PAYLAŞ

HDP kongresinde konuşan HDK Eşbaşkanı Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Biz Adana’nın çok kabadayısı olduğunu biliyorduk, meğer Adana’nın çok yürekli bir kadını (Figen Yüksekdağ) varmış. O yürek bize hep yol açıyor” dedi. DTK Eşbaşkanı Leyla Güven de, Erdoğan’ın ABD ziyaretine işaret ederek, “Oralara değil yönünü haklara dön. Çözümün anahtarı İmralı’da, Sayın Öcalan’dadır” dedi.

HDP 3. Olağanüstü Kongresi’nde gelen mesajlar okundu ve konuklar konuşmalar yaptı. HDP İstanbul Milletvekilli Hüda Kaya, tutuklu bulunan siyasetçilerin kongreye gelen mesajlarını okudu. Tutuklu HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs’ün gönderdiği mesajda, Figen Yüksekdağ’ın üyeliğinin düşürülmesinin hukuksuz ve tarih karşısında hükümsüz olduğuna işaret ederek, “Yüksekdağ’ı ne halkından ne siyasetten ne partisinden koparamayacaksınız” dedi.

Altınörs, zorlu süreçlerden geçtiklerine işaret ederek, HDP’nin kalıcı bir siyasi çizgi haline geldiğini kanıtladığına işaret ederek, halkın referandumda kayyımlara, katliamlara ve tutuklamalara “Hayır” dediğini bu kararın HDP’ye yeniden alan açtığının altını çizdi.

“Siyasete yön verecek yeni bir dip akıntısı başlamıştır” diyen Altınörs, “Ortak Vatan Demokratik Cumhuriyet” diyenlerin birleşmeleri gerektiğine işaret etti.

KOÇYİĞİT: HDP’YE YÖNELİK İDEOLOJİK BİR SALDIRI VAR

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit yaptığı konuşmada, kongreye başarı dileklerinde bulundu. “4 Kasım darbe sürecinin” dayattığı bir kongre süreci yaşandığını ve bu darbenin 7 Haziran sonrasında başladığının altını çizen Koçyiğit, “O günden bugüne kadar aslında bir bütün HDK’nin fikriyatına ve onun siyasetteki temsilcisi HDP’ye yönelik ciddi bir tasfiye olduğunu görüyoruz. Bu tasfiye ideolojik bir tasfiye ve saldırıdır” dedi.

‘TBMM DIŞINDA DA MÜCADELE ALANLARI VAR’

Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın gönderdikleri mesajları ile “Bu yol uzun bir yol bu yolda düşenlere yer yok” gerçeğini hatırlattığının altını çizen Koçyiğit, dünde bedel ödediklerini bugünde bedel ödemeye devam ettiklerini söyledi. “Eğer demokratik bir ülke kurulacaksa sadece meclis ve TBMM ile yapılmayacak. Parlamento bir araçtır ama bizim 7 Haziran sonrasındaki bütün süreci gözden geçirmemiz ve 16 Nisan iradesine bakmamız gerekiyor” dedi. Koçyiğit, 16 Nisan referandumda ortaya çıkan toplumsal muhalefete işaret ederek, “kongreye vesilesiyle de bunun bir halk hareketine” dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

‘ADANA’NIN KABADAYISI DEĞİL YÜREKLİ KADINI VAR’

Her yerde toplumu örgütleme görevine işaret eden, “örgütsüz bir halkın yenilmekten başka şansı yok” diyen Koçyiğit, bedel ödeyen herkesin sözünü bütün alanlara ulaştırmak gerektiğine dikkat çekti. Herkesin gözünün HDP’de olduğunu belirten ve “Bu parti ezilenlerin emekçilerin ve mücadele edenlerin partisidir” diyen Koçyiğit, cezaevlerinin, tutuklamaların kendilerini yollarından ayırmayacağını belirterek, “Bu aynı zamanda devrimci bir partidir. Sayın Yüksekdağ’ın eşbaşkanımız olduğunu, milletvekilimiz olduğunu biliyoruz. Biz Adana’nın çok kabadayısı olduğunu biliyorduk, meğer Adana’nın çok yürekli bir kadını varmış. O yürek bize hep yol açıyor” dedi.

GÜVEN: ABD’YE DEĞİL YÖNÜNÜ HALKLARA DÖN

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven Kürtçe yaptığı konuşmasında, kongrede çok fazla mesaj verildiğini ve önemli olduğunu belirterek, “HDP gibi eş başkanları milletvekilleri, üye ve yöneticileri tutuklanmasına rağmen en büyük muhalefeti yürütüyorlar. Biz bir kez daha arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz. Kendilerine başarılar diliyorum” dedi. Güven, Diyarbakır’ın selamlarını getirdiğini, Diyarbakır’ın referandumda önemli bir mesaj verdiğini ve “AKP’ye eskisi gibi siyaset yürütemeyeceğinin” mesajını verdiğini söyledi. Güven, “Bunun üzerine ABD’ye başka yerlere giderek şimdi bir yardım talep ediyorlar. Biz de diyoruz ki, eğer yönünü oralara değil, Kürtlere ve Türklere dönersen çözüm bulursun. Yönünü halklara dön. Yönünü Kemal (Gün) amcaya dön” dedi.

‘ÇÖZÜMÜN ANAHTARI İMRALI’DA’

Güven, barış istedikleri işinden olan akademisyenlerin mücadelesine dikkat çekerek, “Artık herkes görüyor ki bir diktatörlük var. Ama yenildiler. Hiçbir projeleri yok, çözüm arayışları yok. Şimdi çözüm yaratacaklarmış gibi manipülasyon yaratıyorlar. Ama artık bunlar kimseyi kandıramazlar hiçbir barış ve çözüm projeleri yok. Çözüm ve barış projesi İmralı adasında kilitlenmiş. Onun anahtarı da Sayın Öcalan’ın elindedir. Sayın Öcalan sadece Kuzey değil dört parça Kürdistan’ında belirleyicidir bir tek o bu kanı durdurabilir. Ama bilerek İmralı’yı susturdular ki kendi politikalarını yürütebilsinler” dedi.

BAHÇELİ VE ERDOĞAN İTTİFAKI

Bahçeli ve Erdoğan ittifakının “savaş ittifakı” olduğunun altını çizen Güven, “Neden HDP’nin sesi kısıldı. Bunu hepimiz biliyoruz ki. Bizim milletvekillerimiz, eş başkanlarımız esir alınmış. Kürtlerde bütün herkes de her şeyi iyi biliyor. Biz bu yaşananlara ve AKP’ye mecbur değiliz” dedi.

Daha sonra kısaca Türkçe konuşan Güven, “Ben konuşmamı bilinmeyen bir dille yaptı” dedi. Güven, daha önce Diyarbakır Cezaevi duvarlarında “Türkçe konuş çok konuş” yazısının olduğunu hatırlatarak, “Şimdi AKP diyor ki benim gibi konuş çok konuş” dedi. Mayıs ayında hayatını kaybedenleri, Haki Karer, İbrahim Kaypakkaya, Dörtler, Leyla Qasım gibi isimleri andı. Güven, Ulaş Bayraktaroğlu’nu da konuşmasında andı.

Yorumunuzu yazınız