PAYLAŞ

Britanya Alevi Federasyonu sosyal medya üzerinden yaptığı açıklama ile kamuoyunda “Sahte Dede” davası olarak bilinen yargı sürecini kazandığını duyurdu.

 

2014 yılında Britanya Alevi Federasyonu tarafından “sahte Dede” olarak ilan edilen Rıza Demir’in açtığı dava bugün sonuçlandı. yargıya taşınan tartışmada mahkeme Britanya Alevi Federasyonu’nu haklı bularak davayı BAF lehine karara bağladı. Konu hakkında sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden açıklama yapan Britanya Alevi Federasyonu yetkililerim mahkeme çıkışında çektirdikleri toplu fotoğrafla birlikte şu ifadeleri kullandı:

“Kamuoyunda “SAHTE DEDE” davası olarak bilinen, İngiltere Yüksek Mahkemesindeki dava, Britanya Alevi Federasyonu yöneticilerinin lehinde sonuçlandı.

Alevi inancı, toplumun RIZALIĞINI almayan sahtekarlar tarafından istismar edilemeyecek!”

“SAHTE DEDE” DAVASI NEDİR?

Aslen Sivaslı olan ve Alevi dedesi olduğunu iddia eden Rıza Demir, 14 Şubat 2014 tarihinde Angel Community Centre binasında Aleviler için önemli olan Hızır Cemi düzenlemek istemiş fakat Britanya Alevi Federasyonu ve İngiltere Cemevinden gelen yetkililerin itirazları üzerine söz konusu ibadet gerçekleşmemişti. Yaşanan tartışmalar arbedeye dönüşmüş ve iki kişi yaralanmıştı. Hadiseyi yargıya taşıyan Rıza Demir, Britanya Alevi Federasyonunun kendisini “sahte dede” olarak ilan etmesini dava etmişti.

ALEVİ FEDERASYONU’NDAN SERT AÇIKLAMA

Olay sonrası gazetemizin görüşlerine başvurduğu Britanya Alevi Federasyonu(BAF) Başkanı İsrafil Erbil, olayın Alevilerin yıllarca mücadele ederek oluşturdukları değerlere ve kurumlara zarar verme amaçlı olduğunu savunmuştu. O güne kadar sahte dedelerle ilgili çok sayıda şikayet aldıklarını belirten Erbil, olay günü dede olduğunu iddia eden Rıza Demir’in küfürlü ifadeler kullanması üzerine gerginlik yaşandığını söylemişti. Erbil, olayın üzüntü verici olduğunu ifade etmiş ve geçen hafta yaptıkları basın açıklamasını hatırlarak, orada dile getirdikleri görüşleri savunduklarını kaydetmişti. Söz konusu açıklamada Alevi toplumunun yozlaştırılmaya ve asimile edilmeye çalışıldığı savunularak şu görüşlere yer verilmişti: “Londra’ya kadar ulaşan devleti, asimilasyonu, gericiliği ve hurafeleri temsil eden bu sözde ve sahte dedeler gizli mekanlarda toplantılar yapmakta, üfürükçülük, falcılık yapmakta, Alevilikle ilgisi olmayan ritüeller uygulamakta, kendilerini Alevi temsilcisi gibi tanıtmakta ve Alevi toplumunun inançlarını istismar ederek iyi niyetli canlarımızı maddi manevi sömürmektedir. Bu işbirlikçi sahtekar sözde dedeler toplum içinde yer edinerek toplumu kendi içinde bölme, parçalama çabası içine girmekte ve Alevilerin kutsal değerleri olan ocak isimlerini kullanmaktalar. Halkımızı bu konuda bilgilendirmek ve toplum olarak dikkatli ve bilinçli olmamız gerektiğini bildirmek isteriz.”

Yorumunuzu yazınız