PAYLAŞ

Tahtacı Alevilerde yola girerken en önemli ilk kapı ikrardır. Bu nedenle ikrar hem topluma kabul edilme, hem Alevilik hakkında yaşayarak göreceği ilk öğretidir. 14 yaşını doldurmuş her erkek çocuğun ikrarı yapılacak olan cem de mutlaka alınır. İkrar aynı zamanda topluma söz vermek, yemin etmektir. İkrarı alınan gençler yollarda gözcülük yapabilecek, görgü yapılacak evdeki hizmetlere yardımcı olacaktır. Odun taşıyacak, yemek kazanlarının altına yakılacak ateş yerini kazabilecek, su getirecek; kısaca kendisine verilecek her görevi yerine getirme hakkına sahip olacaktır.

İkrar vermek, yapılan bir cem töreninde dede önünde söz vermek, yemin etmektir. İkrar Cemi denir bu törene. Tahtacının yemini “İkrar olsun”dur. İkrar olsun sözü bir defa ağızdan çıkmış ise, bir daha geri dönmek mümkün değildir. Günümüze kadar ikrarını bozmuş Tahtacı yok gibidir. İkrar; Sözdür. Küçükten evlatlık olarak alınmış, büyütülmüş çocuklarında ikrarı mutlaka alınır.

Kızların ikrarı ancak bir Tahtacı Alevi ile evlendikten sonra alınır. Buna “Gelin İkarı” da denilir. Alevi kökenli olmayan ama gelin geldiği evin geleneklerini sahiplenmiş kızlara da ikrar geleneği yapılır.

Erkek Çocuk İkrarı Hazırlık

Oğullarının yada gelininin ikrarını aldıracak olan aile, daha önceden kendi köylülerine, yakınlarına, uzakta oturan akraba ve dostlarına önceden haber gönderir. Kurban için bir kuzu alır yada beslemiştir. Eğer aynı gün Müsahiplik veya görgü cemi varsa kuzu yerine bir horoz kurban edilebilir. Bu ikrar da kurban kesilecek Horoza “Ceprail” denir.

Gün geldiğinde ikrar töreni yapılacak ev baştan sona temizlenir, yeni yaygılar döşenir ve cem yapılacak halde düzenlenir. Yakın akrabalar ve komşuların hemen hepsi bu konuda yardımcı olurlar. Daha çok gençler temizlik işleriyle uğraşırlarken, biraz yaşlı olanlar yemek kazanlarını, sofrada kullanılacak kapları, sofra bezlerini yıkarlar, temizlerler. Yapılacak yemeklikleri hazır hale getirirler. Tahtacılar da herkes musahipli olduğu için bu yapılan işleri gözeten 12 hizmet görevlileri akşam yapacakları işleri kolaylaştırmak için bir nevi denetimdedirler.

Tekrar edeyim; Eğer o gün iki cem var ise, birinci Cem de kurban kesileceği için, ikrar törenin de mutlaka Kuzu değil, Horoz kurban edilir. Bu biraz da tören yapan ailenin maddi durumuna ve isteğine bağlıdır.

İKRAR CEMİ

Cemevine insanlar toplandıktan sonra, herkes yerine oturur ve ikrar törenini yönetmek için dede “Pir Postuna” niyaz ederek oturur. Dede orta yerde, onun solunda delilci, dedenin sağında güvender (Sazandar) oturur. Daha sağda gözcü ve diğer görevliler otururlar.

Erkeklerin başı üslük dediğimiz bir bezle sarılıdır ve bellerinde kemen bağlı ve yalınayaktırlar Kadınlar üçetek dediğimiz cem elbiselerini giyerek gelmişler, herkes yerine oturmuştur. Müsahipli olan, görgüden, sorgudan geçmiş olan herkes törene katılma hakkına sahiptir. Müsahipli olan ama eşleri ölmüş kadın ve erkekler de törene katılabilirler. Hakkında dedi-kodu olan, düşkünlük cezası alanlar asla törene katılamazlar, herhangi bir işe yardımcı olamazlar. Delil uyanasıya kadar musahipsiz gençler ve çocuklar tören hazırlığını izleyebilirler ama delil yanmaya hazırlanırken terk etmek zorundadırlar.

