PAYLAŞ

 

Bugün günlerde pazar… Ağustosun 14’ü. Benim annem bugün öğleden sonra öldü. Şair demiş ya “babam öldü kör oldum”. Benimde annem öldü, kahroldum. Annem, canım annem, yok artık. Gitti O. Ve ben, anamın uğruna en çok mihnete, en çok zorluğa katlandığı oğlu ben, O güzel insanın yanında olamadım. Tutamadım, nasırlı sımsıcak ellerinde. Çektiği acıları taşıyan gözyaşlarını silemedim. Emek ve çile yüklü kokusunu çekemedim içime,  bakamadım gözlerinin umut ve sevgi dolu ışığına…

Oysa anacığım, sen hep yanımdaydın. Sevginle, övüncünle, yüreğin ve tüm benliğinle… Ama ben, en son anında bile yanında olamadım. Kahrolsun bu zulmü yapan ve yaşatanlara ve ant olsun ki onların zulümlerine boyun eğmeden yaşanacak bu ömür. Ne zulme rıza, ne zafere inançsızlık, yer bulamayacak senin oğlunun yüreğinde. Hep istediğin ve övündüğün gibi, mihnetsiz yaşanacak bu hayat.

Anacığım!.. Her yanına gittiğimde özlemle sarılır, özellikle boynumda öper, rahmetli babama nispet yapardı, “Aziz benim oğlum” diye. Gözünün nuruymuşum gibi, her melanette beni sakınır, tüm dertlerimin, belalarımın gönüllü talibi olurdu.

Canım Anacığım, ölüm döşeğindeyken bile, yaptığımız bir telefon görüşmesinde, bana, o zor duyulan hasta sesinle “aman ha gelme” diyordun. Ve her zaman yaptığım gibi, seni dinlemeyeceğimi düşünerek ısrar ediyordun. Analık böyleydi işte!.. Zebey Ana, gün oldu beni görmek için çırpındı, dağlara, kayalara tırmandı. Tanıyan herkes, onun yaptığı bu fedakârlıkların şahidisiniz. Bugünde hiç tereddüt etmeden “gelme” diyordu. En çok sevdiğini söylemekten kaçınmadığı oğlunu görmemeyi göze alıyordu, onun çekeceği acıları yaşamaması için. Bu soylu fedakârlığında şahidi oldu O`nu tanıyanlar. Canım annemin, beni görmek için uğraşırken de “aman ha gelme” diye ısrar ederken de, tek arzusu beni korumaktı.

Anacağım, bilmezdi siyaseti, sevmezdi de belki. Ama onun vazgeçemediği bir tutkusu vardı. Sevmişti devrimci oğlunu, tüm diğer çocuklarından fazla. Benim için de devrimi sevdi. Yılmadan, korkmadan ve devrimin olup olmayacağını merak etmeden, yani hiç bir şey beklemeden sevdi, bütün anneler gibi.

Ve yiğitti benim, Annem. Ne de olsa bir tarafta Kasımoğlu Memedali’nin torunu sayıyordu kendisini, yanlış ta değildi hani. Emekçiliği, fedakârlığı, sevecenliği ve iyi kalpliliği yiğitliğiyle birleşmişti böylece.

Sevgili Anacığım, bu satırları senden kilometrelerce uzakta, gecenin bir saatinde ve gözyaşları içinde yazıyorum. Su an seni doyasıya kucaklamayı, ellerini avuçlarıma alıp senin gözlerinin içine bakmayı ve sonra birbirimize sarılarak ve birlikte doyasıya ağlamayı o kadar çok istiyorum ki!. Ama sen “gelme” dedin ve ben sana söz verdim. Yüreğim paramparça olsa da en azında sana verdiğim bu “son sözü” tutmak zorunda kaldım.

Olmadı anneciğim, olmadı,  bizim birbirimize güç verecek olan ağlamalarımızı da imkân vermediler. Son yıllarda her şey birazcık düzeldi sanırken bile bize rahat yok.

Annem, her görüştüğümüzde, masum bir sevgiyle bakardı bana. Yanaklarımı okşarken, sanki bir kuvvet iksiri veriyor gibi olurdu. Ve ben bu yaşta bile Annemin o okşamalarına muhtaç olduğumu görüyor, onun bu sevgi dolu dokunuşlarında büyük güç alıyordum. Şu andan da ona ne kadar muhtaç olduğumu bir kez daha görüyorum.

İşte bunun için ağlıyorum, doyasıya ağlayacağım. Belki yalnız,  belki bir kuytuda, belki gözyaşlarımı içime akıtarak… Ağlayacağım çünkü benim annem bir defa öldü. Ve ben yanında olamadım O güzel insanın. Bunu hiç unutmayacağım… Bekle Annem, mezarında biten her yeşil yaprak, üstünde açan her çiçek, benden sana güzellik getirecektir. Ben hep seninle nefes alacağım.

Canim Anacığım, senin o yaratan, büyüten, güç veren muhteşem sevgini ağır ve onurlu bir yük gibi taşıyacağım omuzlarımda. Ve ben hep sana borçlu yaşayacağım.

Sevgili dostlar, yoldaşlar annemin yaşında ve kendi yatağında ölmek, sıradan ve normal bir ölümdür. Ve benim yaşadığım acının çok daha dehşetlisini yaşadı bu toprağın halkları. Bunu biliyorum. Ama neylersiniz ki annemdir. Figanımı buna yorarsanız bahtiyar olurum.

Anaların da çocuklarının da acılar yaşamayacakları, savaşsız günler için, sürgünlerde yaşanmaması ve özgür bir gelecek için… Umut ve dirençle…

aziz-tunc-zebey-tunc

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız