PAYLAŞ

Kürdoloji tarihinde Newroz’la alakalı derli-toplu bir çalışmanın olmayışı, bu alandaki büyük bir boşluğa işaret etmektedir.  Varolan yazılı meteryaller ise,  günümüzde Newroz’un sadece siyasi-politik getirileri üzerinde durulmuştur. Dolayısıyla Newroz hakkında araştırılıp yazılması gereken bir çok antikite nokta, maalesef karanlıkta bırakılmıştır. Oysa Newroz başta olmak üzere, benzeri bir çok antik Ulusal ve yerel Kürt bayramının günümüzde bile hala kutlandığı bilinmektedir. Bu kısacık makalemize, Osmanlıdaki “Newroziye vergisi“ konu edinilmiştir. Zira Osmanlının idari yapısı dahilinde sadece Kürtler için özel olarak “Neweuziye vergisi“ getirilmişti.

Esas itibariyle Akkoyunlular (1378-1508)  döneminde Kürt bölgelerinde  kısmen uygulanan “Nevruzî“ adlı bu vergi; Safeviler tarafından, 16.yüzyılda başta Azerbaycan olmak üzere Kürdistan’da alınıyordu. Sadece Newroz için değil, Kürtlerin benzeri antik bayramları vesile edilerek değişik adlar altında Kürt aşiretleri vergiye bağlanmışlardı. Ama deyim yerindeyse Kürtler; sadece Newroziye vergisini istekli ve de görkemli bir şekilde takdim ediyorlardı. Sözünü ettiğimiz bu bayramlardan  birisi de; Newroz’dan sonra gelen “Mihrîcan/Mihrigan bayramı“ ydı. 26 Agustos‘ta başlayan ve 31 Ağustos’ta sonlandırılan bu bayrama “Ayd-i/Êydi Kürdi” bayramı da denilmekteydi. Örneğin İngiliz gezgin Jomis Morrier 1806-1810 yıllarındaki İran’ı seyahatinde, antik İran töresi ile geleneklerinin helen yaşadığını, Tahran’ın kuzeyinde Demavend Dağı çevresindekilerin, her yıl 31 Ağustos’ta kutladıkları bayrama, medrese ağzı ile Kürt Bayramı anlamında “Ayd-i Kürdi” dediklerini tespit etmiştir.

Yavuz-Şah İsmail (1512) kapışmasından sonra Kürdistan’a hakim olan Osmanlı devleti, bu gelenek vergisini daha da sistemileştirerek Kürt aşiretleri üzerinden devam ettirdi. 16. yüzyıla ait Osmanlının “Tapu Tahrir Defterleri” nde bolca “Ekrad örf ü âdâttı/Akrad adeti > Kürt adeti” tanımı kullanılmıştır. Sabit vergiler dışında “Resm-i ıdiye, Resm-i Nevruziye, Bayramcek“ adları altında sadece  Ekrad’dan (Kürtlerden) vergi toplanıyordu. Bu konuda Ahmet Özcan incelediği arşivlerde elde ettiği bilgiler sonucunda şunları dile getirir:

“Ekrad âdeti tabiriyse dikkat çekicidir. Kullanılan tabirlerin atfedilenle ilişkisinin doğruluğu kabul edilirse örf ü adata göre düzenlenmiş olabileceği düşünülebilir. Örf ü âdât hukuku her ne kadar yazılı olmayan hukukun ifadesi olsa da, sultan kendi otoritesine dayanarak koyduğu örfî kanunlarla birlikte örf- ü adatı, kanun mevkiine yükseltebildiği bilinmektedir. Örfî kanunların birçoğunun menşei örf ü âdâttı. Bölge kanunnameleri içerisinde ilk bakışta örf ü âdât ile ilgili değerlendirilebilecek olan “Ekrad adeti” tabiriyle ifade edilen vergilerdir ve bunlar 1541 tarihli Çemişkezek kanunnamesiyle tarihsiz Bitlis kanunnamesinde geçmektedir (…). Şahnegi, Nayibcek gibi vergilerin Ekrad âdeti olarak adlandırılmasında,  ilgili sancaklarda Kürt nüfusu veya beylerinin hâkimiyetinin belirgin olması etkili olmalıdır“ (Özcan, 2011: 184).

Kürtler için özel olarak uygulanan Nevruziye vergisinden, Kürtlerin kaçmadığı ve bu yükümlülüğe itirazsız tabii oldukları, incelenen Osmanlı kaynaklarında anlaşılmıştır.

Bütün bunların dışında, Kürt beyleri, mirleri başta olmak üzere varlıklı Kürt aileleri, Newroz’a öngelen günlerde Osmanlı sarayına, padişah ve yakınlarına değerli hediyeler göderirlerdi. Bununla saraya olan bağlılık ve kendilerine ait bu Newroz bayramınnın; Osmanlı Erkânı tarafından hatırlanması mesajlanırdı.

Buna ek olarak; 17. yüzyılda yazılmış olan ve toplamda 10 ciltten oluşan “Evliya Çelebi Seyahatnamesi“ nin 3. cildinde Dersim/Pertek ve Newroz ile alakalı veriler aktarılmaktadır.  Osmanlı döneminin seyahlarından olan Evliya Çelebi (1611-1683/84) Urartular (MÖ.7.8.yy) döneminde yapıldığı sanılan “Pertek kalesi, Kara Kuş ve Newroz” bağlamında  şunları aktarmaktadır. “…Moğul lisanında “Kara Kuş”a, “Pertek” derler. Bunun kalesi üzerinde tunçtan bir Kara Kuş heykeli vardır. Her yıl, Newroz gününde kanat çırpıp bütün makdisi Kürd kavimlerini bu şehrin pazarına toplamak için işaret verirmiş. Bunun için bu şehre, Pertek demişlerdir. Hicri 19. yılda Halit bin Velid bu kale ile Diyarbakır civarını feth edince, bu kuş heykelini yıkmıştır. Hala o kuş tılsımının yeri kalenin en üst yerindedir” Çelebi, s.1585).

Özlü bir kaç cümleyle şunun altını çizmekte yarar var; Sözkonusu Osmanlıdaki Kürtler için uygulanan Newroziye vergisinin, Çemişgezek Sancağı kayıtlarında yer alması tarihsel bir önemi arzetmektedir. Zaten Dersim’in bir ilçesi olan bugünkü “Çemişgezek“ 16. Yüzyılda, “Kürdistan“ adıyla özdeşleşmişti. Evliya Çelebi’nin verdiği bilgide ise bölgedeki Réya/Raa Heqi inançlı Kürt Alevilerin, 16.yüzyılda Newroz bayramını özenle kutlamış ve bu tarihsel geleneği yaşattıkları anlaşılmaktadır.

Bibliogafi

Evliyâ Çelebi,  (2003) “Seyahatname“ Hazırlayanlar: Robert Dankoff – Seyit Ali Kahraman – Yücel Dağlı, Yapı Kredi Yayınları,

Özcan, Ahmet, (2011).“Uzun Kasan Kanunları ve Osmanlı Dönemine Yansımaları“ (OTAM, 29/Bahar

Yorumunuzu yazınız