PAYLAŞ

İki yıldır görev süresi bitmesine rağmen koltuğu bırakmayan Mesûd Barzanî ve aile partisi KDP, meclisi feshederek, başkanını sürgün ederek, hükümeti ise lağvederek, Güney Kürdistan’da adeta bir aile hanedanlığı kurdu. İşte Güney Küdistan’daki siyasal durum

Meclis başkanını KDP’li olmadığı için Hewlêr’den çıkaran, Goranlı bakanları kente sokmayan, Parlamentoyu işlevsizleştiren KDP, Mesud Barzani, Neçirvan Barzani ve oğulları üstünden Federe Kürdistan’ı kendi mülkü gibi yönetmeye çalışıyor. AKP modelini örnek alan KDP Lideri Mesud Barzani, süresi iki yıldır dolmasına rağmen görevi koltuğu bırakmıyor. Siyasi ve ekonomik kriz her gün artarken, KDP dikkatleri başka yöne sevketmeye çalışıyor.

Başkanlık dayatması

Hewler yönetimi, YNK ve Bağdat ile varılan anlaşma ile oluşturulmuştu. Irak cumhurbaşkanı Kürt olacaktı. Kürt Cumhurbaşkanı da YNK’den seçilecekti. Federe Kürdistan’da başkanlık KDP’de olacaktı. Başbakan da YNK ile dönüşümlü olacaktı. Ancak, Barzani koltukta ısrar edince ve Goran gibi partiler yükselince durum değişti.

2005 yılında parlamento tarafından, 2009’da da halk oylamasıyla Güney Kürdistan başkanlığına seçilen Mesud Barzani’nin görev süresi 2013 yılında doldu. Ancak, Parlamento Barzani’nin görev süresini iki yıl daha uzattı. Uzatma süresi de 20 Ağustos 2015’e doldu. Barzani, YNK ve Goran gibi partilerdeki iç çekişmeler, başkanlık yarışları gibi olguları kullanarak koltuktan kalkmadı. Bağdat ile yaşanan bütçe krizi, siyasi gerilim artınca Mayıs 2014’te yapılan Irak genel seçimlerinde Barzani’nin partisi KDP, kan kaybetti ve Goran (Değişim) Hareketi ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) oylarını arttırdı.

KDP yanaşmadı

Oy kaybının paniklettiği KDP, 20 Ağustos 2015’ten önce Barzani’nin görev süresinin uzatılmasını ve ertelenen başkanlık seçiminin halk oylamasıyla yapılmasını dayattı. YNK, Goran ve İslami Toplum Partisi (Komele) de görev süresinin uzatılması karşılığında, başkanın yetkilerinin kısıtlanmasını ve seçimin parlamentoda yapılmasını talep etti. Fakat KDP buna yanaşmadı. KDP, ulusal birlik kongresi çağrıları ve girişimlerini de boşa çıkardı.

Prova orada yapıldı

AKP’nin 7 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da yaptıklarının mini bir provasını KDP, Ekim 2015’te Güney Kürdistan’da yaptı. DAİŞ’in saldırıları sırasında sınıfta kalan KDP, AKP ile yaptığı petrol anlaşmaları sonrası Irak hükümeti yüzde 17’lik bütçe payını kesince maaşlar ödenmedi. Bütçe kaynağının gelmemesi yatırımları da etkileyince zaten üretimden uzaklaşan bölgede krizi derinleştirdi.

Çifte standartçılığa öfke

Maaşları ödemelerinin kesintilerinde de çifte standart uygulandı. KDP’nin güçlü olduğu Duhok-Hewlêr-Behdînan hattında maaşlar ödenirken; Goran ile YNK’nin güçlü olduğu Silêmanî hattında maaş kesintilerine gidilmesi üzerine haftalar süren eylemler başladı. Eylemlerde bazı KDP binaları ateşe verilirken; eylemcilere yapılan saldırılarda da en az iki kişi yaşamını yitirdi, onlarca kişi yaralandı. Maaş ödemeleri konusunda Türkiye ile yapılan petrol ticaretinden elde edilen gelir yerine Bağdat’tan gelecek para bahane edildi.

