet boyutlarında yapılan müdahale ile oldukça zarar görmüş olan imajı çalakalem düzeltme çabası açıkça okunuyor, kuyruğu dik tutma denemesi, şirinlik oyunları filan… Herkesin de bunu “yediğini” sanıyorlar.

Neyse… Devlet Alevi yurttaşını niye kucaklamadı? Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti Aleviler ile anlaşmak değil, uzlaşmak istiyor. Arada çok ama çok büyük bir fark var. Ne sökse, ne koparsa, ne tırtıklasa kâr; bakış açısı bu. Hele Cem Vakfı’nın son ihanetinden sonra (kimse kusura bakmasın nerden baksanız bu başka türlü nitelenemez)  müstakbel Alevi açılımının hiçbir gerçek tatmin getirmeyeceğinin emareleri kanımca ortaya çıktı. Alevi Çalıştayları’nın da cemaatin zemininde yapılması ve çalıştaydaki diğer sayısız ciddiyetsizlikler zaten bunun ilk göstergelerindendi. Devlet Alevi yurttaşlarını cemaatin vicdanına emanet etti, bir okuyucumun da dediği gibi “Cem Vakfı da Aleviler’i cami avlusuna terk etti”. Sonuç olarak canım devletim, Başbakan’ın da dediği gibi Aleviler’i camiye davet etmeyi Alevi açılımı olarak görmeye devam edecek, ama dilini nasıl yuvarlayacağına henüz karar veremiyor olabilir. Devletin “kendi Alevisini” yaratma peşinde olduğu kesin. Bu arada, “kuşlar” Alevi paketinin içinde dedelere maaş konusunun da olduğunu haber veriyorlar. Bu, devletin kendi Alevisinini yaratma çabasının en önemli basamağıdır ve gerçek anlamda Aleviliği bitirme projesinin bir parçası olarak gündeme gelebilir. Bu sinsi oyunu savunan hiçbir “gerçek” Alevi kurumu, inanç önderi yoktur.

Aleviler’in temel talepleri belli. Cemevleri’ne yasal statü verilecek ve bununla paralel uygulamalar ivedilikle hayata geçirilecek ( bu konuda tekke ve zaviyelere dair geçmişteki düzenlemeleri Aleviler’in önüne engel diye getirme uyanıklığından artık vazgeçilsin) Ayrıca Diyanet Aleviler’i tam olarak tatmin edecek bir yapıya büründürülecek, elbette mali olanakları ile birlikte. Ben hiçbir şekilde Diyanet’in lağvedilmesinden yana değilim. Bunu savunan kimi Alevi ileri gelenleri konuyu yalnızca bu kesim açısından düşünüyor. Peki, bu arkadaşlar Diyanet’in olmadığı bir ülkede diğer dini anlayışların nasıl evrilebileceği üzerine de kafa yoruyorlar mı? Balkanlar’da, Türk Cumhuriyetleri’nde din konularındaki devlet boşluğunu Vahhabiler, cemaatler ve tarikatlar kapatıyor. Gittim, bizzat kendi gözlerimle gördüm. Lütfen bu konu tartışılmasın bile. Ancak Diyanet’i -bütün yan kuruluşları ile birlikte- Aleviler’in de eşit olarak yararlanabileceği bir yapıya büründürmeli ve zamanı geldiğinde bütün taraflar artık gerçek bir laik devletin gereği olarak Diyanet’i lağvetmeli, ama şu aşamada değil. Kanımca henüz çok ama çok erken… Yakın zamanda bu kadar olgunlaşma ihtimalimiz var mı onu da bilemiyorum.

Temel olarak Alevi sorununun çözümlenememesindeki sorunlardan biri de, Aleviler’in bir araya gelip kendilerine bir “çatı örgüt” kuramamış olmalarıdır. Bunun gerçekleşmemesi için devlet de elinden geleni yaptı zaten. Gene de bu kadar eğitim seviyesi yüksek bir popülasyonun böylesi bir zafiyeti oldukça düşündürücü. Sebepleri muhtelif… Sorunlarını, inançlarını, beklentilerini kendilerine ve diğerlerine anlatmak için yeterli kapsayıcı adım atmayanlar bizzat Aleviler’in kendisidirler. Bu kadar zayıf bir yapıyı parçalamak çok basitti; devlet+cemaat el ele bunu azimle başardılar. Ekonomik yaşamdan dışlanmış, alt gelir guruplarına iteklenmiş, büyük oranda fakir ya da orta sınıftan bir popülasyonun da uyanık, ama zengin dini gruplar tarafından çembere alınması, gençlerinin “çalınması” kolaydı ve bu da oldu. Son tahlilde bu konudaki büyük zafiyet Aleviler’in kalem tutanlarının, fikir adamlarının, inanç önderlerinin öngörüsüzlüğüdür (az sayıda da olsa çıkarları doğrultusunda inancına ihanet etmiş kişileri de unutmamalı.) Şimdi devlet tarafında ortaya atılacak şey de bu zayıf yapının eleştiri gücünün ne kadar olacağı ile doğru orantılı olarak gelişecek. Çok iyimser değilim.

Aleviler bu ülkede inanç anlamında da eşit yurttaşlar olmak istiyorlar. Aleviler, yıllardır onları devlet kurumlarından, bürokrasiden dışlayan zihniyetin artık son bulmasını istiyorlar. Evrensel değerlerle beslenmeyen hiçbir talepleri olmadı, olamaz ve olmayacaktır da. Bütün bu iyi niyete rağmen, eğer devlet Aleviler’i tatmin etme konusunda samimi adımlar atmazsa, kendi Alevisini yaratmaya kalkarsa, çoğu cemaat ile bağlantılı işbirlikçi sözde Alevi kurumları ile Aleviler’in sorunlarını tartışmaya, çözümü onlarla aramaya, onların söylemlerini Alevilere dayatmaya kalkarsa (ya da buna devam ederse) selam olsun meydanlara! O gün geldiğinde de hiç kimse çıkıp Alevileri eleştirmeye kalkışmasın. Çünkü bence Aleviler sabırlarını erdemle yeteri kadar ortaya koydular. Bunca oyundan, bunca sinsi yaklaşımdan, bunca kirli adamın açık, ya da örtülü bir şekilde, çirkefçe ve gayri ahlaki, gayri vicdani yollarla inançlarına saldırmalarından artık bıktılar. Ayrıca devlet Gülen Cemaati’nin Alevileri huzursuz eden tutumunu da takip etmelidir. Yurttaşlarının bir kısmı üzerinde böylesi bir huzursuzluk nedenine müdahil olmayan devlet, devlet olamaz. Cemaat tepkilerden çıkarımlar yapıp kendi alanına çekilmiyorsa, devlet Aleviler’in huzurunu sağlamalıdır. Bu, cemaatle işbirliği içindeki küçük bir çıkar grubu hariç, bütün Aleviler’in beklentisidir.

Aleviler için artık deniz bitti, söz bitti, yol bitti, top devlette. NOKTA!

gercekgundem

Etiketler: / / / / / / /

Munzur’un Dünya Mirası Listesi’ne alınması için başvuru
Dersim Barosu, Munzur Vadisi’nin “Dünya Mirası listesi”ne alınması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunulduğunu açıkladı.
Kenanoğlu “Dersim halkının iradesine el konuldu”
Hubyar Sultan Ocağı mensubu ve HDP 25. dönem milletvekili olan Ali Kenanoğlu Evrensel gazetesindeki köşesinde Dersim belediyesine atanan Kayyım  konusunu...
Her sabahın bir sahibi vardır!
Son yıllarda “Eyy” diye başlayan söylemlere alıştırılıyor kulaklarımız. Eskiden “Eyy” diyenler ayıplanır, insanlara insan gibi üslupla hitap etmesi önerilirdi. Okulsuz,...
Fuzûlî’nin ‘Kürtçe’ şiirleri
Fuzûlî'nin Kürtçe şiirleri gün yüzüne çıkarıldı. Kayıp şiirler, şair Selim Temo tarafından latin alfabesine çevrildi.
Yangın Ülkesinin Çocukları
Yangınlar ülkesinin yanan çocuklarıyız. Ateş sadece düştüğü yeri mi yakmalı? O hepimizi yakıyor. Sustukça daha çok yanıyoruz. Tek tek ya...
Suruç Katliamının 500. günü, dosya hâlâ gizli
Urfa Suruç’ta IŞİD tarafından yapılan ve 33 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan canlı bomba saldırısının 500. günü.
Müslüm Doğan “Yeni devlet modelinde Alevilere yer yok”
AKP ve MHP’nin anayasa görüşmeleri sürerken, kamuoyunun ve siyasilerin tepkileri devam ediyor. HDP’nin Alevi vekillerinden İzmir Milletvekili Müslüm Doğan PİRHA’ya...
Öğrenciler, CNN Türk Genel Müdürü Aktaş’ı protesto etti
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde "Medya ve 15 Temmuz" başlıklı bir panele gelen CNN Türk Genel Müdürü Erdoğan Aktaş fakülte öğrencileri...
Çanakkale halkı: Fıtrat değil, denetimsizlik
Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri, Adana Aladağ'da ihmaller sonucu çıkan yangında 11'i çocuk 12 kişinin hayatını kaybetmesini protesto etti.
Aleviler: Aladağ Madımaktır
Diren Keser – Mersin – 30.11.2016 Türkiye yine bir çocuk katliamıyla karşı karşıya. Adananın Aladağ ilçesinde bulunan ve 34 öğrencinin...
HALEP’TE DENKLEMİ DEĞİŞTİREN HAMLE
Halep’te savaşın denklemini değiştirecek hamleler peş peşe geldi. Suriye rejimi, 2012’den beri silahlı grupların denetimindeki 12 bölgeyi ele geçirdi. Halkın...
‘Zaman aşımı’ kararına itiraz
İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon ve kayıp Yakınları, 1995’te gözaltında katledilen Hasan Ocak davasına ilişkin verilen zaman aşımı kararını protesto...
Alevilere yasaklanan siyaset ve hakem olayı
Örgütlü kurumlar çerçevesinde biraraya gelen Aleviler, kendilerini aktif siyasetten hep uzak tutuyorlar. Bazı kurum yöneticileri ve ihtiyar heyeti konumundakiler, siyasi...
Edirne’ye bağlama yağdı
Selahattin Demirtaş’ın avukatıyla yaptığı görüşmede ilk talebi olan bağlamanın kendisine ulaşıp ulaşmadığını sorulan Başak Demirtaş, talebin yerine geldiğini belirterek, “İlk...
Belgeleriyle MİT’in Avrupa’daki Suikast Planları!
 “Yüksel Koç protesto mitinginde, Remzi Kartal ise uzun yürüyüşte öldürebiliriz”
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