PAYLAŞ

“İnancın hayat bulduğu topraklarda aramak gerekir hakikati, pir- talip hassasiyetinin yaşandığı yerler öksüz bırakılmamalı!” Bu sözler, 30 yılı aşkın bir süredir yaşadığı İstanbul’dan memleketi olan Erzincan ilinin Tercan ilçesine bağlı Çınar köyüne dönen Üryan Xızır Pirlerinden Hüseyin Aras’ın dilinden dökülüyor PİRHA kamerasına konuşurken.

Gençliğin ve yoksulluğun verdiği zorunlulukla çıkmış yıllar önce ve 6 yıl öncesine kadar hiç uğramamış köyüne. 2010’larda geldiğinde baba ocağının ıssızlığı ve hüznü ile taliplerinin kimsesizliği yüreğine bir kor gibi düşmüş. “O an karar verdim, köyüme dönmeliyim” diyor Pir Aras. Sonra İstanbul’a elveda ederek dönüyor köyüne.

“ALEVİLİĞİ ÖĞRETEN BİR KÜTÜPHANE OLACAK”

‘Köylülerin kendi aralarında yaşadıkları sorunların çözümü ve Alevi öğretisinin gerekleri gibi tüm bu ilişkilerin zayıflamış olduğunu fark ediyor Pir Aras. Ve önerilerini sıralıyor bir bir, “Cemevimiz var, ancak burada Aleviliğin genel süreğine ilişkin hiçbir kitap yok, ilk etapta buraya bir kütüphane yapmayı düşünüyorum” diyor. Ardından, eski günlerdeki gibi cem ve cevatlarla yeniden o muhteşem zamanları yakalama düşüncesinde.

“PİRLER TALİPLERİNİN YANINA DÖNMELİ”

Bir de Pir ve dedelere bir çağrı yapıyor Hüseyin Aras:

“Alevi inancı en iyi köylerde yaşanılır, bir de metropollerin cangılında yok olup gitmek gibi bir manevi yoksulluk var, tüm bu gerekçeleri düşünerek köylerinize dönün, taliplerinizi pirsiz bırakmayın.”

Ahmet BAKIR/ Pirha

Yorumunuzu yazınız