Meclis başkanını kovdular

Eylemler sürerken, 12 Ekim günü Silêmanî’den Hewlêr’e gitmek için yola çıkan Federe Kürdistan parlamentosunun Goran Hareketi’nden olan başkanı Dr. Yusuf Muhammed, KDP asayişi tarafından Pirdê kontrol noktasında durduruldu ve Hewlêr’e girişine izin verilmedi. Silêmanî’ye dönmek zorunda kalan Muhammed, “Barzani’nin görevi sona ermiştir, parlamento başkanının değil. Kürdistan’ın başkenti işgal edilmiş durumda. Geçişimi engelleyen bu güçler eğer Şengal’i korumuş olsalardı, şimdi binlerce Êzidî DAİŞ’in elinde esir olmayacaktı” açıklaması yaptı.

Goran’a KDP kesiği!

Parlamento başkanını Hewlêr’e sokmayan KDP, hükümette yer alan Goran’ın 5 bakanının da görevi sonlandırdı. Oysaki Güney’de 2013 yılında yapılan seçimlerden sonra hükümet kurma çalışmaları 9 ay sürmüş ve ancak Haziran 2014’te hükümet kurabilmişti. Başbakan Nêçirvan Barzani, bakanlara “teşekkür” ederek kabinede yer alamayacaklarını söyledi. 111 milletvekilinden oluşan Güney Kürdistan parlamentosundan son seçimde KDP 38, Goran 24, YNK, 18, Yekgirtû İslami 10, Komeleyê İslami ise 6 sandalye kazanmış, diğer sandalyeler ise kota uygulanan azınlıklara aitti.

Kriz üreterek…

Başkanlığın Mesud Barzani, başbakanlığın Nêçirvan Barzani, istihbarat örgütü Parastin ile özel kuvvetler komutanlığın Zêrevani’nin Mesûd Barzani’nin oğlu Mesrûr Barzani’nin elinde Güney Kürdistan, “Barzani ailesinin hanedanlığı” olarak anılıyor. KDP de AKP gibi kriz üreterek ayakta durmaya çalışıyor. AKP’nin Kuzey Kürdistan’da satmaya çalıştığı “Osmanlı hayalleri”nin KDP’deki tezahürü ise “bağımsızlıklık”. Ancak KDP bu konuyu Türkiye’ye karşı bir türlü dile getiremiyor ve iç siyaset malzemesi halinde kullanıyor.

Parti anlaşmaları

Güney’de ticaret, petrol, memur alımı, ekonomi, siyaset, asker, bürokrasi, yargı ve tüm kurumları elinde tutan KDP ile aynızı Türkiye’de yapan AKP büyük anlaşmalar anlaşmalar da imzaladı. Özellikle Barzani ailesi ile Tayyip Erdoğan’ın damadı ve Enerji Bakanı Berat Albayrak arasında yapılan gizli petrol anlaşmalarının basına sızdırılması kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Kader birliği

AKP ile KDP şimdi de Rojava ve PKK karşıtlığı üzerinden bir projeyi hayata geçirmek için Şengal’de Êzidîlere saldırıyor. Referandum öncesi Türkiye’ye gelerek AKP “bayrak asma organizasyonu” ile Kürt oylarını “Evet”e çevirmek isteyen Mesud Barzani, döner dönmez Şengal’de Êzidîlere saldırının startını vererek, Rojava’yı tehdit etti. Kader birliği yapan AKP ile KDP, şimdi de PKK kamplarına karşı sınır ötesi operasyon hazırlığı yapıyor. Ancak Güney’deki siyasi-ekonomik-toplumsal kriz böyle bir hamlenin KDP’ye büyük zararlar vereceğine işaret ediyor.

Sistem yok particilik var!

Bir yapısal sistemden ziyade particiliğin hakim olduğu Güney Kürdistan’da ortak bir bir savunma gücü, iktidar-muhalefet dengesine dayalı parlamenter rejim, yasama-yürütme-yargı mekanizması, ekonomik bir sistem, kamu yönetimi (yerel yönetimler ile genel mülki amirlikler), dış ve iç ticaret, basın özgürlüğü, bürokrasi vb. kurumlar particilik esaslarına göre şekilleniyor. Bu da bir sistemden ziyade partilerin hükümranlığını esas etkin kılıyor. Behdinan hattında KDP, Silêmanî hattında da Celal Talabani’nin YNK’sinin etkin olduğu Güney’de 2016 yılında Noşirwan Mistefa öncülüğünde kurulan Goran ise büyük umutlar doğurmasına rağmen istenilen değişimi gerçekleştiremeyerek, bu particilik sistemine entegre oldu.

HABER MERKEZİ

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız