$ DOLAR → Alış: 3,45 / Satış: 3,46
€ EURO → Alış: 3,66 / Satış: 3,68

Alevi katliamları ve devletin derin hafızası

Alevi katliamları ve devletin derin hafızası
  • 29.06.2016
  • 2.176 kez okundu

MURAT IŞIK

Yaşadığımız coğrafyada katliam, sürgün ve kültürel soykırım politikaları, Alevilerin adeta kaderi gibidir. Ve her halde yeryüzünde yılın on iki ayını ölülerine ağıt yakarak geçiren bir başka toplum yoktur.

Ancak kendilerine yönelen kırım katliam politikalarından ne kadar ders çıkardıkları da üzerinde durulması gereken bir başka husustur.

Kerbela’da Emevi’lerle başlayan Alevilere yönelik katliam siyaseti, sonraki süreçlerde Selçuklular, Osmanlılar ve Cumhuriyete kadar aralıksız devam etmiştir.

Devletin Alevi hafızasını anlamak için; Yavuz Selim’in Şeyhülislamı Müftü El Hamza’nın, yada Kanuni döneminde Ebussuud Efendi’nin Alevilerle ilgili verdiği fetvalara bakmak yeterlidir.

Oluşturulan tarihsel bellek, Alevileri düşman ve katli vacip gördüğü için, Aleviler devlet için hep katli helal, tasfiye edilmesi gereken unsurlar olmuşlardır.

Müftü El Hamza’nın; “Kızılbaşlar kafir ve dinsizdirler ve de her kimse ki onlara uyup o sapık dinlerine razı ve yardımcı olursa, onlar da kafir ve dinsizdirler. Bunları öldürüp toplumlarını darmadağın etmek tüm Müslümanlara vacip ve farzdır…” fetvası, on binlerce Alevi canın katli ile sonuçlanmıştır.

Ebussuud Efendi, Anadolu’da Türkmen Alevileri “Kızılbaşların canları, malları helâldir, onlarla savaşırken ölmek şehitliğin en yücesidir” fetvasına, Erdoğan’nın alanlarda hamaset olarak dile getirdiği bilinmektedir.

Nitekim Muaviye’den, Yavuz Selim’e, Kemalist rejime kadar Alevi algısında her hangi bir şey değişmediği gibi, Kemalist rejim Yavuz döneminin bir prototipi gibidir.

Zira Devletin Alevi politikasını anlamaya yardımcı olacak bir başka gösterge, Cumhuriyet dönemi müfettiş raporlarıdır. Ki konuyla ilgili dönemin devlet bürokrasisinin yazdığı çok sayıda rapor bulunmaktadır. Bunlardan en çarpıcı olan rapor Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey ve Fevzi Çakmak raporlarıdır.

Hamdi Beyin 1926’da hazırladığı raporda “Dersim(in), Hükümet-i Cumhuriyet için bir çıban…” başı olduğunu ve “Bu çıban üzerinde kat-i bir ameliye yapılma(sının)…” şart olduğunu söylemiştir.

Fevzi Çakmak ise raporunda; Dersimlilerin okşanmakla kazanılamayacağını, silahlı kuvvetlerin müdahalesinin Dersimli’ye daha çok etki edeceğini bildirmiştir.

Öte yandan Dersim Rea Haq Alevileri üzerine İsmet İnönü, Celal Bayar, Fevzi Çakmak, Şükrü Kaya, Mahmut Esat Bozkurt ve İbrahim Tali Bey’in hazırladıkları raporlar, “Te’dip, Tenkil, Tehcir, Tasfiye” gibi coğrafyanın etnik ve inançsal farklılıklardan arındırılmasını öngördüğü bilinmektedir.

Alevilere ve diğer etnik inançsal farlılıklara karşı devletin derin tarihsel hafızasında her hangi bir değişme olmadığı gibi, Cumhuriyet döneminde bu politika Dersim Rea Haq Aleviliğine karşı; ulusal, dinsel, inançsal ve kültürel tasfiye ve asimilasyona dönüşmüştür.

Zira tarihsel bütünlük içerisinde bakıldığında Yavuz Selim’in Şeyhülislamı Müftü El Hamza’nın Alevilere bakışı ile Kemalistlerin bakışı bire bir aynıdır.

Son kırk, elli yıllık tarihe bakıldığında Malatya, Çorum, Sivas, Maraş, Gazi katliamları Emevi zihniyetinin, Müftü el Hamza yada Ebussuud Efendi zihniyetinin bir devamı günümüzde inceltilmiş hali olduğu görülecektir.

Şark islahat planları, iskan kanunları; Kürt-Alevi nüfusun tasfiyesi ve etnik arındırma, zenginliklerin el değiştirmesi ve yeni yetme sermayenin oluşturulması maksadıyla hazırlanmıştır.

Malatya, Çorum, Sivas, Maraş katliamlarında bu planlar harfiyen uygulanmıştır. Aleviler önce “Tenkil” yani kırıma uğratılmış, tüm zenginliklerine el konulduktan sonra “tasfiye” edilerek zorunlu göçe tabi tutulmuşlardır.

Bilindiği gibi Malatya’da, Çorum, Sivas; Maraş’ta alevi nüfus azınlığa düşürülmüş, tüm zenginlikleri el değiştirmiş ve yoksullaştırılmış, mülksüzleştirilmişlerdir.

