$ DOLAR → Alış: 3,43 / Satış: 3,44
€ EURO → Alış: 3,67 / Satış: 3,69

Aladağ’daki yangın faciasına İstanbul’da tepki: Katliama “kader” demek suça ortak olmaktır

Adana Aladağ’da geçtiğimiz Salı günü meydan gelen yangın faciası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde protesto edildi. İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu adına yapılan açıklamada, katliama “kader” demenin bu suçun ortağı olmak anlamına geldiği vurgulanarak, sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiği belirtildi. Açıklamada ayrıca AKP’nin eğitim politikaları yoksul halkı cemaatlere mecbur bıraktığı kaydedilerek, “Eğitim alanındaki cemaat ve tarikatların varlığına son verilmelidir” denildi.

Aladağ’daki yangın faciasına İstanbul’da tepki: Katliama “kader” demek suça ortak olmaktır
  • 01.12.2016
  • 64 kez okundu

Adana Aladağ’da Süleymancılara ait bir öğrenci yurdunda önceki gün gerçekleşen yangın faciası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde protesto edildi. Sultanahmet Tramvay durağında bir araya gelen yaklaşık 250 kişilik grup, buradan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne doğru bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş boyunca “AKP elini çocuklardan çek”, “Tarikat yurtları kapatılsın”, “Kader değil, bu bir katliam” sloganları atıldı. Yürüyüşe çok sayıda üniversite öğrencisi de destek verdi.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne ulaşan yurttaşların önü, polisler tarafından kesildi. Burada İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu adına Sevtap Akdağ basın açıklamasını okudu. Açıklamada,  Adana’nın Aladağ İlçesi’nde “Süleymancılar” olarak bilinen cemaate ait yurtta Salı gecesi çıkan yangında 11’i çocuk, 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 22 kişinin ise yaralandığı belirtilerek, yaşananın kaza değil katliam olduğu vurgulandı.

Katliama “kader” demenin bu suçun ortağı olmak anlamına geldiği vurgulanan açıklamada “Aladağ’da çocuklarımızın ölümünde denetim yapmamaktan ihmale kadar sorumluluğunu yerine getirmeyen herkes yargılanmalıdır. Tarikat ve cemaat yurtları derhal kapatılmalıdır. Öğrenciler kamusal hizmetin gereği olarak nitelikli ve parasız yurtlarda barınma hakkına sahip olmalıdır” denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Adana’nın Aladağ İlçesi’nde “Süleymancılar” olarak bilinen cemaate ait yurtta Salı gecesi çıkan yangında 11’i çocuk, 1’i görevli 12 kişi hayatını kaybetti, 22 kişi yaralandı.

Yaşanan kaza değildir, katliamdır, ilk değildir ve iktidarın politikaları sürdükçe son da olmayacaktır. Eğitimi piyasalaştıran, eğitim alanını cemaatlere, tarikatlara açan AKP politikaları sadece geleceğimizi değil, bugünümüzü de tehdit etmektedir. Çocuklar cinsel saldırı, istismar, şiddet ve katliamlara maruz kalmaktadır. İktidar politikaları ülkemizde yaşayan çocukları türlü felaketlerle yüz yüze bırakmaktadır. Bu yüzden katliama “kader” diyen kim olursa olsun bu suçun ortağıdır. Aynı cemaatin Konya’daki kaçak Kuran kursunda 2008 yılında LPG sızıntısı nedeniyle patlama olmuş, 17 çocuk hayatını kaybetmişti. 8 yıldır sorumlular cezalandırılmadı, olayın üstü örtülmeye, unutturulmaya çalışıldı.

“BU ÜLKEDE KATLETMEK DEĞİL, HALKIN YAŞANANLARDAN HABERDAR OLMASININ SAĞLAMAK SUÇ SAYILMAKTADIR”

Bu tür katliamlardan sonra ise iktidarın en iyi bildiği şey haberlere yasak getirmektir. Bu ülkede katliamlara zemin hazırlamak, katletmek değil, halkın yaşananlardan haberdar olmasını sağlamak suç sayılmaktadır.

“YOKSUL HALK CEMAATLERE MECBUR BIRAKILMAKTADIR”

Adana Aladağ’da yıkılan devlet yurdundaki öğrencilerin cemaat yurduna taşınması ülkemizdeki eğitim sistemindeki AKP politikasının resmidir. Kamusal bir hak olması gereken eğitim cemaatler, tarikatlara açılmaktadır. Bu gibi yurtlar ise denetlememektedir. Yoksul halk, cemaatlere mecbur bırakılmaktadır. Bu politika suçtur ve çocukların hayatına mal olmaktadır. MEB Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği’ne göre ortaöğrenim ve yükseköğrenim kurumlarında öğrenim görmekte olan öğrenciler için, başka bir ifade ile sadece lise ve üniversite öğrencileri için özel yurt açılabilir. Aladağ’da çıkan yangında ölen çocukların 11 – 14 yaşları arasında ortaokul öğrencileri olduğu açıktır. Temel eğitim çağındaki çocuklar için sadece devlet tarafından yurt ya da pansiyon kurulabilmesine rağmen, ortaokul öğrencilerinin bu yurda yerleştirilmesinin önünü açan herkes bu kitlesel cinayetten sorumludur.
 
Ülkemizde çeşitli vakıf ve cemaatlere ait yüzlerce yurt bulunmaktadır. Bunların çok büyük bölümü yasal değildir ya da yasal boşluklardan yararlanmaktadır. Cemaat ve tarikatların örgütlenmek için büyük önem gösterdiği bu yurtlar çoğu zaman fiziki olarak da yurt olma vasfı taşımamaktadır. Denetime de tabi tutulmayan bu yerler öğrencilerin hayatını tehdit etmektedir.

Diğer yandan hükümet yetkilileri olayın üstüne gitmek bir yana üstünün örtülmesi için söz birliği etmektedirler. Yangından yaralı kurtulan çocuklar yangın merdiveninin kilitli olduğunu ifade etmişler, bakanlar kilitli olmadığını ispata çalışmışlardır. İktidar mensupları anlaşılıyor ki cemaatlerin itibarını korumayı kendilerine dava haline getirmişler. Yaşanan her olayı geçiştirmeye çalışanlar, “hepimiz Ensar’ız” diye yan yana dizilenler aynı tutumlarını sürdürmektedir.

“TARİKAT VE CEMAAT YURTLARI DERHAL KAPATILMALIDIR”
Aladağ’da çocuklarımızın ölümünde denetim yapmamaktan ihmale kadar sorumluluğunu yerine getirmeyen herkes yargılanmalıdır. Tarikat ve cemaat yurtları derhal kapatılmalıdır. Öğrenciler kamusal hizmetin gereği olarak nitelikli ve parasız yurtlarda barınma hakkına sahip olmalıdır. Eğitim alanındaki cemaat ve tarikatların varlığına son verilmelidir. Eğitimdeki piyasacı ve gerici politikalara son verilmelidir.

Etiketler: / / / / / / / / / /

Ve geldik bugüne…
NURAY BAYINDIR Daha dün İnsandaki bozulmanın farkını koyabilmek için bir ton söze ihtiyaç duyarken, bu gün yaşananlar sorunu kendiliğinden anlatıyor....
Şer’i Kemalizmin öç alma yöntemleri!
Hafızamızı yoklarsak; “PKK’lıların mezarları tahrip edilidi. PKK’lının mezar başna Türk bayrağı dikildi. PKK’lı kadının çıplak bedeni sokaklarda gezdirildi. PKK’lının cesedi...
İslamcı ve Kemalist Taraflar Arasında Dengesizlikleri Yaşamaya ve Bir Türlü  “Kendi Tarafı” Olamamaya Dair
Özellikle Avrupa diasporasının daha demokratik koşullarında Alevi kitlesi kendi kimliği ile ilgilenme firsatını buldu. Yüzyıllarca çeşitli baskı, dışlanma, ötekileştirilme, imha...
Bu hal o haldir
 “Nerede ve Hangi Kimlikte Doğacağımız Elimizde Değildir,  Ama “İnsan” Olmak Her Zaman Elimizdedir…”  La Edri. 1500’lü ve 1600’lü yıllarda Osmanlı...
Alevilerden İdil Kültür Merkezi ve Grup Yorum’a destek ziyareti
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, İdil Kültür Merkezi ve Grup Yorum üyelerini ziyaret etti. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, İdil Kültür Merkezi...
Alternatif alanlarda olacağız
Amed Büyükşehir Belediyesi’nin sinema biriminde eğitim veren ‘Babamın Sesi’ filminin ödüllü yönetmeni Zeynel Doğan, kayyum ataması sonrası içerisinde girilen ortamda...
Af Örgütü’nün Sûr raporu…
Uluslararası Af Örgütü, bir yılı aşkındır yasağın devam ettiği Amed’in Sûr ilçesine ilişkin rapor hazırladı. Rapor’da evlerin talan edildiği yaklaşık...
Eski HDP İstanbul Milletvekili Erdoğan’a hakaretten ifade verdi… ‘Alevilerin sesini kesmeye yönelik’
HDP İstanbul eski Milletvekili Turgut Öker, Kahramanmaraş'ta Maraş olaylarının anmasında yaptığı bir konuşmasında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında açılan...
Barış için Akademisyenler inisiyatifine Almanya’dan ödül
Johann-Philipp-Palm İfade ve Basın Özgürlüğü ödülüne layık görülenler arasında Barış için Akademisyenler inisiyatifi de bulunuyor. DW Türkçe’ye konuşan Gizem Sayın,...
Onbinlerden ‘Yo soy Fidel’ sloganları
Küba’nın Devrimi’nin Lideri Fidel Castro’nun külleri, gerilla hareketinin başlangıç noktası olan Santiago de Cuba kentine ulaştı. Fidel’in külleri, törenin ardından...
CHP’li Torun: HDP’lilerin tutuklanması siyasi bir karar
CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, HDP’lilerin tutuklanmasının siyasi bir karar olduğunu söyledi.
Alevi Kadınlar Vardır
“Alevi örgütlerinde kadın yok eleştirime karşı gelen erkek savunmalarının hepsi ‘kadınlar uygun değil evi kocası çocukları var toplantılara gelemiyor.’  Peki...
Türkiye Nereye Gidiyor?
Suriye’de askeri operasyona çıkan, terörden(!) arındırılmış bölge yaratmak amacıyla Cerablus’u işgal eden Türkiye, burada durmayarak Halep sınırına kadar olan Kobane...
İhraç edilen akademisyenler mücadelede kararlı
Akdeniz Üniversitesi’nden ihraç edilen akademisyenler: Her zaman düşüncelerimizi ifade etmeye, bilim ne gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğiz.
İzzettin Doğan’dan FETÖ itirafı: ‘Alevi imamı’ doğru, FETÖ baskı yaptı
Gülen Cemaatinin ‘Cami-Cemevi’ projesini destekleyen Cem Vakfı lideri Doğan, FETÖ’nün kamuda çalışan Alevilere baskı yaparak görevi bırakmaya zorladığını söyledi. Doğan,...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