PAYLAŞ

Suruç katliamında hayatını kaybedenler için düzenlenen anma etkinliğinde konuşan TİHV Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Biçer, “Suruç; umuda, barışa yönelen gençlerimize dönük bir saldırı ve katliamdır” dedi.

Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015’te DAİŞ’in gerçekleştirdiği patlamada hayatını kaybeden yurttaşlar Kadıköy Halitağa Caddesi’nde anıldı. Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) tarafından her ayın 20’sinde düzenlenen anmada katliamda hayatını kaybedenlerin fotoğrafları taşınarak “Suruç’un hesabı sorulacak”, “Suruç’u unutma unutturma” sloganları atıldı. Öğrenci İnisiyatifi ve Suruç Aileleri Derneği’nin de destek verdiği eylemde konuşan HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan katliamda hayatını kaybedenlerin barış işin çalıştığını söyledi. Paylan, “Arkadaşlarımız oraya barış için gitmişlerdi. Ancak barış masasını devirenler gençleri öldürerek bizleri barış masasından uzaklaştırmak niyetindeydiler. Bu karanlıklarını korkuyla taçlandırmak istiyorlardı. Bu yüzden Suruç’ta hayatının baharında olan gençlerin üzerine karanlığa boca ettiler. Neden yaptılar bunu? Korku dilden dile, kulaktan kulağa kalpten kalbe yayılsın diye. Maalesef iki yıldır bu karanlığı devam ettiriyorlar” dedi.

ADALET VURGUSU

Paylan’ın ardından söz alan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Biçer, Suruç katliamının tarihte kapanmayan bir yara olduğunu söyledi. Biçer, “Suruç; umuda, barışa yönelen gençlerimize dönük bir saldırı ve katliamdır. Bu katliamların hesabını sormadıkça, adalet talebini dillendirmedikçe asla ortak bir yaşamı kurma şansımız olmayacaktır. Biz bu katliamın arkasındaki gerçeğin açığa çıkarılmasını ve diğer bütün katliamlarla bağlantısının yani hakikaten sunulmasını istiyoruz. Bu gerçek ortaya çıkmadığı sürece her zaman eksik kalacağız” dedi.

‘KATLİAMDAN 3 KİŞİ SORUMLU’

Biçer’in ardından hazırlanan basın metnini okuyan katliamda hayatını kaydeden Vatan Budak’ın babası Murat Budak, “20 Temmuz 2015’ten bu yana sürdürdüğümüz adelet mücadelemiz bugün 21. ayında 21 aydır Suruç’ta IŞİD tarafından katledilen çocuklarımız, eşlerimiz, kardeşlerimiz için adalet arıyoruz. Aylardır bu katliamın sorumluların ortaya çıkarılması, davadaki gizli kararının kaldırılması için mücadele ediyoruz” dedi.

Katliamın üzerinden 20 aya yakın bir zaman geçtikten sonra savcılık soruşturmasının tamamlandığını ve davanın ilk duruşmasının 4 Mayıs tarihinde Urfa’da görüleceğini hatırlatan Budak, “Hazırlanan iddianamede 10 Ekim Ankara katliamı davasında tutuklu, ikisi Suriye’de olmak üzere sadece üç kişinin adı geçmektedir. Bu topraklardaki en organize, en büyük katliamlardan biri olan Suruç katliamının sadece bu üç kişinin yaptığı belirtilmektedir. 20 aya yakın bir zaman boyunca soruşturma yürüttüğünü ileri süren savcılık, böylesi bir katliam içinde sadece üç kişi sorumlu olarak bulabilmiştir” dedi.

‘SORUMLULAR DEĞİL, MAĞDURLAR YARGILANIYOR

Katlandım sağ kurtulan kişilerin sık sık gözaltına alındığını anlatan Budak, “Herkesin gözü önünde gerçekleşen Suruç katliamı ile ilgili tek bir kişiyi bile yakalayamayan yargı konu yaralılar, konu aileler olunca gözaltılar, tutuklamalar yapmakta hiç tereddüt etmedi” şeklinde konuştu.

Budak, konuşmasını katliamın 4 Mayıs’ta Urfa’da görülecek davasına katılım çağrısında bulunarak sonlandırdı.

Yorumunuzu yazınız