Ancak altı çizilmesi gereken bir başka husus, Koçgiri, Dersim, Malatya, Sivas, Maraş katliamları Kürt halkının özgürlük ve hak taleplerinin geliştiği süreçte gerçekleştirilmesidir.

33 Alevi canın yakıldığı Sivas katliamı, Alevilerin-Kürt özgürlük hareketiyle bağının kesilmesi amacıyla hayata geçirilmiştir.

Yine yakın tarihimizde 28 Mayıs 1980’de başlayan ve Temmuz ayına kadar süren Çorum Katliamı benzer bir tasfiye planının parçasıdır.

Son zamanlarda Alevi coğrafyasına yapılmak istenen kamplar, yürütülen asimilasyon politikaları, Alevilerin nasıl sinsi bir planla karşı karşıya olduğunu göstermeye yetmektedir.

Özcesi; Alevi düşmanlığı bir devlet zihniyeti olarak var olagelmiştir. Alevi halkları devletin derin hafızasını parçalayacak bir örgütlülüğe ve varlıklarını koruyacak meşru müdafaa kanallarına ve doğru ittifak anlayışına sahip olması elzem hale gelmiştir.

Yoksa yaslı bir toplum olmaya devam edeceğiz.

Murat IŞIK

15-06-2016

Etiketler:

HDP’li Konca: Aleviler ve Anayasa’da yok sayılmakta
Anayasa değişikliğiyle beraber başkanlık sisteminin getirilmek istenmesine tepki gösteren Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili Besime Konca, tekçi ve muhafazakar anlayışı...
Karadeniz çevre dernekleri, TV10 için eylem yapacak
Alevilerin sesi TV10 için Karadeniz çevre dernekleri harekete geçti. OHAL ilanının ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile 28 Eylül günü...
Alevi yurttaş olarak zorunlu din derslerine tepki gösterdim
Dr. Abuzer Meral, ortaokula giden oğluna zorunlu din dersi kapsamında uygulamalı namaz eğitimi dayatmasına itiraz ettiği için yandaş medya tarafından...
Ve geldik bugüne…
NURAY BAYINDIR Daha dün İnsandaki bozulmanın farkını koyabilmek için bir ton söze ihtiyaç duyarken, bu gün yaşananlar sorunu kendiliğinden anlatıyor....
Şer’i Kemalizmin öç alma yöntemleri!
Hafızamızı yoklarsak; “PKK’lıların mezarları tahrip edilidi. PKK’lının mezar başna Türk bayrağı dikildi. PKK’lı kadının çıplak bedeni sokaklarda gezdirildi. PKK’lının cesedi...
İslamcı ve Kemalist Taraflar Arasında Dengesizlikleri Yaşamaya ve Bir Türlü  “Kendi Tarafı” Olamamaya Dair
Özellikle Avrupa diasporasının daha demokratik koşullarında Alevi kitlesi kendi kimliği ile ilgilenme firsatını buldu. Yüzyıllarca çeşitli baskı, dışlanma, ötekileştirilme, imha...
Bu hal o haldir
 “Nerede ve Hangi Kimlikte Doğacağımız Elimizde Değildir,  Ama “İnsan” Olmak Her Zaman Elimizdedir…”  La Edri. 1500’lü ve 1600’lü yıllarda Osmanlı...
Alevilerden İdil Kültür Merkezi ve Grup Yorum’a destek ziyareti
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, İdil Kültür Merkezi ve Grup Yorum üyelerini ziyaret etti. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, İdil Kültür Merkezi...
Alternatif alanlarda olacağız
Amed Büyükşehir Belediyesi’nin sinema biriminde eğitim veren ‘Babamın Sesi’ filminin ödüllü yönetmeni Zeynel Doğan, kayyum ataması sonrası içerisinde girilen ortamda...
Af Örgütü’nün Sûr raporu…
Uluslararası Af Örgütü, bir yılı aşkındır yasağın devam ettiği Amed’in Sûr ilçesine ilişkin rapor hazırladı. Rapor’da evlerin talan edildiği yaklaşık...
Eski HDP İstanbul Milletvekili Erdoğan’a hakaretten ifade verdi… ‘Alevilerin sesini kesmeye yönelik’
HDP İstanbul eski Milletvekili Turgut Öker, Kahramanmaraş'ta Maraş olaylarının anmasında yaptığı bir konuşmasında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında açılan...
Barış için Akademisyenler inisiyatifine Almanya’dan ödül
Johann-Philipp-Palm İfade ve Basın Özgürlüğü ödülüne layık görülenler arasında Barış için Akademisyenler inisiyatifi de bulunuyor. DW Türkçe’ye konuşan Gizem Sayın,...
Onbinlerden ‘Yo soy Fidel’ sloganları
Küba’nın Devrimi’nin Lideri Fidel Castro’nun külleri, gerilla hareketinin başlangıç noktası olan Santiago de Cuba kentine ulaştı. Fidel’in külleri, törenin ardından...
CHP’li Torun: HDP’lilerin tutuklanması siyasi bir karar
CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, HDP’lilerin tutuklanmasının siyasi bir karar olduğunu söyledi.
Alevi Kadınlar Vardır
“Alevi örgütlerinde kadın yok eleştirime karşı gelen erkek savunmalarının hepsi ‘kadınlar uygun değil evi kocası çocukları var toplantılara gelemiyor.’  Peki...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