PAYLAŞ

Devletin asimilasyon ve tek mezhebe dayalı eğitim sistemi altında yok olmamak için direnen Alevi halkı, kendi imkanlarıyla kültürlerini sürdürmeye çalışıyor. Meraş’ın Narlı mahallesi Cemevinde çocuklara semah töreni başta olmak üzere birçok sosyal ve kültürel aktivitelerle gelenekler nesilden nesile taşınıyor.

Mereş’in 8 bin nüfuslu Alevi Narlı mahallesi Cemevinde semah töreni nesilden nesile aktarılıyor. Asimilasyona karşı Alevilik kültürü ve inancını öğrenen gençler, eğitici sıfatı alıp kendilerinden yaşça küçük çocuk ve gençlere öğretiyor. Türk Milli Eğitim sisteminin zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi ile Sünni inancına zorlanan Alevilerin, inancını koruma amaçlı geliştirilen semah kurslarına yoğun ilgi gösteriliyor. Yaş aralığına göre kategorilere ayırıp verilen eğitimlerde, Alevilik inancı işleniyor.
aleviler maraş narlı cemevi semah

Zorunlu din dersine karşı semah

10 yıldır Narlı Cemevinde eğitmen olarak hizmet verdiğini belirten 34 yaşındaki Hacı Eldeş, Alevi çocuklarının MEB okullarında verilen zorunlu din dersinden kaynaklı kendi inançlarına ve kültürlerine yabancılaştığını, kurs ile amaçlarının bu yabancılaşmayı ortadan kaldırmak olduğunu söyledi. Bir diğer eğitmen olan 32 yaşındaki Elam Torun ise, “Derneğimiz bünyesinde düzenli olarak her hafta semah dönme, Alevilik inancı ve öğretileri doğrultusunda dersler veriliyor. Biz Aleviler zorunlu din dersine karşıyız. Bunu kendi yaşadığımız bölgenin okullarında da yaşıyoruz. Çocuklarımızın inanç konusunda ki eğitimleri için elimizden geleni yapmaya hazırız” diye konuştu. Torun, Alevilik inancında sazın ayrı bir anlam ve önemi olduğunu belirterek, Cemevinde Alevilik ile ilgili derslerin yanı sıra saz ve gitar kurslarının da verildiğini, şu an 50 öğrencilerinin olduğunu, talepler doğrultusunda daha fazla öğrenciye ders verme imkânlarının olduğunu vurguladı.

Kurs insan ve toplum temelli

Bölgede yaşayan Alevilerin genelde Kürt Kızılbaş Aleviler olduğunu vurgulayan ve büyükler gurubuna semah kursu veren İbrahim Mengütay (27), “Bu bölgenin yüzde 80-90’ı Alevilerin yaşadığı bölgedir. Büyük ve küçük olmak üzere iki grup olarak eğitim veriliyor. Çocuk gurubumuzda 60, büyük grubumuzda ise 30 kişilik canlarımız eğitim alıyor. Burada çocuklar da büyüklerde, inançlarını, Alevilik deyişlerini ve öğretilerini öğreniyorlar. Alevilik inancını eğitim kurumlarından alamadığımız için kendi imkânlarımızla burada Alevilik kültürünü öğrenme ve öğretme çabası içerisindeyiz” dedi.
Alevi çocuklarının asimile olmaması için mücadele ettiklerini dile getiren Mengütay, “Eğitim kurumlarında daha çok Sünni inancına dayalı bir sistem var ve din dersleri bu temelde bize dayatılıyor. Dedemizde iki hafta da bir Alevilik dersi veriyor. Aleviliğin insana, kadına, topluma ve Dünya’ya bakışı temelinde dersler veriliyor” diye konuştu.

‘Kabe’miz insandır’

Aleviliğin hümanizm esas bir felsefe olduğunu da sözlerine ekleyen Mengütay, şöyle konuştu: “Bu eğitimlerle çocuklarımıza barışçıl bir dil kazandırmaya ve çocuklarımızı aydınlatmaya çalışıyoruz. Çocuklarımızın eline, beline, diline hakim olmasını sağlıyor ve ‘Benim Kabe’m insandır’ felsefesiyle yetişmelerini sağlıyoruz. Aynı zamanda 3 yıldan beridir hafta sonları öğrencilerimize matematik, fen ve sosyal bilimler alanında dersler veriliyor. 4+4 eğitim sisteminden kaynaklı çocuklar derslerde pek başarılı olamıyorlar. Bundan kaynaklı biz burada çocukların eksiklerini tamamlamak için bir çaba içerisindeyiz.”

‘Kendi kültürümü öğreniyorum’
Eğitimin kursiyeri 13 yaşındaki Selina Mıdık ise, kurstaki amacını şöyle tanımladı: “Buraya gelme amacım, Alevilik kültürünü öğrenmek. Burada arkadaşlarımızla beraber semah dönüyoruz. Dedemizin anlattıklarını dinliyoruz. Alevilik ile ilgi bilmediklerimizi öğreniyoruz.” Bir diğer kursiyer 13 yaşındaki Zerin Örklü, “Biz buraya arkadaşlarımızla geliyoruz. Alevilikle ilgili öğrenmemiz gereken şeyleri öğreniyoruz. Burada semah dönerek Allah’a olan aşkımızı itham ediyoruz” diye konuştu.

Yeni Özgür Politika

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız