PAYLAŞ

PİRHA-Tokat Hubyar Köyün’de bulunan  Hubyar Sultan Tekkesi’ne Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulmasına tepkiler gelmeye devam ediyor. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Kurucu Başkanı Ali Kenanoğlu, Alevi inanç merkezinin mülkiyetinin Alevilerin elinden alındığını belirterek, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu şaibeli uygulamadan biran evvel vazgeçmesi ve Tekke’nin mülkiyetini muhtarlığa iade etmesi gerektiğini belirtti. 

Tokat’a bağlı 400 Alevi köyünden biri olan Hubyar Köyü’nde bulunan Hubyar Sultan Tekkesi’ne Tokat Vakıflar Müdürlüğü tarafından el konulmuştu. Devlet’in Tekkeye el koymasına köy halkı ve Hubyar talipleri tepki göstermeye devam ediyor. PİRHA’ya konuşan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Kurucu Başkanı Ali Kenanoğlu, Tekkenin tarihinden de örnekler vererek günümüzdeki gelişmelere ışık tuttu.

“TEKKE İKİ DEFA DEVLET MÜDAHALESİNE MARUZ KALDI”

Tarihi süreçte Hubyar Sultan Tekkesi’nin, iki defa devlet müdahalesine maruz kaldığını belirten Ali Kenanoğlu, “Bunlardan ilki 1826 sonrasında 2. Mahmut döneminde Hubyar Sultan Tekkesine el konulmuş, tekke yıkıma uğratılmış, oradaki dedeler, ocak mensuplarının hemen hemen tamamı sürgüne gönderilmiş o dönemde. Büyük bir asimilasyon politikası sürdürülmüş. Arkasından 1925’de tekke ve zaviyeler kanunuyla yine Hubyar Sultan Tekkesi’ne el konuluyor. Kapısı mühürleniyor ve tekrardan yıkıma uğratılıyor” dedi.

“1925 TEKKE VE ZAVİYELER KANUNUYLA TEKKELER YIKIMA UĞRATILDI”

Cumhuriyet döneminde Alevi tekkelerinin yıkıldığının pek anlatılmadığını ancak 1925 Tekke ve Zaviyeler Kanunu ile yıkıma uğratılan tekkelerden birisinin de Hubyar Sultan Tekkesi olduğunu vurgulayan Kenanoğlu, “Bütün bu süreçlerde yeniden toparlanalar olmuş ve böylelikle 1925 sonrasında Tekke ve Zaviyeler Kanunuyla birlikte, Alevi tekkelerine ve vakıflarına el konulduktan sonra bütün taşınır taşınmaz malları devletin eline geçmiştir. Şuanda kimisi Kültür Bakanlığı’nda, kimisi Vakıflarda. Bizim gibi dağ başındaki köylerde ise Tekkeler son kullanıcısının elinde kalmıştır” ifadelerini kullandı.

“ALEVİ HUKUKUNUN DIŞINA ÇIKTILAR”

O dönemde Hubyar Tekkesinin bekçiliğini yürüten ailenin de tekkeyi sahiplenip bugünlere kadar getirdiğini söyleyen Kenanoğlu, “Tabi biz hizmetleri için hep teşekkür ettik. Ancak gelinen noktada son 15 yıl öncesinde özellikle Aleviliğin yükselen bir değer olduğu, insanların yeniden inançlarına ve kimliklerine sahip çıkmaya başladığı bir süreçte, Hubyar Sultan Tekkesi’ni köylülerin temsiliyetini birlikte oluşturacak bir inanç merkezi olarak yürütmek istedik. Bu aşamada aile buna itiraz etti. Dedi ki “Burası bizim babamızın malıdır” deyince iş Alevi hukukunun dışına çıktı” dedi.

“Gelinen noktada Hubyar Sultan Tekkesi Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bünyesindedir” diyen Ali Kenanoğlu, “Çünkü burası daha önce kurulan 1500’lerde kurulmuş olan Hubyar Tekkesi Vakfı’nın üzerine geçirildi. Bu bir mazbut vakıftır. Bunların idaresi Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçiyor.  1925’te Tekke ve Zaviyeler Kanunu öncesi hemen hemen bütün vakıfların akıbeti şuanda budur. Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın, Şahkulu Dergahı’nın durumu da böyledir” diye konuştu.

“ALEVİ MÜLKİYETİ ALEVİLERİN ELİNDEN ÇIKTI”

Bu süreç sonrasında gelinen noktada önemli bir Alevi inanç merkezinin mülkiyetinin, Alevilerin elinden çıktığını kaydeden Kenanoğlu, “Biz aileyle oturup bir vakıf kurup bu vakfa buranın geçmesini hep birlikte sağlayalım, bunun mücadelesini verelim dediğimizde bunu reddettiler” dedi.

“TAPUNUN KÖY MUHTARLIĞINA İADE EDİLMESİ”

Ali Kenanoğlu, Hubyar Sultan Tekkesi konusunda yapılması gerekenleri şöyle belirtti;

“Netice itibariyle hepimiz Aleviyiz, onlar da o ocağın içerisinde bulunan insanlar, bizler de o ocağın mensuplarıyız. Bu işi fazla germeden ve bu konuda devlete çok fazla yaslanmadan, onlara koz vermeden, devletin kontrolü ve müdahalesini artık kalıcı hale getirmeden bu işe bir çözüm bulmak lazım. O çözüm de onların da muhtarı olan Hubyar Köyü’nün muhtarlığına bu tapunun iade edilmesi konusunda girişimde bulunmalarını onların da buna destek vermelerini bekliyoruz.”

“BU KARARDAN BİRAN EVVEL VAZGEÇMELİ”

Ocakların muhtar tarafından yönetilmediğini, tekkelerin de muhtar tarafından yönetilmediğini ancak burada muhtarın sadece tapuyu mülkiyet olarak elinde bulundurduğunu söyleyen Ali Kenanoğlu, “Tabi ki bir Alevi tekkesi, Alevi bir inanç önderi, piri, mürşidi, anası, dedesi tarafından yönetilmesi gerekiyor. Biz bununla ilgili her türlü hazırlığımızı yaptık. Hubyar Köyü mensuplarının tamamı Hubyar Sultan evlatlarından oluşur. Her biri de o tekkede o görevi üstlenecek insanlardır. O meziyete, yeterliliğe, bilgi birikimine sahip insanlar oldukça çok. Netice itibariyle biz de Alevi tarihini, geleneğini, göreneğini, töresini bilen insanlarız. Ocaktan, dergahtan, inançtan yetişmiş insanlarız. Dolayısıyla bir Alevi tekkesinin nasıl bir inanç merkezi olması gerektiğini, nasıl yönetilmesi ve nasıl hizmet vermesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. O yüzden Alevi Kurumları hem Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne hem de hükümete çağrıda bulundular” dedi.

Hubyar Köylüleri olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne seslenen Ali Kenanoğlu, “Vakıflar Genel Müdürlüğü bu şaibeli uygulamadan biran evvel vazgeçmeli ve oranın mülkiyetini muhtarlığa iade etmelidir. Talebimiz bundan ibarettir” diye konuştu.

Pirha

Yorumunuzu yazınız