PAYLAŞ

Tabqa Merkezi Çarşısı’nın dili olan çocuklar, izlemek zorunda bırakıldıkları DAİŞ’li günlerin çarmıha germe, el, kol kesme ve infaz çeşitlerini anlattı.

Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) 21 Mart tarihinde başlattığı Tabqa’yı özgürleştirme operasyonu 10 Mayıs günü son buldu. 50 gün süren şiddetli çatışmalardan sonra özgürleştirilen kentte, DAİŞ’in izleri halen canlılığını koruyor. QSD’li savaşçılar, DAİŞ tarafından kullanılan birçok askeri nokta, cephanelik, cezaevi ve işkence yerlerini ele geçirerek zulüm yerlerini bir bir temizlemeye başladı. Tabqa’da sokak ortasında infazların ve işkencelerin yapıldığı en bilindik adres ise, Tabqa Merkezi Çarşısı. İnsanların çarmıhta infaz edildiği günler, Tabqalı çocukların dilinden sözcüklere dökülüyor.

TABQA MERKEZİ ÇARŞISININ DİLİ OLSA…

DAİŞ’in Tabqa’da insanlık dışı uygulamalarına birçok kez tanıklık eden 15 yaşındaki İbrahim Mihemed, infazların yapıldığı Tabqa Merkezi Çarşısı’nı anlattı. Üzerinde Arapça “Tabqa Merkezi Çarşısı” yazılan tabelaya sırtını veren Mihemed, işkenceler sonucu dişleri kırılmış bir yurttaşın yerde bulunan dişlerini eline alarak “Bu 40 yaşlarında bir Tabqalı’ya yapılan işkence sırasında gerçekleşti” dedi. Daha sonra çeteler tarafından tabelanın önüne yapılan çarmıha her iki kolunu uzatarak, işkencelerin nasıl yapıldığını da aktarmaya başlayan Mihemed, şöyle devam etti: “İşkence edilecek kişiler önce çırılçıplak soyulup üzerlerine siyah bir kıyafet giydirilirdi. Bunu herkesin içinde yapıyorlardı. Önce kent içinde anonslar yapıyorlardı. Anons yaptıkları zaman ne yapacaklarını da anlatıyorlardı. O gün geldiğinde işkence edecekleri kişiyi arkasında kafes bulunan bir araba içinde getiriyorlardı.”

ÇARMIHA GEREREK İNFAZ

Daha sonra işkenceden geçirilecek kişinin çarmıha elleri ve ayaklarından bağlandığını ifade eden Mihemed, “Ardından bazı ayetler okuyorlardı. Yaptıklarını halka onaylatmaya çalışıyorlardı. Onu okuduktan sonra ya kafasına bir kurşun sıkarak ya da kafasını keserek, infaz ediyorlardı” diye aktardı. Onlara katılmayan ya da QSD için çalışanların bu şekilde defalarca katledildiğini ekleyen Mihemed, istihbarat çalışması yürüttükleri gerekçesiyle onlarca gencin de öldürüldüğünü kaydetti. İşkence yöntemlerini de dile getiren Mihemed, “Buraya getirdikleri kişileri önce kırbaçlıyorlardı, ya da kaba dayaktan geçiriyorlardı. Sonra kılıçlarla her iki elini kesiyorlardı. Bazen de ayaklarını kesiyorlardı. Bunları sadece burada değil, kentin en işlek yerlerinde de yapıyorlardı. Bazen de öldürdükten sonra ellerini, ayaklarını ve kafalarını kesiyorlardı” dedi.

HERKES GÖRMEK ZORUNDAYDI

Yerlerde halen işkence ettikleri insanların uzuvlarının bulunduğunu ifade eden Mihemed, bu vahşete herkesin tanıklık etmek zorunda bırakıldığını aktardı. En çok da çocukların bunu gördüğünü belirten Mihemed, toplu infaz gösterilerine gelmeyen kimselerin de cezalandırıldığını söyledi. Bundan dolayı herkesin korkudan bu tabloyu izlemek zorunda olduğunu anlattı.

CENAZELER 3 GÜN ÇARMIHTA BEKLETİLİYORDU

Mihemed ile birlikte çoğu zaman bu olayları gördüğünü anlatan 13 yaşındaki Ensar Vahab da, anne ve babasının korkudan kendisini de alarak bu tür gösterilere geldiğini söyledi. İnfaz ya da işkence sonucu öldürülen kişilerin 3 gün boyunca cenazelerinin çarmıhta bırakıldığını dile getiren Vahab, cenazelerin üçüncü günün sonunda çöpe atıldığını kaydetti.

QSD’LİLER ÇOCUKLARI EĞLENDİRİYOR

Şimdilerde ise kentin özgürleştirilmesi ile birlikte sokaklara çıkan çocuklar kentin her köşe başında QSD’li savaşçılarla güven içinde bir iletişim kuruyor. Yer yer savaşçılarla birlikte oynayan çocukların yüzünde gülümseme eksik olmazken, YPG’nin İngiliz savaşçısı Michael Enright’ın (Mistefa) yaptığı sihirbazlıklar eşliğinde neşe dolu dakikalar geçiriyor.

Nazım Daştan – dihaber

Yorumunuzu yazınız