(Tahtacılar da Üçetek yada diyre adındaki elbiseler iki takımdır. Birinci takım elbise DÜNYALIK, ikinci elbise ise ÖLÜMLÜK olarak adlandırılır ve öldüklerinde mezara bu elbiseler ile gömülürler)

İkrarı alınacak çocuklar yada gelinler, mutlaka bir “Mürebbi Babası ve Anası” bulmak zorundadırlar. Mürebbi babası/anası onları tören öncesi bilgilendirdiği gibi, tören günü hiç bir şeyin eksik olmaması için her yapılana göz kulak olurlar.

DELİL UYANDIRMA

Dede: Erenler gerçeğe hüü, ikrar törenimize başlayacağız. hazır mıyız? Delilci, dedenin önünde niyaz eder ve delilini yakmaya hazırlanır.

Delilci:
“Cem erenleri canlar himmet eyleyin, delilimiz uyanıyor”
“Himmet Erenlerden” der cem canları.
Bu söyleşi üç defa tekrarlanır.

Dede, delilcinin elinde tuttuğu üç küçük çıra parçasını alarak tutuşturur ve bu çıralarla delil uyandırılır. Delil dedenin sol tarafında cem töreni boyunca yanar. Delil “Hak, Muhammed, Ali’yi simgeleyen birlik nuru” sayılır, kutsaldır..

Delilci, delilini uyandırırken şu hayırlıyı alır:

“Bismi Şah, Allah Allah. Delilimiz kadim ola. Muratlar hasıl ola. Tuttuğumuz iler gide. Evimiz ocağımız şen, kısmetimiz gür ola. Şah’ı Merdan Ali yardımcımız ola. Oniki imam, Ondört Masum Pak, Onyedi Kemerbestlerin himmeti üzerimizde hazır ve nazır ola. Şavkımız (ışığımız) Şah-ı Merdan şavkı ola. Gerçekler demine hü..”

Delilci yerine oturur ve cem töreni bitesiye kadar asla yerinden kalkmaz. Çünkü delil kutsaldır, hayırlısı (Gülbengi) verilip söndürülesiye kadar asla sönmemesi gerekir.

EŞİKTEN GEÇME

Cemde hazır bulunanlar dede başta olmak üzere, sırada kapı önüne çıkarlar ve diz üstü eşiğe “Ya Allah (sağdan), ya Muhammed” (Soldan), Ya Ali (ortaya) bir niyaz ederek içeri girerler. Üç adım atarlar orta yerde bir niyaz ederler, dede postuna da bir niyaz ettikten sonra yerlerine otururlar. Dedeye, delilciye, güvendere (aşik) niyaz edenler de olur.

Eğer cem yapılan mekan çok güvenli değil ise dışarı çıkılmaz ve gözcü değneğini evin orta yerine yatırır, insanlar eşik yerine gözcü değneğine niyaz ederler. Niyazlaşma devam ederken dede:

Bismişah, Allah, Allah, Allah..
Eşiğimiz kabul ola, Hakk’a geçe, muradımız hasıl ola, tuttuğumuz ileri gide. Evimiz ocağımız şen, kısmetimiz
gür ola. Şahı Merdan yardımcımız ola, Eşiğimiz tarikat kapısı ola. Gerçeğin demine hüü.. diye eşik hayırlısını
okur.

12 HİZMET GÖREVLİLERİ HAYIRLI ALMASI

Süpürgeci gelerek meydana süpürge çaldıktan sonra dedenin karşısına geçer, darına durur, Dede:

“Bismişah, Allah, Allah, Allah”
Hizmeti kabul ola, muradı hasıl ola, tuttuğu ileri gide, evi, ocağı şen, kısmeti gür ola, Şahı merdan yardımcısı ola, hizmeti ile yüzü ak, özü pak ola, Selman’ı Faraş’ın himmeti hazır ve nazır ola, gerçeğin demine Hüü„..

Elindeki büyükçe bir ibriğe doldurduğu su ile sucu (Şems) gelir. Bir bardak içine koyduğu sudan üç damla delile, üç damla süpürgecinin ayağına su damlattıktan sonra suyu dedeye uzatır. Dede, iki elinin parmak uçlarını bu tasa dokundurur ve sucu, “Ya Allah, ya Muhammed, ya Ali” diyerek bir yudum içer, geri kalan suyun birazını topluma saçar, birazını da kurbanın suyuna karıştırır. Bu su tüm cem erenlerinin yüreklerinin yıkandığı anlamına gelir.

Dede hayırlısını verir.

Bismişah, Allah, Allah, Allah
Hizmeti kabul ola, muradı hasıl ola, tuttuğu ileri gide, evi ocağı şen, kısmeti gür ola, Şahı merdan yardımcısı ola, hizmeti ile yüzü ak özü pak ola, Selman’ı pakın himmeti hazır ve nazır ola, gerçeğin demine hüü.

Sırada kurbancılar vardır. Bu zamana kadar kurbanın hazırlanıp ocağa konmuş olması gerekmektedir. Bir farkla: Kurbancılar kendi görevleriyle meşgul oldukları için daha önceki törenlere katılamıyorlar. İçeri girdiklerinde önce eşiğe, sonra delile, daha sonra ise dedenin önüne niyaz ederek, kurbanın ateşe konduğunu bildirirler ve dara durular.

(Burada önemli bir şey söyleyim; Müsahiplik Cemi kurbanı, içeri alınır ve kuzuya niyaz edildikten sonra kurban olarak kesilir) İkrar cemi biraz farklıdır.

Dede:
Bismişah Allah, Allah, Allah..
Kurbanı kabul ola, hakka geçe, hak divanına yazıla, kazasına kalkan, belasına bekçi ola, Şahı Merdan yardımcısı ola, tuttuğu ileri gide, yiyip yedireni hak yarlığa kabul ede, her neye niyet etti ise muradına nail ola, On İki İmamlar şefatından mahrum eylemeye, İmam Hüseyin’in ruhu şad ola, gerçeğin demine hüü„…

DÖŞEĞE DÜŞME – İKRAR ALMA

Bundan sonra “Şahımerdan Döşeği” adı verilen, daha önceden hazırlanmış olan çok temiz bir döşeği (bazen bu yeni bir Battaniye olur), mürebbi ana sol koltuğuna almış olarak getirir, eşiğe niyaz ettikten sonra:
-Hüü.. Cem erenleri, Döşek geliyor,
-Hüü.. Pirim, erenler döşek geliyor,
-Hüü.. Şahım erenler, döşek geldi.. dedikten sonra, elindeki battaniyeyi “Destur İman, Destur Şah” diyerek dedenin önüne serer ve darına durur.

Dede:

Bismişah Allah, Allah,Allah..
Hizmeti kabul ola, muradı hasıl ola, tuttuğu ileri gide, evi ocağı şen kısmeti gür ola, Şahı merdan yardımcısı, Fatma ana şefaatçısı ola, döşeğimiz şahı merdan döşeği ola, gerçeğin demine hüü„…

İlk hazırlıklar ve böylece bittikten sonra, İkrar alma Törenine geçilir..

Çocuklara önderlik eden “ki bu tecrübesi olanlardan seçilir ve adına Mürebbi Babası denir” çocuğun ya da çocukların boynuna üslük bezinden birer kement dolamış olarak, büyükten küçüğe doğru, en öndeki çocuğun kemendi mürebbinin sol elinde, çocuğun ardı sıra gelenlerin kemendleri de, öndeki çocukların sol ellerinde tutulu olarak içeri girerler ve eşiğe niyaz ederlerken, Mürebbi Baba;
– Hüü. Erenler şahı, katar uzatıyorum!.
“Katarın hayırlı olsun” der, cem erenleri.
– Hüü. Erenler şahı, katar uzatıyorum!.
“Katarın hayırlı olsun” derler tekrar.
“Hüü. Erenler şahı, katar uzatıyorum” diye üç defa tekrar eder.
Dede ve halk:
„Katarın uzun olsun„ diye karşılık verir. Bundan sonra geçerek dedenin önünde dara dururlar. Dede „Aşk olsun„ der, niyaz ederek diz çökerler.
Mürebbi: El ele, el Hakka„ deyip, çocukları dedeye teslim eder ve kendisi ayakta bekler.

Dede her çocuğun kemendini ayrı ayrı tutarak, onlara şu telkinde bulunur:

– Ding dinleme,
– Kov kovlama,
– Gaybet eyleme,
– Elinle koymadığını alma,
– Gözünle gördüğünü eteğinle ört,
– Mürşidini hak bil,
– Teberra kıl,
– Küfür anma,
– Edepsiz söz söyleme,
– Yalan söyleme,
– Hırsızlık etme,
– Tevella kıl.

Bu sözüme hak dedin mi? Her çocuğa üç defa bu nasihati tekrarladıktan sonra;
-Bunları hak görüyor musun? (Bu söylediklerimi kabul ediyor musun/unuz?) diye sorar.

Çocuklar;

“Allah, eyvallah” diye tekrarladıktan sonra dede, boyunlarındaki kemendi çıkararak bellerine bağlarken “Ya Allah, ya Muhammed, ya Ali” der. Her düğüm atışında “İkrarın binası kaim olsun” diyerek üç düğüm atar. Çocuklar dedenin elini öperler, ayağa kalkarak dara dururlar.

Dede:

-Erenler meydanında, pir huzurunda, mürşidine teslim oldun mu?
-Eyvallah.
-Girdiğiniz hak kapısı, durduğunuz Mansur darı, ne gördünüz?
-Eyvallah..
-Gelme gelme, gelenin malı, dönenin canı. Bu ikrarında durmazsan, mahşer günü yüzün kara olsun mu?
-Allah eyvallah! der çocuklar.

Dede bu defa halka dönerek: „

– Cem erenleri, yüzünüz yerde, özünüz darda, gözünüz erenler gözü, bu yeni sofulardan memnun musunuz?
Halk:
“Katarları uzun olsun, evliya muratlarını versin” dedikten sonra dede tekrar çocuklara döner:
-Önce kendi özünüzü arayın, kendi özünüzle nice siniz?
Çocuklar;
-Allah, Eyvallah! derler. Peşinden şu hayırlıyı verir:

Bismişah, Allah, Allah, Allah…
İkrarınız kadim ola, muradınız hasıl ola, tuttuğunuz ileri gide, eviniz ocağınız şen, kısmetiniz gür ola, Şahı merdan yardımcınız ola, gerçeğin demine hüü„..

Bundan sonra çocuklar kendi aralarınada niyazlaştıktan sonra mürebbi babalarının elini öperler. Çocukların meydana gelmesine, yani Tahtacıların deyimiyle „Döşeğe Düşme’ye„ sıra gelmiştir.

Önde mürebbi babası, döşeğin bir ucunda bağdaş kurmuş şekilde oturan dedenin sağ dizine başını koyup, sol yanı üzerine yatar. Mürebbi’nin altta kalan kolu geriye doğru uzanır. Çocukların en yaşlısından başlanarak, yüzleri mürebbiye dönük bir şekilde, dedenin sol dizi üstüne peş peşe, sağ elleri arkaya doğru uzanmış bir şekilde, sağ yanları üzerine yatarlar. Üstte kalan kolları, karşılarında oturan mürebbinin omuzuna, mürebbinin kolu ise çocukların omuzuna uzatılır. İkrar da, Müsahiplikte, dedenin dizine bu yan yatma Tahtacıların Yanyatır Ocağına bağlı olduklarını anlatır.

Dede; “Ya Allah, ya Muhammet, ya Ali” diyerek hepsinin kolunu üçer defa okşar. “Tacı devlet” diyerek mürebbi babasının başına, “Selmanı pak” diyerek onun karşısında bulunan çocuğun başına, “Kemerbest” diyerek de en son çocuğun başına niyaz aldıktan sonra, iki defa mürebbiye, birer defa da çocuklara şaplak vurur. Parmaklar açık olak vurulan bu şaplağa “Pençei Ali aba” denir..

Çocuk, yada çocuklar bu şekilde yatarken dede şu gülbengi okur:

Bismişah, Allah, Allah… La ilahe illallah, Aliyyül Veliyullah. Arifi billah, mürşidi kamilullah. La feta illa Ali, la seyfe illa Zülfikar. Hal gaziler hali, yol erenlerin kadim yolu. Hey erenler gafil olman. Tarikatı iman, Ayn Ali’sin Veli. Destur imam, destur Şah. Kalkmanıza diyelim bir Allah, Allah…

Bundan sonra çocuklar ayağa kalkarak orada bulunan herkesin elini öperken büyüklerde çocukların gözlerini öptükten sonra yerlerine oturuyorlar..

Dede bir Gülbang daha okur:

Bismişah, Allah, Allah, Allah..
Erkanları temiz ola, muradları hasıl ola, tuttukları ileri gide, evi, ocağı, kısmetleri gür ola, eksik noksan yerlere uğratmaya, on iki imamlar katarından ayrılmaya, gerçeğin demine hüü…

Bundan sonra herkes döşeğin bir ucundan tutarlar, geride kalanlar da birbirlerini tutarak döşek duası verilir..

Dede:

Bismişah, Allah, Allah, Allah! La ilahe illallah, Aliyü veli-yullah, arifi billah, mürşid-i kamil-ullah, la feta illa Ali, la seyfe illa zülfikar, yezidin boynundan gitmesin tığ ile teber, müminin kalbinden çıkmasın leyli nihar, cümle belayı defeden perverdigar dostumuz dost ola, düşmanımız kör ola, uzakta yakında özü bu dergahta olan müminleri hak yarlığa kabul ede; üçler, beşler, yediler, kırklar, alçakta, yüksekte yatan erenler, sınır bekçileri, gaip gerçekler, seksen bin rum eri, doksan bin horasan piri, elli altı bin şam evliyası, yetmişyedibin gaip erenler, otuz altı bin Bağdat halifesi, yüz yirmi dört bin peygamberlerin yüzü suyu hürmetine, neferlerimiz kadim ola, döşeğimiz şahı merdan döşeği ola, seksenbin melaike döşeğimize niyaz ede, gerçeğin demine hu..
Hayırlı bittikten sonra herkes, döşeğe dokunur ve bu ellerini dudaklarına dokundurarak, niyaz alır.

DOLU DAĞITMA

Dolu dağıtan (Şemsi ) ayağa kalkar, elindeki dolu şişesi ve bade ile dara durur:

Dede:

Bismişah, Allah, Allah, Allah…
Dolusu kabul ola, muradı hasıl ola, tuttuğu ileri gide, evi ocağı şen, kısmeti gür ola, şahı merdan yardımcısı ola, taşa dökülmeye, arta eksilmeye, dolusu abu kevser dolusu ola, gerçeğin demine hüü„..

Elindeki doludan önce delile “Destur iman, Destur Şah” deyip üç damla damlatır. Peşinden dedeye sunar. Dede, dudaklarına götürdükten sonra önce mürebbi babaya, peşinden ikrarı alınan çocuklara verdikten sonra tekrar dolucuya verirken, dolucu dedenin elini öper. Dudaklarına dokundurduğu kadehten, sıra ile delilciden başlayarak tüm cem halkına uzatır.

Cemlerde verilen kadehi içme diye bir zorunluluk yoktur, isteyen kadehi içer, içmek istemeyen sadece parmakları ile niyaz alarak içmeyeceğini bildirir. Burada daha çok paylaşımcılık öne geçtiği için, herkes ancak tadına bakar, diğerlerinin de paylaşmasının ister.

Döşeği ilk getirmiş olan mürebbi ana gelip döşeği katlar ve dışarı çıkarır, „ya Allah, ya Muhammed, ya Ali„ diyerek üç defa silkeler ve eşiğe niyaz ederek tekrar içeri girer, hayırlısını almak için dara durur.

Dede:

Bismişah ,Allah, Allah,Allah..
Hizmeti kabul ola, muradı hasıl ola, tuttuğu ileri gide, evi ocağı şen kısmeti gür ola, Şahı merdan yardımcısı, Fatma ana şefaatçısı ola, gerçeğin demine hüü…
Bundan sonra döşeği götürür ve temiz bir yere bırakır..

DÜVAZ VE SEMAH

Güvender (Sazandar) sazı elinde, dizlerinin üstünde doğrulur (ki zaten dedenin yanında oturmaktadır) dedenin işareti ile üç nefes okur..
Bu nefeslerden birisi nasihat, ikincisi semah, üçüncüsü ise düvazimamdır.
.
Birinci nefes bittikten sonra bir bacı, genellikle bu gün önder olan mürebbi anasıdır kalkarak semaha durmak istediği birisinin omuzuna niyaz alır, niyaz aldığı erkek ya kardeşi yada müsahip kardeşi olur genellikle.

Çoğu zaman bu semah bir defa değil, ikrarı alınan çocukların sayısına göre uzayabiliyor. Çünkü aralarına yeni giren canlara “Erenler katarına katılanlara” da semah döndürüyorlar. Bu semah, o gün için öğreti gibi bir şey oluyor.

Tahtacılarda semah üç bölüm olarak dönülüyor, Durma, yerdirme, çaprazlama. İlk duruş olduğu yerde, sağ ayak parmağı sol ayak parmağı üzerinde, karşı karşıya durulmuş olarak eller sağdan sola, soldan sağa doğru titrek bir şekilde hareket ettiriliyor..

Ağırlama olarak adlandırılan bu bölüm, sazandar bir dörtlük yada iki dörtlük söyleyesiye kadar devam eder.

Yürü sofu yürü de yolundan kalma, yolundan kalma,
Elin gaybetinde kuyular kazma, kuyular kazma,
Yorulma beyhude, boşuna gezme, boşuna gezme
Turnalar Ali’mi görmediniz mi, görmediniz mi?

Turnam yoldan gelirsin, ganlı Maraş’tan, kanlı Maraş’dan
Kanatların ıslanmış kan ile yaştan, kan ile yaştan
Turnam korkmaz mısın alıcı kuştan, alıcı kuştan
Turnalar Pirimi görmediz mi, görmediniz mi?

Duraklama bittikten sonra sonra, sazın ses yeldirmeye, (hızlanmaya) geçerken, semahçılarda oldukları yerde dara duruyorlar..

Dede, semah hayırlısını verir

Bismişah, Allah, Allah, Allah!

Samahları Saf, günahları af ola, muradı hasıl ola, tuttuğu ileri gide, evi ocağı şen, kısmeti gür ola, Şahı merdan yardımcısı ola, gerçeğin demine Hü!..

Hayırlı bittikten sonra, sazın sesi yükselerek yeldirmeyi çalar..
Bu semahta ikinci bölümdür.

Benlikten soyunup erkana girdim, erkana girdim,
Rehberin elinde mürşide vardım, pirime vardım,
El etek bağladım, darıma durdum, darıma durdum
Turnalar Ali’mi görmediniz mi, görmediniz mi?

Semahın çapraz olarak dönülen bölümü bu dörtlük bittikten, aşağıdaki Şah Ali sözleri söylendiği zaman başlıyor..

Şah Alim bir meded, imanım şah,
Şah Alim şah,
Şahı seven desin şah, Alimiz, pirimiz..

Buraya kadar iki semahçı da karşılıklı olarak aynı hizada va hızlı adımlarla giderken, burada bir uçta birisi, diğer uçtan birisi, sırtları dedeye ve delile dönülmeyecek şekilde, aynı semah temposu ile üç defa karşılaştıktan sonra, üçüncü karşılaşmada tekrar aynı hizaya geliyorlar. Çaprazlama denilen bu üçüncü bölüm, oldukça ustalık isteyen ve semahın en zor yeridir.

On iki imamlar mihman geldiler, şahtan geldiler,
Edep erkan ile ceme girdiler, yola girdiler,
Yola girmeyene lanet dediler, yezid dediler,
Turnalar Ali’mi görmediniz mi, görmediniz mi?

Şah Alim bir meded, imanım şah,
Şah Alim şah,
Şahı seven desin şah, Alimiz, pirimiz…

Pir Sultan Abdal’ım bir gizli sırdır, yol gizli sırdır,
Özünü pirine yetiren erdir, yetiren erdir.
Pir’im Ali aleme nurdur, canlara nurdur
Turnalar Alimi görmediniz mi, görmediniz mi?

Şah Alim bir meded, imanım şah,
Şah Alim şah,
Şahı seven desin şah, Alimiz, pirimiz..

Sazandar yine „Allah, Allah„ deyip sazı durdurur. Tüm semahçılar dedenin önünde yanyana dara dururlar, dede hayırlılarını verir..

Bismişah, Allah, Allah. Allah!

Samahları saf, günahları af ola, muradı hasıl ola, Tuttuğu ileri gide, evi ocağı şen, kısmeti gür ola, Şahı merdan yardımcısı ola, Eksik noksan yere uğratmaya, Yüzü ak, özü pak ola, samahları kırklar samahı ola, On iki imamlar katarından ayırmaya, gerçekler demine Hü!
Sazandar (Tahtacıların deyimi ile Güvender) sazına niyaz eder yanına bırakır yada kucağında tutar.

12 HİZMET GÖREV BİTİRME HAYIRLILARI

Süpürgeci gelerek yere „Ya Allah, ya Muhammed, ya Ali„ diye üç defa süpürge çaldıktan sonra hayırlısını alır.

Dede:
Bismişah , Allah, Allah, Allah!
Hizmeti kabul ola, Muradı hasıl ola, Tuttuğu ileri gide, Evi ocağı, şen kısmeti gür ola, Şahı merdan yardımcısı ola, Selmanı Faraş’ın Himmeti hazır ve nazır ola, Gerçekler demine Hü!..

Sucu gelip hayırlısını alır.

