PAYLAŞ

HÜSEYİN ALİ

Partiler 7 Haziran’da yapılacak seçimler için milletvekili aday listelerini açıkladı. İlk defa Alevi toplumunun örgütlü kurumlarının temsilcileri aday listelerinde yer aldı. Bu, Türkiye siyaseti açısından önemli bir gelişmedir. Aleviler böylece örgütlü toplum olarak siyasetin içinde tanınmış ve yer almış olmaktadırlar. Alevi bireyler olarak değil, kurum temsilcileri olarak siyasi yaşamlarını yürüteceklerdir. HDP’nin toplulukları örgütlü kurumları ve temsilcileri ile muhatap alması, çağdaş demokrasi anlayışını, radikal demokratik anlayışı ifade etmektedir. Devlete bağlı bireylerden oluşan ulus anlayışını değil, toplulukların örgütlü güçleri ile ulusu oluşturan demokratik ulus anlayışı bunu gerektirmektedir. Bu farklılığı sıradan görmemek gerekir; siyasi zihniyette bir devrimi ifade etmektedir. Ulus-devlet anlayışından demokratik ulusa dayalı demokratik yönetim anlayışına ulaşmak köklü ve gerçek bir devrimdir.

Başka partilerdeki Alevi adayların konumu ile HDP’den aday olanların konumu farklıdır. HDP’den seçildikleri andan itibaren Aleviler ile ilgili konularda bu adayların sözü dikkate alınacaktır. Kuşkusuz bunu, içinden geldikleri topluluk ve örgütlerin düşünce ve isteklerini dikkate alarak yapacaklardır. HDP, Alevilerle ilgili söz ve kararları bu milletvekilleri ile Alevi kurumlarının birlikte yürüttükleri çalışmalar sonucu gündeme getirecektir. HDP, topluluklar adına söz söylemeyecek ve karar almayacaktır. Toplulukların söz, karar ve taleplerini -HDP programına bir aykırılık yoksa- parti kararı haline getirip pratikleştireceklerdir. Zaten HDP’nin programı esas olarak Alevilerin taleplerini karşılayacak nitelikte olduğu için Alevi kurum temsilcileri HDP’den aday olmuşlardır.

Bu açıdan herhangi bir partiden birey olarak aday olmakla bir kurumun temsilcisi olarak aday olmak farklı şeylerdir. Kuşkusuz HDP’de Alevi kurum temsilcilerinden ayrı olarak Alevi inancına sahip adaylar da vardır. Ancak onlar birey olarak yer almaktadırlar. Onlar da Alevilik konusunda hassasiyet gösterebilirler; ancak örgütlü topluluk temsilcileri gibi bir konumları ve rolleri yoktur. Partiler içindeki Alevi adaylar değerlendirilirken bu çok köklü fark görülmelidir.

HDP’nin içinde farklı toplulukların adayları vardır. Bu topluluk temsilcilerinin zihniyeti demokratik ulustur. Her inanç, her etnik köken birbirine saygılıdır. Her topluluk değerlidir. Her topluluğun temsilcisi diğer etnik ve inanç topluluğunu kendisinin de içinde olduğu demokratik ulusun değerli bir üyesi olarak görür. Diğer toplulukların da saygı duyduğu ve duyacağı bir söylem ve yaklaşımı olur. HDP’nin demokratik ulus anlayışı tüm farklılıkları bir uyum içinde, birlik içinde yan yana özgür ve demokratik yaşamı sağlama zihniyetidir. HDP aynı zamanda tüm farklı etnik, dinsel kimlikleri ve sosyal toplulukların kardeşçe yaşadığı Türkiye’nin demokratik birliğinin partisidir. Bu açıdan HDP Alevilerin demokratik bir ülkede özgürce yaşamasının da garantisidir.

HDP zihniyeti sadece Alevilerin değil tüm farklı toplulukların özgür ve demokratik yaşamının güvencesidir. Aleviler on yıllardır, hatta yüz yıllardır HDP zihniyetinde bir ortak yaşam ve yönetim anlayışı, arayışı içinde olmuştur. Bu açıdan HDP tümden Alevilerin özlediği partidir. Hatta HDP Alevilerin yaşamda var olan komünal, demokratik ve konfederal zihniyet ve yapılanmanın güncellenmiş hali olarak da görülebilir.

Tüm bu gerçekler Alevilerin bu seçimde oy verirken Alevilerin nasıl muhatap alındığına ve öngördüğü siyasi toplumsal yaşamın ne karakterde olduğuna bakmalıdır. Bu açıdan demokratik ulus anlayışı bu konuda önemlidir CHP’nin ulus devlet anlayışı Alevilerin özlediği siyasi, toplumsal yaşama uygun değildir. Hatta Aleviler yüz yıldır bu ulus devlet anlayışından çekmişlerdir. CHP de, DP de, AP de, Doğruyol da, AKP de aynı ulus devlet zihniyetinin farklı versiyonlarıdır. Aleviler de ne çekmişlerse bu anlayıştan çekmişlerdir. CHP iktidarı döneminde Alevi katliamlarının yaşanması bu ulus devlet zihniyetinin sonucu gerçekleşmiştir. Bu açıdan sadece şu partide Alevi aday var demek hiç bir anlam ifade etmez, hatta kendini kandırmak olur.

Aleviler HDP’yi hem demokratik ulus anlayışı hem de Alevileri muhatap alması biçimiyle tarihi bir şans olarak görmelidirler. HDP’nin zihniyeti ve demokratik ulus anlayışından heyecan duymalıdırlar.

Bugün Ortadoğu’da yaşanılanlar bilinmektedir. Ortadoğu’da IŞİD’i de ortaya çıkaran ulus devlet anlayışıdır. Yıllarca Ortadoğu’da Arap milliyetçisi iktidarlar ulus devlet anlayışı ile ülkeleri yönettiler. Ortadoğu’yu bu hale, bu zihniyet ve yönetim anlayışı getirmiştir. IŞİD kapitalist modernite ve ulus devlet gübreliğinde arızi olarak ortaya çıkmış bir canavardır. Ulus devletçiliğin dinci maske ile çıkmış halidir.

Ulus devlet zihniyetine sıradan yaklaşmayalım. 20. yüzyıldaki Yahudi, Ermeni, Asuri ve tüm soykırımları ulus devlet anlayışı yapmıştır. 100 yıl, 200 yıl öncesine kadar Ortadoğu’da Ermeniler de Süryaniler de Rumlar da vardı. Hıristiyanlar ile İslami toplum yan yana yaşamıştı. Ulus devlet çağında ise ne etnik ne dinsel topluluklar yan yana yaşamayı bilmişlerdir. Aleviler bir düşünceyi, bir politikayı, bir partiyi değerlendirirken de, oyunu verirken de bireyleri değil zihniyet ve politikaları esas almalıdırlar.

Yorumunuzu yazınız