PAYLAŞ

İktidarın psikolojik savaşı çok yaygın bir şekilde işlemeye başladığını belirten Psikolog Ebru Ergün, “psikolojik savaşın bu kadar aşırı yürütülmesinin güç kaybı anlamına geldiğini” söyleyerek, barış şansının yok edildiğini belirtti.

Havaların ısınması ile birlikte başta Kürt kentleri olmak üzere Türkiye’nin bir çok şehrinden çatışma haberleri geliyor. Medya ve sosyal medyada da “çatışmalar” ve sonuçları büyük bir başarı olarak gösterilmeye çalışılıyor. Psikolojik savaşın bu kadar yayılmasını değerlendiren Psikolog Ebru Ergün, bu kadar psikolojik savaşın güç kaybı anlamına geldiğini söyledi.

‘BİRLİKTELİK ORTADAN KALDIRILIYOR’

Israrla şiddet uygulanması ve bu şiddetin gösterilmesinin bilinçli bir politika ürünü olduğunu anlatan Ergün, özellikle milliyetçi kesimin güce taptığını ve bu güç etrafında durarak şiddete ortak olduğunu kaydetti. Ergün, toplumun bu şekilde kutuplaştırıldığına dikkat çekti. Çatışmalarda parçalanmış bedenlerin görüntülerini paylaşan kişilerin patolojik olarak ele alınmaması gerektiğini ifade eden Ergün, “Sanki birileri hasta, bu konuyu patolojikleştirme durumu daha tehlikeli bir boyuta taşıyabilir. Bunun politik bir tercih ile yapılmış olduğu çok açık. Gözdağı verme ve güç gösterisi yapmak hedefleniyor” şeklinde konuştu.

‘BARIŞ TALEBİ BÜYÜK BİR İRADEDİR’

Kürt halkı içinde birlikte yaşama arzusunun çok güçlü olduğunu kaydeden Ergün, son dönemde artan şiddet ile birlikte bu isteğin zayıfladığına da dikkat çekti. Ergün şiddete maruz kalanların gün geçtikçe birlikte yaşama umudunun azalmasıyla affetme arzusunun da önünü kapatabileceğini söyledi. Ergün konuşmasının devamında ise, “Her gün sosyal medyada göz göre insanların parçalanmış bedenlerinin paylaşılması, gösterilmesi noktasında intikam dürtüsünün artması doğal. Fakat buna rağmen ısrarla barış talebinin gündeme getirmeleri ise büyük bir iradedir” dedi.

‘ŞİDDETİN SONUÇLARI ORTADAN KALKMALI’

Yaşanan her asker cenazesinin ardından daha fazla savaş çağrılarının yapılmasının altında manipülasyonlar olabileceğini belirten Ergün, “Çocuğunu kaybetmiş asker annesinin daha fazla savaş isteyebileceği inandırıcılığı yoktur. Barış isteyen annelerin sesi kısılmış olabilir” dedi. Savaşta çocuklarını yitiren annelerin durumuna dikkat çeken Ergün, “Bu tarafları bir araya getirip barışın sesini daha fazla yükseltmek gerekiyor. Görüntüler korkuya da yol açsa, öfkeye de yol açsa sonuç bir şiddet sarmalına dönüşüyor. İki taraf için de hayırlı olmaz bu durum. Barış olsa bile şiddetin ortaya çıkardığı sonuçları ortadan kaldırmak için Hakikat Komisyonu veya buna benzer komisyonların kurulması gerekir” şeklinde konuştu.

Yorumunuzu yazınız