Dede:
Bismişah , Allah, Allah, Allah!
Hizmeti kabul ola, Muradı hasıl ola, Tuttuğu ileri gide, Evi ocağı şen kısmeti gür ola, Şahı merdan yardımcısı ola, Selmanı Pak’ın Himmeti hazır ve nazır ola, gerçekler demine Hü!…

Dolucu hayırlısını alır:

Dede:
Bismişah, Allah, Allah, Allah!
Hizmeti kabul ola, muradı hasıl ola, tuttuğu ileri gide, evi ocağı şen, kısmeti gür ola, Şahı merdan yardımcısı ola, Hizmeti ile yüzü ak, özü pak ola, eksik noksan yerlere uğratmaya Şemsi yatır Sultanın himmeti hazır ve nazır ola, Gerçekler demine Hü!..

İbrikçi, elinde bir ibrik ve leğenle gelerek dedenin önünde durur ve dedenin parmaklarına bir kaç damla su döker. Dedenin eli üzerine el yıkanmadığı için bu su ocağa dökülür, üç kişinin daha parmaklarına su döktükten sonra hayırlısını alır.

KURBAN LOKMASI

Sıra Kurbanlara gelmiştir.
Her kurban kendi tabağı içinde önce dedenin önüne getirilir.

Dede:
Bismişah, Allah, Allah, Allah!
Kurbanı kabul ola, Hakk’a geçe. Hak divanına yazıla. Kazasına kalkan, belasına bekçi ola. Cebrail Aleyhiselamın sürüsüne katıla. Şah-ı Merdan yardımcısı ola. Yeyip yedireni hak yarlığa kabul ede. On İki İmamlar şefaatinden mahrum eylemeye. Gerçeğin demine hüü!

Bundan sonra Dede kurban sahibi çocuğu çağırarak, kurbanın sağ bacağından bir lokma koparıp kendi eliyle yedirir. İkrarı alınan kaç çocuk var ise dede hepsini tek tek çağırarak kurbanlarından birer lokma yedirdikten sonra, kurbanlar meydandaki sofralara konur. Yufka ekmeği ve pilav’dan oluşan bu yemek, kaşıksız yenir.
Yemekler yendikten sonra dede sofra hayırlısını verir:

Sofra toplandıktan sonra sofrayı ortaya serenler, ellerinde sofra bezleri olduğu halde hayırlılarını alırlar.
Meydan süpürülür, hayırlı verilir.
Kurbancı, gözcü, saki hayırlılarını alır.
Son olarak „Yatan oturan„ hayırlısı verilir.

Dede:
Bismişah , Allah, Allah, Allah!
La ilahe illa allah, ali-yü veliyullah, arifi billah, mürşidi Kamil-ullah, la feta illa Ali, La seyfe illa zülfikar yatan oturan, özünü hakka yetiren, Koğusuz gaybetsiz yastığa niyaz eden sofular, Hak yarlığa kabul ede, on iki İmamlar Şefaatçımız ola, Gerçekler demine Hü!

İKRAR BİTİMİ

Burada bir açıklama yapmayı gerekli görüyoruz; Delil yandıktan sonra herkes dizüstü oturmak zorundadır. İkrar alınırken, meydan döşeği ortaya serilince, bu duruş şekli daha bir ciddiyet kazanır. Döşek kalktıktan sonra ise, dede, delilci ve mürebbi babası dışındakiler biraz rahat oturabilse de, oturma ciddiyetlerini yine bozmazlar..

Son olarak delilci hayırlısını aldıktan sonra, iki parmağı arasında tuttuğu fitili sıkarak delili söndürür. İkrar töreni sona ermiştir. İkrarı alınan çocukları herkes o akşam evinde misafir etmek ister. Tabii, çocuklar en çok sevdikleri bir akrabalarının veya kendi evlerinde kalmayı tercih ederler. Topluluk dağılmaya başlar. Sohbet etmek isteyenler olursa geç zamanlara kadar sohbet edilir..

(Bir rica: Arkadaşlarım bu tür yazılar, bazı insanlarımız tarafından kendileri yazmış gibi kullanılarak, kitaplaştiriliyor yada içeriği bozularak olmaması gereken yerlerde kullanılıyor. Yaptığım kitap çalışmamın sadece bir bölümünü buraya eklediğimi bilmenizi isterim. Sevgi ve selamlarımla)..

Yorumunuzu yazınız