PAYLAŞ

 AKP ve Erdoğan’ı yakından tanıyan isimlerden Dengir Mir Mehmet Fırat, ABD ziyaretini, “Uzatmalı virgül” şeklinde tanımlarken, “Türkiye’nin bölge politikasından sonuç alması mümkün değil çünkü Kürt trenini kaçırdı” dedi. AKP kongresinde demokratikleşme beklemeyen Fırat, aksine çözümsüzlük politikalarının derinleşeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, ABD ziyaretine ilişkin tartışmalar sürerken, gözler AKP’nin hafta sonu yapacağı kongreye çevrildi. Son gelişmeleri değerlendiren AKP eski Genel Başkan Yardımcısı, HDP Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, Erdoğan’ın ziyareti için, “Nokta değil, virgül de değil bana göre noktalı virgül hatta uzatmalı virgül” tanımlaması yaptı. Görüşmenin kısa sürmesini de, “Daha önce Trump ile görüşen diğer devlet başkanlarının yaptığı görüşmeler daha uzun sürdü, 40 dakika, hatta iki saate kadar süren görüşmeler oldu” örnekleri üzerinden yorumlayan Fırat, konuşmasını şöyle sürdürdü:

ERDOĞAN İSTEDİKLERİNİ ALAMADI

“Anlaşıldığı kadarıyla ABD’nin Suriye politikasında değişiklik beklemek fazla iyimserlik olur. Çünkü bu konuda ABD, daha önce Türkiye’nin askeri müdahalesini istedi, kara harekatında Türkiye’nin yardımını istedi ama Türkiye yanaşmadı. Dolayısıyla YPG ve YPJ ile kara harekatını başarılı bir şekilde yürüttü. Dolayısıyla Türkiye’yi sinirlendiren mesele YPG’ye ağır silahlar verilmesi oldu. Sayın Cumhurbaşkanın ziyareti de bu buna mani olabilmek hatta bu silahların geri alınmasını sağlamaya yönelikti. Fakat böyle olmadı. Türkiye’nin böyle bir ağırlığı yok.

ABD ZARRAB MESELESİNİ KOZ OLARAK KULLANIYOR

ABD’nin İran ile ilişkilerinde ABD Türkiye’ye bazı yükümlülükler getiriyor ve rol biçiyor. Eğer İran’a yönelik bir askeri harekat olacak ise bu harekat İran ile sınırdaş olan Türkiye üzerinden yapabilir. Tahmin ediyorum bu konuda Türkiye bazı tavizler de verdi. Askeri yardımların sağlanması bu tavizler karşısında sağlandı. Bununla birlikte Zarrab konusu gündeme geldi. Bu konuda gelişme olur mu bunu zaman içerisinde göreceğiz. ABD bunu bir koz olarak elinde tutuyor ve bunu kaybetmek istemiyor. Zarrab kendisini kurtarabilmek için birçok açıklamada bulundu pek çok belgede sundu. ABD’de çok güvenmediği bir müttefiki olan Türkiye’ye özellikle Erdoğan’a karşı kullanacaktır, kullanmaya da devam edecektir.”

‘TÜRKİYE BÖLGE SİYASETİNDE KÜRT TRENİNİ KAÇIRDI’

Ziyaret sırasında ABD’nin Erdoğan’a, “Suriye ve Rojava politikasını değiştirmesine” yönelik telkinleri olduğuna işaret eden Fırat, “Trump davranışları ile bunu gösterdi. Silah göndermesi konusundaki tutumu ki bu konuda Rusya’da bir tutumu var. İki süper gücün Suriye politikasında Türkiye politikasının aktif bir rol almasına karşı oldukları kanısındayım. Çünkü bana göre treni kaçırdı. Kürt trenini kaçırdı. Türkiye rejim karşıtı organizasyonların yapısına bakmadan terör örgütleri olmasına rağmen sadece Suriye içişlerini bozacak şekilde yardım etmiş olması, ABD ve Rusya’yı Türkiye’ye karşı tavır almaya ve Türkiye’yi Suriye masasında oyun dışı bırakma noktasına getirmiştir” diye konuştu.

AKP kongresine de değinen Fırat, bu kongreden olumlu yönde bir değişim beklentisinin olmadığının altını çizdi. Fırat, MKYK ve MYK önemli değişikler yapılabileceğinin, ancak çözüme yönelik adım atılmayacağını vurgulayarak, çizerek şunları dile getirdi:

ŞİDDETLE KÜRTLERİN OYLARINI ALDIKLARINI DÜŞÜNÜYORLAR

“O yapılanma çok önemli yapılacak olan değişiklik bundan sonra nasıl bir politika izleneceğinin de işaretlerini verecek. Türkiye’nin son referandumda başarısız olması, başarısız diyorum çünkü AKP oyları yüzde 50’yi geçmeye yetmemiştir. MHP oyları ile o geçişi sağlayabildi, bir seçimde AKP’nin tek başına yüzde 50’nin altında kalmıştır. Kürdistan’daki seçime doğrudan doğruya devlet taraf olmuştur, Valisi, kaymakamı, emniyet müdürü devreye girmiştir ve 500 bin oy kayması sağlanmıştır. Bunları AKP değerlendirirse başarısız bir referandum geçirildiğini görecek. Erdoğan bunun müsebbibi olarak da mevcut yönetimi olarak görecek. Ben MYK ve MKYK’da köklü bir değişim bekliyorum. Bu aynı Bakanlar Kurulu’nu da etkileyecektir. Bakanlar Kurulunda da köklü bir değişim olacaktır. Bunun çözüme dönük olacağı kanısında değilim. Çünkü yanlış olmasına rağmen şu kanıya varmışlar. Şiddet politikası ile Kürtler üzerinde etki yapabilecekleri ve bunun sonucunda kazanım elde ettiklerini düşünüyorlar. Bazı bölgelerde cumhurbaşkanlığı seçimine yakın sonuçlar almışlardır ve bu da daha çok baskının sonucu olduğu sonuca kapılmışlar. O yüzden bir süre daha bunu sürdürecekler.”

TÜRKİYE ÇIKMAZIN İÇİNDE

“Bu nereye kadar sürer” sorusuna Fırat, “Bunu sürdürmeleri mümkün değil, zaten şuanda da sürdüremiyorlar. Bunu ekonomide, dış politikada, iç siyasette görmek mümkün. Türkiye şuanda bir çıkmazın içerisinde çırpınıyor. Bunun bir tek yolu var, hakikatten köklü bir değişim yapıp 2002 ayarlarına dönmesi gerekiyor. Bunu yapar mı yapmaz mı, kongrede göreceğiz. Kongrenin sonucunda daha net bir söyleme varmak mümkün” dedi.

‘NE TÜR AÇILIMLAR YAPILACAK?’

Yaratılmak istenen algının aksine, AKP kongresinde “yeni bir çözüm ve açılım” süreci beklemediğinin yineleyen Fırat, çözüm sürecindeki kazanımların OHAL ve başlatılan savaş ile geri alındığını belirtti. Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi başlangıcın da gerisine gidildi. Daha evvel barış sürecindeki kazanımların bir kısmı geri verilerek sanki yeniymiş gibi halkı kandırmaya yönelik adımlar atabilirler. Bazı TV’lerin yeniden yayına başlamasını sağlayabilirler. Şimdi Eş Başkanlarımız, milletvekillerimiz, parti üyemiz tutuklu ve esaret altındalar. Bunların bir kısmı serbest bırakılabilir. Ama aksine, sanal cezalar verilerek vekillerimizin vekillikleri sürdürülebilir. Buna hazırlıklı olmak lazım.”

‘MUHATTAP BELİ’

Fırat, Kürt sorununda “Amerika’yı yeniden keşfeder” gibi yürütülen muhataplık arayışlarına tepki göstererek, “Aslında muhatap beli ve kim olduğu da biliniyor. Ancak AKP’nin bu muhatabı kabul etmeleri mümkün değil. Her şeyden önce MHP ile olan birliktelik ve MHP tabanın AKP’ye kaydırılması operasyonunu sağlayabilmek için sorunun muhatabı ile muhatap olmak yerine sanal, ki işte bazen bölgeden hiç ilgisi olmayan, toplumda ağırlığı ve karşılığı olan aşiret reisleri davet edilerek, ilgisiz kişiler çağrılıyor, sanal muhatap denilen kişiler bunlar olacaktır” diye konuştu.

‘ALINAN HAKLAR GERİ VERİLEREK ALGI YARATILACAK’
Dengir Fırat, bu sanal muhataplar üzerinden, alınan bir takım hakların geri verilmesiyle sanki açılım yapılıyormuş gibi bir algı yaratmaya çalışacaklarını ifade etti.

‘BARIŞ SÖYLEMLERİMİZİ YENİLEYECEĞİZ’

HDP kongresine ilişkin de konuşan ve bunun mecburi bir kongre olduğunun hatırlatan Fırat, şunları söyledi: “Eş Genel Başkanımızın vekilliği ve parti üyeliği düşürüldü. Zaruri bir kongre yapıyoruz. Kapalı bir toplantı şeklinde geçecek. Halka veya davetlilere açık olmayacak. Bir başkan seçeceğiz. Yine barış konusunda çağrımızı tekrarlayacağız. Bunu hiç bir zaman terk etmedik. Yeniden müzakereye dönülmesi konusunda sürekli bir ifademiz var. Eş Başkanımız Selahattin Demirtaş, hemen hemen her konuşmasında bunları dile getiriyordu. Bunlardan vazgeçmiyoruz, kongrede bu talebi yenileyeceğiz. Bunun bir sonuç verip vermemesi iktidara bağlı.” Fırat, AKP politikaları nedeniyle çatışmaların bir süre daha devam edeceği görüşünde.

AKP’Lİ YAZARLAR ŞEYHLİK İDDİASINDALAR, GAİPTEN HABER VERİYORLAR

Fırat, aylardır kendisinden haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile Selahattin Demirtaş adına “iktidara yakın kimi isimlerin” yazdığı yazılara da dikkat çekerek, şöyle dedi: “Havuz medyasının yazarları, yazar olmanın ötesinde şeyhlik iddiasındalar. Kendi hayallerindekileri gerçekmiş gibi yansıtıyorlar. Abdulkadir Selvi’nın yaptığı böyle bir şey. Medya öyle bir hale geldi ki, Nazi Almanya’sının Gobbels’i gibi propaganda aracı olarak kullanılıyor ve yazarlar tek bir merkezden yönlendiriliyor. Sayın Demirtaş’ın ağzından da bazı şeyler yayınlandı sonra bunlar yalanlandı. Bunlar sadece halkı aldatmaya ve yönlendirmeye yönelik propaganda söylemlerinden başka bir şey değildir.”

Kenan Kırkaya – dihaber

Yorumunuzu yazınız