PAYLAŞ

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Burak Bilgehan Özpek, “Demokrasi artık Türkiye’nin AB ve dünya ülkeleri ile kurduğu ilişkileri belirleyen bir faktör olmaktan çıkmıştır. AB ülkeleri ile Türkiye arasında olumlu anlamda bir sürecin gelişebileceğini zannetmiyorum” dedi.

Parlamenter sistem yerine “Partili Cumhurbaşkanlığı” sisteminin getirilmesini öngören anayasa değişikliği hakkındaki “meşruiyet” tartışmaları devam ediyor. Referandum sonucuna ilişkin Avrupa’dan ilk açıklama Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri’den gelmişti. Piri, Türkiye’deki seçimin adil bir seçim olmadığını söylemiş ve paketin değiştirilmeden uygulanması durumunda Avrupa Birliği ülkeleri ile müzakerelerin askıya alınacağını ifade etmişti. Avrupa Birliği ve ABD’nin değerlendirmesini beklediği Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) da, referandumla ilgili ön raporunda referandum boyunca iki tarafın eşit olmayan şartlarda yarıştığını sayım sürerken alınan “mühürsüz zarf” kararının önemli bir korumayı ortadan kaldırdığını ve yasaya aykırı olduğunu söylemişti.

Yaşanan bu gelişmeler ışığında Türkiye’nin yeni dönem dış politikasının ne olacağı ise merak konusu. Türkiye’nin bundan sonraki süreçte NATO ve AB ülkeleri ile olası ilişkilerini değerlendiren TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek, “Türkiye’nin demokratik kimliğinden dolayı işbirliği yaptığı AB ve NATO ülkelerinde bulunan kurumlar ile ilişkisi zedelenebilir. Yani Türkiye’nin AB ya da NATO ile olan ilişkileri zayıflayabilir” diye konuştu.

‘AB ÜLKELERİYLE OLUMLU SÜRECİN GELİŞEBİLECEĞİNİ ZANETMİYORUM’

“AB ülkeleri Türkiye arasında olumlu anlamda bir sürecin gelişebileceğini zannetmiyorum” diyen Özpek, Türkiye’nin bundan sonraki dış ilişkilerinde beliryeci olan tek faktörün AB ülkeleri ile kuracağı çıkar ve korku birlikteliği olduğunu söyledi. Özpek, “Yani ortak tehditler ve ortak çıkarlar Türkiye’yi diğer ülkeler ile bir araya getirir. Demokrasi artık Türkiye’nin AB ve dünya ülkeleri ile kurduğu ilişkileri belirleyen bir faktör olmaktan çıkmıştır” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’NİN KÜRT KARŞITI POLİTİKASI DEVAM EDECEK’

Türkiye’nin Ortadoğu’ya yönelik politikasını da değerlendiren Özpek, “Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki Kürt karşıtı politikası devam edecek. Burada da benim tahminim ABD’nin Suriye’deki pozisyonu beklenebilir. Ve ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerin geleceği beklenecektir” şeklinde konuştu.

‘TÜRKİYE’NİN AB ÜLKELERİ İÇİN KABUL EDİLEBİLİR BİR TARAFI KALMAZ’

Türkiye’deki idam tartışmalarına da değinen Özpek, idamın geri getirilmesi durumunda Türkiye’nin Avrupa Birliği için kabul edilebilir bir tarafı kalmaz. Müzakereler kesinlikle sona erer. Fakat tekil olarak AB ülkeleri ile Türkiye ilişkileri devam ettirebilir. AB ülkelerinin AK Parti’ye olan yaklaşımı şu ana kadar faydacı ilerledi. Çok idealist ya da demokratik çerçevede geliştirilen bir politika yok. Çok zayıf açıklamalar var. Ben bunun çok açık şekilde devam ettirileceğini düşünüyorum” dedi.

‘REFERANDUM SONUCU MEVCUT SORUNLARA YENİLERİNİ EKLEYECEK’

Özpek, son olarak “Referandumda çıkan sonuç Türkiye’nin geleneksel sorunları yanında yeni sorunlar yaratabilir. Var olan sorunları daha da derinleştirebilir. Dolayısı ile benim kendi görüşüm referandumda çıkan sonuç Türkiye’nin sorunlarına yeni sorunlar ekleyecek” ifadelerini kullandı.

Yorumunuzu yazınız