PAYLAŞ

Terolar’da direniş sürerken alevinet.com olarak Maraş’taydık. Alevi önderleri ve yöre halkıyla konuştuk. Direnişin önemini, bundan sonra ne olacağını yazı dizisi olarak hazırlarken üç gün boyunca orada bizlerin de orada neler yaşadığını anlatmaya çalıştık.

Haftalardır Maraş’a yapılmak istenen kampı tartışıyoruz… Maraş sadece görünen yüzdü belki, kamp ise bilinen gerçek. Adı Maraş’tı, hani şu çok yara alan Maraş, hani şu günlerce Alevi katliamının yapıldığı Maraş… Kanlı Maraş’tı.

Yine kana bulanmasın diyeydi her şey! Gördüğmüz köy, bildiğimiz gerçekti. Çünkü tarih boyunca ne çok deneyimledik, ne çok öldük, ne çok öldürüldük… Tarih boyunca tarihe de tanıklık ettik.

Bugün Maraş yeniden gündemde, yeniden ölümle sınanmaya çalışılıyor. Yeniden katliama davetiye çıkartılmaya çalışılıyor… İşte bu yüzden “patırtı-gürültü”… Bu yüzden öyle dağların başından bağırmamız, önüne geçmek için, bu katliamlara dur demek için.  Bir daha ölmemek için…

İnsana dair nerede ne varsa, oradaydık ya; bu kez yolumuz Maraş’a düşmüştü. Tv 10’da Gündeme Bakış programını hazırlayıp sunan Şükrü Yıldız, Alevi önderlerinden Servet Demir, Demokratik Alevi Dernekleri eski başkanı İmam Balsever ile  Aşağı Terolar köyüne geldik.  Dağlardan, yollardan yeşil ovalardan geçerken iş makinaları, dozerler, yeşil alanı çöle çeviriyor, kamp için çalışmalar yapılıyordu.

Sanki doğaya saplanmış dozerler ciğerleri delmiş… Öyleydi de. Kampın önünden geçip Terolar köyüne geldiğimizde çadırın önünde onlarca kadın, erkek, çocuk, genç nöbetteydi. Cemevinde yemekler veriliyor, ziyaretler kabul ediliyordu.

Halk basından kimi görse derdini anlatmaya başlıyordu… Tıpkı Emine teyze gibi… Emine teyze terolar köyünden. 65 yaşında. Gözleri doluyor ben soru sorarken, önce derin bir iç çekiyor sonra da “çok çektik be kızım” diye söze giriyor: 78 katliamında hepimizi kırdılar. Öldürdüler, geöç ettik. Sürgün aslında. Pek çoğumuzu köyümüzü bırakıp Almanya’ya gittik. Ama hep içimiz memleketti. Geri döndük . Şimdi de ovamıızın ortasına kamp kuruyorlar. Yeniden mi sürgün edileceğiz? Yeniden mi terk edeceğiz memleketimizi?

Emine teyzenin ve diğer kadınlar hep en önde mücadele ediyor. Nöbetin ilk günüden başlayarak çadırdalar.

Hep söyledikleri gibi yine aynı şeyi yineliyorlar: Biz mültecilere karşı değiliz. Ama buraya 27 bin kişi gelecekmiş, 360 dönümlük yere ve köylerimizin ortasına. Başka bir sürü boş arazi varken en verimli topraklara kamp yapması devletin bizi açıkça göz çıkartması demek. Biz buna karşıyız. Biz ovamıza, meramıza, dağımıza sahip çıkıyoruz. Çıkacağız…

Bölge halkı dertlerini anlatırken biz de nöbete desteğe gelen Alevi önderleri, dernet yöneticileriyle alevinet.com için yazı dizisi başlattık.

Sur’dan Artvin’e, Maraş’a uzanan rant projelerine karşı çözüm ne olmalı, ne yapılmalı? Maraş Terolar köyü yarına nasıl bakıyor?  Daha da yaygınlaştırmak için nasıl bir örgütleme gerek?

14 Nisan itibariyle alevinet.com’da….

Gülşen İşeri/alevinet.com

Yorumunuzu yazınız