PAYLAŞ

Tuzluçayır Cemevinde bir araya gelen bazı Alevi örgütleri basın açıklaması yaptı . ‘ Biz Aleviler askeri darbelere ve sivil diktatörlüğe ikrar vermiyoruz’ diyerek Ankara’dan seslendi. 

Ankara’da faaliyet gösteren Ankara Demokratik Alevi Derneği, Divriği Derneği, Ankara Dersimliler Derneği, Elbistanlılar Derneği, Hacı Bektaş Veli Cemevi, İmranlı Dayanışma Plt., Karakoçanlılar Derneği, Mamak Demokratik Alevi Derneği, PSAKD Ankara Şube, PSAKD Mamak Şube, Sarı Saltık Derneği, Seyyid Hacı Kureyş Dergahı , Vartolular Derneği temsilcilerinin katıldığı basın açıklaması Ankara Mamak Tuzluçayır Cemevi’nde yapıldı.

Basın açıklamasını bir araya gelen kurumlar adına Hacı Bektaş Veli Cemevi temsilcisi Ali Rıza Yıldırım okudu. Ali Rıza Yıldırım; Bu darbenin ‘ilginç’ bir darbe olduğunu belirterek cemaatle mücadele ettiğini iddia edenlerin yıllar içerisinde bu cemaatle gerçek bir mücadele sergilemediklerine vurgu yaptı.

Cemaate kar13754364_1721789994740196_3759587437005545487_n (1)şı mücadele ettiğini söyleyen tüm kurum ve oluşumlar gerçek anlamda bir mücadele içerisinde olmamışlardır.

Ali Rıza Yıldırım ‘’ 15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde yaşanan darbeyi, özünde İslamcı-şeriatçı bir tarikat olan Gülen Hareketi’nin gerçekleştirildiği ileri sürülmektedir. Bu hareket yıllardır kendisine kadro yetiştirmek için devlet gözetiminde dershaneler, okullar, yurtlar, üniversiteler, ticari işletme ve girişimler açmış, ulusal ve uluslararası düzeyde büyük ekonomik organizasyonlar oluşturulmasına olanak sağlanmış ve birçok siyasi parti ile seçim ittifakları kurmuştur. 1970-80’lerde ülkede büyüyen demokratik toplumsal muhalefetin ezilerek yerine bu yapının önü açılmıştır. Bu oluşum 1990’lı yıllarda da Kürt Coğrafyasında yürütülen kirli savaşın önemli aktörlerinden biridir. Dolayısıyla bu cemaate karşı mücadele ettiğini söyleyen tüm kurum ve oluşumlar gerçek anlamda bir mücadele içerisinde olmamışlardır.. ‘’ dedi.

Gülen hareketinin mevcut siyasi iktidar devlet bürokrasisi içerisinde daha önce var olan güçlerini büyütmüş ve devasa bir güce ulaştığına dikkat çeken Yıldırım; ‘’Bu darbenin mağduru gibi görünüp ağlayanlar bu darbenin sorumlusudur ‘’ dedi.

OHAL uygulamaları çözüm değil, kriz derinleşir.

Barış öncelikli talebimizdir, Alevi kurumları olarak OHAL uygulamalarını çözüm olarak görmüyoruz bu krizi derinleştirir diye Alevi örgütleri adına sözlerine devam eden Ali Rıza Yıldırım ‘’Türkiye’de darbe süreçlerinin işlememesi için yapılması gereken; demokratik hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı OHAL uygulamaları değil… Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürt sorununun demokratik barışçıl temelde çözüm olanaklarının yaratılması, Alevilerin eşit yurttaşlık hakları ile beraber tüm hak taleplerinin cevaplanması ve sistemin demokratik anayasal bir sürece evirilmesidir. Öncelikli olarak Türkiye’yi faşizme ve ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyenler ırmakları geriye akıtmanın mümkün olmadığını açıklıkla anlamaları gerekmektedir. Demokratik temelde temel hak ve özgürlüklerin güvenceye alınıp bu sürecin toplumsal çatışmayı derinleştiren değil toplumsal barışı önceleyen bir sürece evirilmesi elzemdir ve talebimizdir. ‘’ dedi.

Sokağa çıkanlar AKP tabanının en radikalleridir !

Sokağın kutuplaşmaya bırakıldığını ifade eden Yıldırım; ‘’ Darbe girişiminden sonra halkın sokağa çağırması ile AKP tabanının en radikal kesimleri sokağa çıkmışlardır. Ancak sokağa çıkarılanlar demokrasi talepleri ile sokağa çıkmamış, ayrıştırıcı, ırkçı, şeriatçı söylemlerle adeta IŞİD vari saldırgan bir güruh gibi hareket etmiştir. Darbeye karşı çıkanlar, demokrasi ve sivil siyasetin işlemesini talep etmiştir. Nitekim başta Aleviler- Kürtler olmak üzere geniş yığınlar; ne “askeri darbe” ne de “sivil diktatörlükten” yana tutum almamıştır. Bugün sokakta “ya Allah bismillah” sloganlarıyla dar bir İŞİD vari kitle kalmıştır.’’ diyerek sokağa dikkat çekti.

Halklar ve inançlar darbeye karşıdır !

Yıldırım, ‘’ Biz Alevi örgütleri olarak sivil diktatörlüğe de askeri darbeye de ikrar vermediğimizi buradan açıklıyoruz’’ diyerek sözlerine şöyle devam etti: ‘’Türkiye halkları ve inanç kesimleri bir bütün halinde darbeye karşıdır. Aslında bu darbe 7 Haziran seçim sürecinde sivil bir darbe olarak halkın siyasal iradesinin yok sayılması ile başlamıştır. Şimdi olan ise askeri bir darbe çabasıdır. Darbeye karşı darbe yapılmaya çalışılmıştır. Oysa söz konusu askeri darbeyi yapmak isteyenler Kürt kentlerini yerle bir eden, binlerce insanın canına mal olan savaşı yürütenlerdir. Biz Alevi örgütleri olarak sivil diktatörlüğe de askeri darbeye de ikrar vermediğimizi buradan açıklıyoruz!’’

Alevi toplumu yalnız ve savunmasız değildir.

Bu süreçte Alevi yerleşim alanlarına yapılan saldırılara dikkat çeken Ali Rıza Yıldırım : ‘’Bugün AKP’nin sokağa çıkardığı, şeriatçı ve ırkçı İŞİD vari kalabalıklar, Alevi mahallelerinde tehdit ve korku salmak istemekte, AKP hükümeti ise bu duruma sessiz kalmaktadır. Baskı politikalarıyla, Aleviler üzerinden provokatif-kışkırtıcı eylemler ile AKP kendi tabanını konsolide etmeye çalışmaktadır. Buradan hükümete sesleniyoruz Alevi toplumu yalnız ve savunmasız değildir. ‘’ dedi. Alevilerin İŞİD vari çetelere karşı kendini koruma ve meşru müdafaa hakkı vardır diyen Yıldırım: ‘’ Hükümet süratle bu saldırgan güruhu sokaktan çekmeli, Alevileri rahatsız edici tutumlardan vazgeçilmelidir. ‘’ diye isteklerini belirtti.

Tek çözüm Türkiye’nin demokratikleşmesidir.13700127_1721709961414866_6181799547935582688_n

OHAL uygulamaları ve anti demokratik yöntemler çözüm değildir diyen Alevi Örgütleri : ‘’Darbelerin olmaması ve darbeci zihniyetle hesaplaşmak ve mevcut kaotik süreçten çıkmak için tek çözüm Türkiye’nin demokratikleşmesidir. Başta Kürt sorununun demokratik barışçı çözümü ve Alevilerin eşit yurttaşlık talebinin karşılanması ve yeni demokratik çoğulcu bir anayasanın yapılmasıdır. Biz Alevi örgütleri olarak bu yolun zulüm, zulmat yolu olduğunu ve bu yoldan dönülmesi gerektiğini bir kez daha belirtiyoruz ‘’ diye vurgu yaptı ve basın açıklaması sona erdi.

 

hç /Alevinet

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız