PAYLAŞ

Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği ile ilgili tartışmalar 16 Nisan’daki Anayasa değişikliği referandumunun ardından bir kez daha alevlendi. Avrupa siyaset kulislerinde Türkiye ile üyelik müzakerelerine son verilmesi, üyelik süreci çerçevesinde yapılan mali yardımların durdurulması ya da sivil toplum projelerine yönlendirilmesi gibi seçenekler tartışılıyor.

Son olarak Alman Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin önde gelen isimleri, Türkiye’ye mali yardımların durdurulmasını talep etti. RP Online haber sitesine konuşan Federal Meclis Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen AB’yi, üyelik müzakereleri çerçevesinde Türkiye’ye yapılan ödemeleri durdurmaya çağırdı. Ödemelerin müzakerelerin sürmesine bağlı olduğuna işaret eden Röttgen, yardımların artık gereğinin kalmadığını savundu. Federal Meclis Avrupa İşleri Komisyonu Başkanı Gunther Krichbaum da AB’nin kendini kandırmaktan vazgeçip üyelik müzakereleri ve mali yardımları durdurması çağrısı yaptı.

2020’ye kadar 4,5 milyar euro

Peki AB Türkiye’ye üyelik müzakereleri çerçevesinde ne kadar mali yardım yapıyor? Birlik, Türkiye’nin üyelik sürecindeki uyum çalışmalarına destek için 2007-2013 yılları arasında 4 milyar 800 milyon euroluk ödeme yapmıştı. Focus dergisinin verilerine göre bu miktarın bir milyar euroya yakın bir bölümü Almanya’nın kasasından çıktı.

AB’nin 2014-2020 yılları arasında Türkiye için bütçesinden ayırdığı miktar ise 4 milyar 450 milyon euro. Burada da Almanya’nın payına düşen miktar bir milyar euroya yakın.

EU Türkei Mogherini und Hahn in Ankara

Para akışı kısıldı

Ancak 2020 yılına kadar ödenmesi gereken yaklaşık 4,5 milyar euronun şimdiye kadar sadece 167 milyon 300 bin euroluk bölümü aktarıldı. Yani 2014 yılından bu yana Avrupa’dan para akışının zaten kısıldığı görülüyor. AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn, mart ayında yaptığı açıklamada, Türkiye ile müzakerelerde ilerleme sağlanamayan alanlarda ödemelerin durdurulduğunu açıklamıştı. Komisyon’un bütçe ve insan kaynaklarından sorumlu Alman üyesi Günther Oettinger de AB üyeliğine hazırlık için yapılan ödemelerin ‘Avrupa değerlerini benimseme yükümlülüğü’ne bağlı olduğunu belirterek, “Bu yardımlar yoluyla Avrupa’ya uzanan yolu açmayı hedefliyoruz, tersini değil” açıklaması yapmıştı.

CDU’lu Avrupa Parlamentosu üyesi Herbert Reul, Alman WDR radyosuna verdiği demeçte, bu nedenle AB Komisyonu’nun bazı programları tamamen durdurmak zorunda kaldığını belirterek, örneğin Türkiye’de yargıda yaşanan yoğun tasfiyeler nedeniyle hukuk devleti alanında kaynakların artık aktarılamadığını kaydetti.

‘Sivil topluma aktarılsın’ çağrıları

AB paraları doğrudan Türk hükümetine değil, proje bazlı olarak aktarılıyor. AB’nin aday ülke Türkiye’ye ayırdığı kaynağın yaklaşık üçte biri demokrasi, hukuk devleti gibi alanlarda yapılan çalışmalara yönelik. İnsan hakları, eşcinsel hakları ve kadına yönelik şiddetle mücadele gibi alanlarda sivil toplum kuruluşları AB tarafından destekleniyor. AB’nin, kaynakları hükümet projeleri yerine sivil toplum projelerine aktararak denge sağlaması seçeneği üzerinde de duruluyor.

Alman Yeşiller partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, yardımların sivil topluma aktarılmasını destekleyen politikacılardan. Özdemir, mali yardımların sadece Avrupa değerlerini savunan toplumun demokratik kesimleri yararına kullanılması çağrısı yaptı.

Hür Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Wolfgang Kubicki de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı net ve kararlı bir tutum sergilenirken Türk sivil toplumuna mümkün olan her tür yardımın ulaştırılması gerektiğini kaydetti.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/BK,HS

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız