PAYLAŞ

Halk şiirinin en önemli döl yataklarından biri olan İçtoroslar bölgesinin Alevi kadın ozanlarından Fidan Çolak, çağdaş halk ozanlığının tipik temsilcilerindedir.

Bugünkü Aleviliğin gerçek adlandırması olarak kabul ettiğim Yaresan dininin en eski ozan ve âşıkları arasında birçok kadın şair bulunuyordu. Öyle ki, en eski Türk Alevi şairi olarak bilinen Yunus Emre’ye gelinceye kadar 10’u aşkın Yaresan-Kürt kadın şâir bulunuyor ve bunların yarısı bir “tambur” eşliğinde eserlerini terennüm ediyorlardı.
Sonraki yüzyıllarda, kadın cinsinin İslamiyet karşısında ikinci plana düşmesi ile kadın şair ve ozanlardan sözedilmez oldu. Alevi-Bektaşi şairleri, ancak son yüzyıllarda “kadınlar” adına şiir yazmaya başlamış ve daha sonra da kadın şairler kendi adlarına ortaya çıkmaya başlamışlardır. Cumhuriyet döneminde yazılan Kadın Şairleri Antolojilerinde, sadece öne çıkabilen kadın şairlerin yer aldığını, geride kalan nice gizli şairin ortaya çıkmadığını tahmin etmek zor değildir.
Çünkü, hayatın her alanında “şiirle düşünüp, şiirle konuşmayı” bir gelenek hâline getiren, çeşme başında, yün eğirirken “kılam, stran ve durik” söyleyen kadının; ancak “şîn kılamları” söylerken bilince çıktıkları, bilinmeyen birşey değildir. Bu nedenle en az erkekler kadar yetenek ve duygu sahibi olan kadın şairlerin gecikmeli olarak ortaya çıkmasını anlamak hiç de zor değildir.

İçtorosların Fidan’ı
İşte, tam da bu nedenlerle yakın yıllarda tanıdığım Fidan Çolak’ı, İçtoroslar’ın bir kadın ozanı olarak önemsiyorum. Çünkü, Alevi toplumundaki kadının göreceli özgürlüğüne rağmen, bu toplumda da kadın ezilen bir cinstir ve hâlâ bir kimlik sorunu vardır.
Fidan Çolak’ın çıktığı İçtoroslar bölgesinde, son yüzyıllık süreçte çok sayıda önemli şairin, ozanın ve âşığın yaşadığı bilinen bir gerçektir. Birçoğu Hakikatçı Alevilik ekolüne bağlı olan bu akımda kimi kadın şairlerin de yetiştiği bilinmektedir. Ancak, bunların bölge kadın şair ve âşıklarının gerçek boyutlarını gösterdiğini sanmıyorum. Çünkü, Meral Akkent tarafından, “İçtoroslar’da Alevi-Kürt Aşiretler” kitabımdan yola çıkarak, literatüre “İçtoroslar’ın en eski Alevi-Kürt kadın âşığı” olarak sunulan Afê Ana’nın da “en eski kadın âşık” olduğu kuşkusuz şüphelidir.
Alevi-Kürtler’in en yoğun olarak yaşadıkları İçtoroslar bölgesine ilişkin inceleme-antoloji çalışmamda, birçok kadın ozana yer vermiştim. Ancak, sonraki araştırmalarımda bu sayı daha da arttı. Nihayet, İsviçre Basel’deki bir gecede, daha önce tek kitabını edindiğim yeni bir ozanla, Fidan Çolak’la tanıştım ve yeni kitaplarını edindim.
Alevilikte kadın-erkek eşitliği önemli bir ilke olarak yer aldığı için, Fidan Çolak’ı tanımam önemli ve kıvanç verici olmuştu. Yöredeki birçok Alevi-Kürt ozan gibi o da şiirlerini genellikle Türkçe yazıyordu. Türkiye’deki yüzlerce halk ozanı gibi o da Türk dilinin gramer kurallarını yeterince bilmese de, duygu ve düşüncelerini bu dilde ifade etmeye çalışıyordu. İnanıyorum ki, o da benzerleri gibi Kürtçe düşünüp, Türkçe yazıyordu. Çünkü bir ozan “Kürdî” düşünse bile, Kürtçe yazmak, bu dilin gramer ve ses değerlerini bilmeyi gerektiyordu.
“İçtoroslar’da Oda Kültürü ve Kürtçe Edebiyat” çalışmam dolayısıyla, kendisinden yöre Kurmancisiyle şiir örnekleri istediğimde ve bunları edindiğimde, onun özgün konumunu daha iyi anladım…

Halk ozanlığının temsilcilerinden
Halk şiirinin en önemli döl yataklarından biri olan İçtoroslar bölgesinin kadın ozanlarından Fidan Çolak, çağdaş halk ozanlığının tipik temsilcilerinden biridir. Kendi toplumsal yapısını kuşatan tüm güncel sorunlar, onun şiirinin dağarcığındadır. Önceki kitaplarında bunu sergilediği gibi, bu kitabında da daha erginleşmiş olarak sorgulayıcı bir yöntemle benzeri temaları işlemektedir.
Sözgelimi, “bir müsibet bin nasihatten evladır” kabilinde, Onur Öymen gibi bir devlet temsilcisinin “Dersim”le ilgili söylemi ve kimi Dersimliler’in soruna yaklaşımı Fidan’ın şiir gündemindedir.

Bâtınilik ekseninde felsefi konular, Fidan Çolak’ın vazgeçilmezlerindendir:
Sana nasihatım var insanoğlu
Kendini nefsine satma ha satma
Yanlışın içinde bulunmaz doğru
Yanlışı doğruya katma ha katma

Başka bir felsefi şiirinde ise şöyle diyor:
Yürüdük yüksek dağlara
Nefsimizi attık nâra
Bizim ile kızgın kora
Basanlara inanırız.

Ve zorunlu olarak gurbet êle çıkmış nice insan gibi, ozan duyarlığıyla Fidan Çolak da, geldiği yere geri dönmenin özlemiyle kavrulmaktadır:
Bundan böyle Çiftlik köyde kalalım
Kalan insanlarla birlik olalım
Fidan’la beraber yuva kuralım
Sılada yaşamak daha güzeldir…

İçtoroslar’dan bir kadın ozan olarak duygu ve düşüncelerini şiirsel anlatımla bilince çıkaran Fidan’ın, bundan sonra ana dilinde şiire de yönelmesi büyük önem taşımaktadır. İnanıyorum ki, cedlerimin yaklaşık 200 yıl önceki uğrak yeri olan Çiftlik/Nergele; Fidan ve benzeri şairlerin yöresel dil ve anlatımıyla yeniden hayatiyet kazanacaktır…
Fidan Çolak
Can Yayınları
Bir Dünyadan Öbürüne

MEHMET BAYRAK

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız