PAYLAŞ

Tabqa’nın El Weheb mahallesindeki DAİŞ işkencehanesinden geçirilmiş bir yurttaş olan Ehmed Nehas, esir kadınların da tutulduğu merkezde en ağır işkencenin Kürtlere yapıldığını ifade etti.

50 gün süren şiddetli çatışmalardan sonra DAİŞ’ten kurtarılan stratejik Tabqa kentinde Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) kent içindeki patlayıcı temizliği devam ediyor. Yer yer DAİŞ’in silah imalathanelerinin de bulunduğu operasyonlar sırasında, siviller arasında kendisini gizlemeye çalışan DAİŞ’liler de tutuklanıyor. DAİŞ’in işkence merkezi olarak tanınan kentte, hapishaneler başta olmak üzere birçok işkence yeri bulundu. Savaşçılar tarafından ele geçirilen işkence yerlerinde nasıl sistematik olarak işkence yapıldığını Tabqalı Ehmed Nehas anlattı.

BİR İŞKENCE MERKEZİ

Ayid Saxir mahallesinden sonra El Weheb mahallesinde ortaya çıkan işkence yerinin rejim döneminde hastane olarak kullanıldığını ifade eden Tabqalılar, DAİŞ’in 2014 yılında kenti işgal ettikten sonra burayı işkence yeri olarak kullanmaya başladığını belirtti. Tek katlı olan ve iki ayrı bölümden oluşan işkence yeri, 15 hücreden oluşuyor. İşkencehane olarak kullanılan yapının bir bölümü mahkeme, bir bölümü de tutukluların tutulduğu yer olarak kullanılmış. Tutukluların kaldığı yerin girişine DAİŞ’e ait “cezaevi kuralları” şeklinde sıralanan bir liste asılırken, hücre olarak kullanılan her odada da DAİŞ’in bayrağı ve ona ait semboller çizilmiş. İşkencehanede şeriat hukukuna göre hazırlandığı iddia edilen el kitapçıkları bulunurken, Kürt tutukluların ayrı hücrelerde tutulduğu ifade edildi. Ayrıca buranın kadınların da tutulduğu yer olarak kullanıldığı kaydedildi.

KADIN ESİRLER DE TUTULUYORDU

DAİŞ’in yaptıklarını kabul etmeyen ve onların yaşam tarzını benimsemediği için tutuklanan Tabqalı Ehmed Nehas, söz konusu işkencehaneden geçmiş bir yurttaş. Birkaç defa buraya girip çıktığını dile getiren Nehas, buranın DAİŞ’in kentteki işkence merkezi olarak kullandığı bir yer olduğunu, kadınların da aynı yerde tutulduğunu belirtti. Nehas, insanlara işkence etmek için istedikleri zaman gerekçe uydurduklarını kaydetti.

KÜRTLERE ÖZEL MUAMELE

Kılık kıyafet başta olmak üzere yaşamın her türlü alanına müdahale edildiğini dile getiren Nehas, buna uymayan kişilerin çoğunun burada işkenceden geçirilerek, terbiye edilmeye çalışıldığına işaret etti. Bunlardan biri olduğunu aktaran Nehas, “Toplumu ve insanları bu şekilde dize getirmeye çalışıyorlardı. Burada Kürtler ayrı odalarda tutuluyordu. Onların işkence yerleri ayrıydı. Onlara çok işkence ediliyordu. Neredeyse her gün, her gece onların işkence seslerini duyardık” dedi.

TOPLU İNFAZ YA DA İŞKENCELERİN KARAR YERİ

Toplu infaz ya da işkence gösterilerinin Tabqa Merkezi Çarşısı’nda yapıldığını söyleyen Nehas, orada infaz ya da işkence edilecek kişiler hakkındaki kararın bu merkezde verildiğini ifade etti. Halkın gözü önünde yapılan bu işkencelere burada kendilerine göre oluşturdukları bir mahkeme sonucunda karar verildiğini belirten Nehas, konuşmasına şöyle devam etti: “Kafalarını, ellerini ya da ayaklarını kesecekleri kişileri buradan götürüyorlardı. Cezalandırdıkları yer ise Tabka Merkezi Çarşısı idi. Burada yaptıkları her şeyi İslam’a göre yaptıklarını iddia ederlerdi. Fakat yaptıkları hiçbir şeyin dinle alakası yoktu. Ondan dolayı biz buna işkence diyoruz.”

Nazım Daştan – dihaber

Yorumunuzu yazınız