PAYLAŞ

Terolar’da süren direnişin 4. bölümünde kadınlar vardı. Kadınların gözünden bu direnişi anlatan Ayten Şimşir: Ana eğer ki topraktan uzaklaşırsa toprağın o eşitlikçi yanını da koruyamaz.  O yüzden de Buradaki saldırı toprakla birlikte kadının da varlığınadır.

 

Maraş Terolar’da AFAD kampına karşı sürdürülen direniş devam ediyor. Günlerce çadırda nöbet tutan direnişin en başından bu yana hep kadınları gördük. Tıpkı Yırca’da, Cerrattepe’de olduğu gibi kadınlar bu kez Terolar’da direniyordu. Toprağına, suyuna, geleceğine sahip çıkmak için direniyordu. O toprağa saplanan kepçelerin ciğerlerini deldiğini söylüyorlardı her fırsatta.

Demokratik Alevi Dernekleri adına bulunan Ayten Şimşir de kadınlarla birlikte direniyordu.  Neden kadınların en önde mücadele ettiğini şöyle özetliyordu:  Burada analar toprağın önemini biliyorlar. Toprağın onur olduğunu, toprağın dil olduğunu, toprağın kültür olduğunu biliyorlar.  Tıpkı özenle büyüttükleri çocuklarının da geleceği olduğunu bildikleri gibi. Şunu gözlemledik, kadınların yaklaşımı farklı direngenler, öndeler..

İlk kamp kurulma kararı alındığında, inşaatın yanı başına çadırı kuran analardı, çadıra sahip çıkan, analardı, ayakta zor duruyordı ama direniyorlardı diyen Şimşir, sadece buradaki sorun zorda kalan mazlaumların sorunu değil, buradaki sorun toprakla birlikte kadınların, toprağın özüne saldıran zihniyeti burada hakim kılanlara karşı çıkmaktır. Çünkü biz şunu biliyoruz, inancımızda bunu gerektiriyor:  Yolun sahibi ana kadındır. Yolu yürüten, ocağa sahip çıkan,  ocağı tüttüren kandındır. Ana eğer ki topraktan uzaklaşırsa toprağın o eşitlikçi yanını da koruyamaz.  O yüzden de Buradaki saldırı toprakla birlikte kadının da varlığınadır” diye konuştu.

78 katliamını hatırlatan Ayten Şimşir, “78 sonrası birlikte hareket etmekte dahi zorlanan  insanlar burada… Geçmişi tamamlanmamış travmalarını yaşıyorlar. Ve kadınlar daha çok yaşıyor. Buna yönelik çalışmalarımız devam edecek.  Tüm Alevi kurumları öncelikli olmak üzere,  mevcut durumdan rahatsız olan tüm sivil toplum kuruluşlarını, tüm asimilasyona, tekçi zihniyete karşı olanları buraya destek olması, güç vermesi gerekiyor.  Bu yanıyla da burada olmak gerekiyor.  Çünkü insanlar burada destekleri gördükçe, daha bir moral buluyorlar ve motivasyonu artıyor.  Bu yanıyla da tüm duyarlı halkı buraya çağırıyoruz.” İfadelerini kullandı.

Gülşen İşeri/alevinet.com

Yorumunuzu yazınız