PAYLAŞ

Ali ERDOĞAN 

Okuyucularımdan özür dilerim bu başlığı kullandığım için, sanki ülke kaosda değilmiş gibi. Dokunulmazlıklar meclise sunulduğu şekliyle kaldırılırsa ülke içinde çıkılmaz bir kargaşaya sürüklenir. Son komisyon toplantısında, iktidar partisinin kameralar karşısında gösterdığı perfomans(!) herkesin belleğinde.

Hükümetin halkın üzerinde sergilediği ezme ve imha politikasını meclisin çatısı altında da sergilemek istiyor. Masaların üzerinde sıçramalar, kadın milletvekillerini tartaklamalarını basın görüntüleyince, polis zoruyla basını dışarı çıkarttılar. Halkın oyu ile oraya gelen milletvekillere “teröristler dışarıya” diye saldırıyorlar. Meclisi çalışamaz hala getiriyorlar. Tüm dertleri: korsanca uygulanan başkanlık sistemini yasal hala getirmek. Dahası da var…

Meclis başkanı “Anayasada laiklik olmamalı, dini referanslar olmalı” diyor. Baysal Üniversitesinde bir öğretim üyesi, “kız ve erkek öğrenciler aynı sınıfta oturmamalı” diyor. Kimi idareciler, “kadın fıtratında, erkekle eşit olmadığı bir hakikattır” diyor. Bu çıkışlar uygulanmak istenilen bir programın parçalarıdır. Ülke hızla şeriata doğru yol alıyor. Sadece ismi: Türk İslam Cumhuriyeti olacak. İslam devletlerle yapılan toplantılarda, İslam İnterpolu, Ortak İslam Ordusu projeleri boşuna gündeme getirilmedi.

Ülkenin bu acınacak tablosu, ayan beyan ortadayken, anamuhalefet partisi CHP ne yapıyor? Ülkedeki kargaşanın daha derinleşmesi için iktidar partisiyle aynı kulvarda hareket ediyor. Nasıl mı? Sayın Kılıçtaroğlu “Dokunulmazlık sorunu meclise geldiği şekliyle anasaya aykırıdır. Ama evet oyu vereceğiz” diyor. Sormazlar mı adama: Mademki anayasaya aykırı, teklif kimden gelirse gelsin muhalefet partisi olarak hayır demen gerekmez mı?

Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesi’nin gazeticiler için verdiği kararı için “Anayasa Mahkemesi’nin kararını tanımıyorum ve sayğıda duymuyorum” demişti. Başta Kılıçtaroğlu olmak üzere pek çok kişi tarafından haklı olarak eleştirilmişti.

Gelelim konumuza: Mademki dokunulmazlık konusu meclise geldiği şekli Anayasa’ya aykırı. Sayın Kılıçtaroğlu, evet oyu derseniz Anayasayı çiğnemiş olmuyor musunuz? Ailede sorumlu bakan, çocuk istismarı ile ilgili verdiği beyanatta “bir defa olmakla bir şey olmaz demişti” ve Turgut Özal’da  zamanında “Anayasa birdefa ihlal etmekle bir şey olmaz demişti. Bu gibi ‘naneler’ Türkiye Cumhuriyeti’n tarihinde bolca mevcuttur. Önemli olan Sosyal Demokratım diye ahkam kesen anamuhalefet lideri tarafından işlenecek olmasıdır. Umarım oy vermeden önce bir kez daha düşünür.

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız