PAYLAŞ

“F oturma” eyleminin 269’uncu haftasında, Wernicke Korsakoff ile şizofren tanısı konulan 52 yaşındaki hasta tutuklu Mehmet Ali Çelebi için özgürlük istendi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için düzenledikleri “F oturma” eyleminin 269’uncusu için bu hafta da Galatasaray Lisesi önündeydi. “Tecrit öldürüyor, F Tipi hapishaneler kapatılsın”, “Hapishanede ölüm istemiyoruz, hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde, yakınlarıyla birlikte hasta tutukluların fotoğraflarını taşıyan insan hakları savunucuları, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Tedavi haktır engellenemez” ve “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganları attı.

‘İNFAZ ERTELEME’ TALEBİ REDEDİLDİ

Wernicke Korsakoff ile şizofren tanısı konulan 52 yaşındaki hasta tutuklu Mehmet Ali Çelebi’nin durumuna dikkat çekildiği eylemde, bu hafta açıklamayı İHD yöneticisi Leyla Havva Kaya yaptı.

Çelebi’nin 1996 yılında cezaevlerinde başlatılan açlık grevi eylemlerine katıldığını ve 69 gün kaldığı açlık grevinde ciddi sağlık sorunlarına yakalandığını dile getiren Kaya, Çelebi’nin tahliye edildikten sonra 2005 yılında kesinleşen cezası nedeniyle tekrardan cezaevine konulduğunu söyledi. 2009 yılında Bolu F Tipi Cezaevi’nden Bolu İzzet Baysal Üniversitesi’ne sevk edilen Çelebi için düzenlenen raporda, “Hastalığının yeni bilgiler öğrenme olanağını kaldıran bu nedenle zaman geçtikçe bilincini azalacağı ve güncel uyumu bozacak türde, iyileşmeyecek özellikte kalıcı bir zihin hastalığı olduğu, amnestik sendromu olan bir kişinin dış dünyadan uyarının yetersiz olduğu bir ortamda kalmakla hastalık gelişiminin hızlanacağı” ve “Cezaevinde kalamaz” tanısına yer verildiğini kaydeden Kaya, “2013 yılında infaz erteleme” talebinin ise Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “Toplumun güvenliğini tehlikeye sokabileceği” iddiasıyla reddettiğini dile getirerek, Çelebi’nin 30 Temmuz 2016 tarihinde Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’ne sürgün edildiğini ifade etti.

‘MAHPUSLARA SAYGILI DAVRANILMALI’

Kaya, “Cezaevlerine kapatma, doğası gereği bireye ceza ve acı duygusu verir. Bireye kendi hakkında karar verme özgürlüğünün elinden alınması bu acının temelini oluşturur. Özgürlüğünden yoksun bırakılan mahpuslara, insan haklarının gerektirdiği gibi saygılı davranılmalıdır” dedi.

Kaya, “Başta yaşam hakkı olmak üzere, temel haklarının, özgürlüğü elinden alınan birey adına toplum ve sorumlular tarafından korunması ve güvencede tutulması vicdan sorunudur. Sağlık hakkı bu temelde değerlendirilebilinir. Hapishaneler ortamında yaşamaya uygun, ruh ve beden sağlığını koruyabileceği koşullarda tutulması gerekir. Bununla birlikte sağlık hizmetlerine erişim hakkı güvence altına alınmalıdır. Hapishanelerdeki mahpusların hapishane dışındakilere eş bir sağlık hizmetlerinden yararlanma haklarına sahiptir. Ama maalesef hasta mahpuslara bu hakları kullanmadığı için vahim sonuçlara ve ölümlere yol açılıyor” diye konuştu.

Kaya, “Çelebi’nin tedavisi için gün ışığına, nemden etkilenmeyen ve yeterli oksijen alabileceği bir mekâna ihtiyacı var. Ayrıca kış aylarında şiddetlenen Eklem iltihaplanması hastalığının ağrıları için fizik tedavi süreci gerekiyor. Hasta mahpuslar, ağır hasta ve ölüm sınırına gelmeden tedavileri yapılmalı ve ağır hasta mahpuslar derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.

Eylem sloganlarla son buldu.

Yorumunuzu yazınız