PAYLAŞ

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), AKP’nin savaş politikası sonucu Kürdistan halkının katledilmesi, kültürel değerlerinin ve dağlarının bombalanması yazılı açıklamayla protesto etti. Geçtiğimiz günlerde AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile görüşen söz de Alevi kaanat önderlerinin eleştirildiği açıklamada, “Bugünlerde yalanlarını örtmek, zulümlerini kamufle etmek amacıyla İktidar sahipleri kendilerine Alevi kanaat önderleri diyen düşkünler ile iş tutma peşindedirler. Toplumu yalan ve hileleri ile ikna etmeye çalışıyorlar. ‘Hayırları fethedip, şerleri defetmek günüdür’ dediği kahvaltı dinletisi yapılırken, Dersim’de ziyaretlerimiz bombalanıyor, orman yangınları, kadim kutsalımız Düzgün Baba’nın eteklerine varıyordu. Utanmadan, yüzü kızarmadan o masada oturanlar kimin bekçiliğini yapıyorlar” denildi.

Bu kirli savaşa karşı durmak şart

“Ülkemiz bugün iktidar sarhoşları tarafından kan gölüne dönüştürülmektedir. İktidarlarını ayakta tutmak adına hiçbir ahlaki ve insani değeri ciddiye almayarak, ülkenin evlatlarını, gençlerini, kadınlarını iktidarlarına kurban etmek istiyorlar ve her gün ciğerlerimiz parçalanıyor” denilen açıklamada, topluma şu çağrı yapıldı: “AKP devleti bugün sonucu bilmediği kirli bir savaşa girmiştir. Kendinden başkasına yaşam hakkı tanımayan İŞİD aklına tutulmuş katlediyor. Türkiye halklarını da bu kirli savaşa sürüklüyor, mesele vatan da değil kendi koltuğu, kendi kirli işlerini, kirli politikalarla gizleme hedefi. Canlara çağrımızdır, bu kirli savaşa karşı durmak, şerefli, vicdanlı yaşamak, geleceğine onurlu birkaç kelam etmek için şarttır.”

AKP’nin derhal savaştan vazgeçmesi gerektiğinin ifade edildiği açıklamada, halkların konuşabileceği silahsız bir ortamın oluşturulması gerektiğinin altı çizildi.

BASINA VE KAMUOYUNA

Hakikat gerçekler göz önünde dururken onların hayaliyle kendini kandırmak değil, çıplak gerçekliği toplumun değerleriyle gözler önüne sermektir. Yalan ancak sahibini kandırır.
Bugünlerde yalanlarını örtmek, zulümlerini kamufle etmek amacıyla İktidar sahipleri Kendilerine (Tüm düşkünlüklerine rağmen) Alevi kanaat önderleri diyen düşkünler ile iş tutma peşindedirler. Toplumu yalan ve hileleri ile ikna etmeye çalışıyorlar. “ Hayırları fethedip, şerleri defetmek günüdür” dediği kahvaltı dinletisi(Dinleti çünkü, kendine kanaat önderi diyen kimsenin fikri yoktu) yapılırken Dersim’de ziyaretlerimiz bombalanıyor, Yanan ormanlarımız Kadim kutsalımız Düzgün Baba’nın eteklerine varıyordu.Utanmadan, Yüzü kızarmadan o masada oturanlar kimin bekçiliğini yapıyorlar.Gerçi toplum artık düşkünlüklerine karar vermiştir.Hiçbir hükümleri yoktur.Toplumuna yalan söyleyenin tarihte de hükmü olmamıştır. Gerçeklik her gün yedikleri lokmada bile onlara haram olacaktır.
Biz Aleviler binyıllardır hakikatin direnişçi takipçileriyiz, Elbet konuşacağız fakat seni kurşunlayanla ne konuşacaksın, sana önce gözdağı verip yanına yedekleyenle ne konuşacaksın ya da konuşacaksan toplumun ne diyecek. Çünkü biz kurum yöneticilerinin tek başına hükmü yok, bizler toplumun ağır sorumluluğu ile hareket etmek durumundayız. Bu anlamda yapacağımız her görüşme bu sorumluluk ve hakikat algısı ile olmalıdır. Yalan ancak bir talana ortak olmak olur.

Ülkemiz bugün iktidar sarhoşları tarafından kan gölüne dönüştürülmektedir. İktidarlarını ayakta tutmak adına hiçbir ahlaki ve insani değeri ciddiye almayarak, Ülkenin evlatlarını, gençlerini, kadınlarını iktidarlarına kurban etmek istiyorlar ve her gün ciğerlerimiz parçalanıyor. Kin ve nefret yükseltilmek isteniyor. Ahlaki, insani değerlere sığmayan bu kan politikasını bilebile bir masaya oturmak ve oturup bu politikaları toplumun hakikatlerini göz ardı edip dinlemek kabul edilemez. İkrar verdiğin pirin mi yok ikrar verdiğin ziyaretin mi yok. Yok ise bizde karşılığın da yok, var ise ceddinin hakikat hükmü omuzlarındadır dur da düşün o zaman.Pir sultan’ı, Seyit Rıza’yı,Dersim’i düşün, Varto’yu düşün bir canın çıplak bedeninde ki vahşeti, bir evladın geçliğine doymamış özlemlerini düşün. Düşün de şu kelamı et, Zulüm edenler asla muvaffak olmayacaktır, gel sen bu koltuklar için zulüm etmekten koşulsuz vazgeç. İki lokma da ben alacağım deme çünkü; yiyeceğin lokma haram lokmadır.Pir Sultan’ın köpeklerinin bile yemediği lokmadır.

Demokratik Alevi Dernekleri olarak çağrımızdır.
Toplumumuz açısından ilkeli olan herkesle konuşuruz, ama değerlerimizle, hakikat düsturumuzla, Hakkın kelamı, Xızır’ın hikmeti ile cümle canın rızalık vereceği ile konuşuruz.
Bir dediği diğerini tutmayanla değil. Ağzından çıkanı gönül süzgecinden geçirenle, Dediğini tutanla ancak, Bizler yalan dolan toplumu değiliz, politika ahlaklı olur ise bizi bağlar. Ötesi boş laftır. Boş lafı darı boş olanlar dinler.

AKP devleti bugün sonucu bilmediği kirli bir savaşa girmiştir. Kendinden başkasına yaşam hakkı tanımayan İŞİD aklına tutulmuş katlediyor.Türkiye Halklarını da bu kirli savaşa sürüklüyor, mesele vatan da değil kendi koltuğu, kendi kirli işlerini, kirli politikalarla gizleme hedefi. Canlara çağrımızdır, bu kirli savaşa karşı durmak. Şerefli, vicdanlı yaşamak geleceğine onurlu birkaç kelam etmek için şarttır. Bu vatan cümle canındır, sahibi üzerinde tüm yaşayanlardır. Hak Yeri, Göğü kimsenin tapusuna vermedi, tek tapu cümlesi ile hak içinde yaşama dusturudur. Bir karınca hak aşkıyla çalışır, hak aşkına da yuvasını, rızkını korur. Bir karınca kadar da vicdanımız yok mudur? Bir kedi kadar ciğerimiz yok mudur? Bugün halklar kendini koruyor Rojava’da, Şengal’de, Varto’da, Silopi’de, Dersim’de Her can Hak katında zulme karşı kendini savunma canını, rızkını koruma hakkına sahiptir.Devlet ancak Hak ile kelam ederse konuşuruz, yalan ile konuşmak canını pazara sürmek olur.
AKP devleti bu savaştan derhal vazgeçmeli, Halkların onurlu konuşabileceği silahsız bir ortam meydana gelmelidir.Ötesi bilinmelidir ki Rızkın, Rızanın tükeneceği karanlık bir gelecektir.

MUTLAKA ONURLU BİR BARIŞ İLE HALKLAR KAZANACAKTIR.
DEMOKRATİK ALEVİ DERNEKLERİ 

Yorumunuzu yazınız