PAYLAŞ

Azadiya Welat çalışanı Kadri Bağdu’nu katledilmesini protesto eden Kürt özgür basın çalışanları, ne IŞİD vahşeti ne de AKP’nin özgür basını susturamayacağını belirterek, “Gözlerinin içine baka baka gerçekleri yazmaya devam edeceğiz” dedi.

Aralarında Özgür Gündem, DİHA, Azadiya Welat, JINHA, Demokratik Modernite, Özgür Halk’ın bulunduğu Kürt özgür basın kurumlarının çalışanları, Adana’da gazete dağıtımı yaptığı sırada silahlı saldırıda Azadiya Welat çalışanı Kadri Bağdu’nun katledilmesini Özgür Gündem Gazetesi önünde yaptıkları açıklamayla protesto etti. “Ne IŞİD, ne AKP vahşeti özgür basını susturamaz” pankartının açıldığı eyleme, Bağımsız İletişim Ağı (bianet), ETHA, TV10, İMC TV, Özgür Radyo, Evrensel Gazetesi, Özgür Gelecek, Kızıl Bayrak çalışanları, TGC Başkanı Turgay Olcayto, Türkiye Gazeteciler Sendikası yöneticileri, RSF Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu, DİSK Basın-İş yöneticileri, gazeteciler Mustafa Yalçıner, Yıldırım Türker, Veysi Sarısözen, ÖHD başkanı avukat Fırat Epözdemir, HDP ve DBP İstanbul il örgütleri eş başkanları, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan’ın da bulunduğu çok sayıda gazeteci, sanatçı ve siyasetçi de destek verdi.

Özgür Gündem ve Azadiya Welat gazeteleri ile Bağdu’nun fotoğraflarının taşındığı eylemde, “Özgür basın susturulamaz”, “Şehid namirin” sloganları atıldı. Gazete binasına ise özgür basın şehitlerinin fotoğraflarının bulunduğu pankart asıldı.

‘Kurşunlar karşısında gerçekleri yazan kalemimizi yerde bırakmayacağız’

Eylemde Kürt özgür basın kurumları adına ortak basın açıklamasını yapan Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin, Kobanê için yapılan protestoları ve bu protestolara yapılan polis saldırılarını hatırlatarak, olaylarda Azadiya Welat, JINHA ve Gün Tv çalışan 4 emekçiyi gözaltına alındığını söyledi. AKP’nin hazırlayıp provoke ettiği militer güçlerin katliamları polisin önünde gerçekleştirdiğini ifade eden Keskin, “Dün sabah itibariyle 17 yıldır büyük fedakarlıkla gazetemiz Özgür Gündem ve Azadiya Welat’ın dağıtımını yapan Kadir Bağdu arkadaşımız kalleşçe bir saldırıya uğrayarak yaşamını yitirmiş, özgür basın şehitler kervanına uğurlanmıştır” dedi. İşleyiş biçimiyle 90’ları hatırlatan bu cinayetin, Bağdu şahsında tüm özgür basın camiasına yönelik bir saldırı ve gözdağı olduğunun bilincinde olduklarını dile getiren Keskin, “Bu hain saldırıyı gerçekleştirenler ve onun arkasında çok yakından tanıdığımız legal ve illegal güçler şunu bilmelidir ki ne dün ne bugün ve ne de yarın asla kurşunlar karşısında gerçekleri yazan kalemimizi yerde bırakmadık, bırakmayacağız” diye konuştu.

‘Mücadelemizden asla taviz vermeyeceğiz’

“Asit kuyularında erime, sokak ortasında öldürülme, faili meçhullerde kaybolma ve tutuklama pahasına ölümden kaçmadık, kaçmıyoruz” diyen Keskin, “Bir kez daha katillerin ve onların azmettiricisi AKP’nin gözlerinin içine baka baka gerçekleri yazmaya ve haykırmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Ape Musa, Gurbetelli Ersöz, Hrant Dink, Metin Göktepe, Deniz Fırat ve onlarca basın şehidiyle ve muhalif basının soylu mirasına sahip çıkacaklarını söyleyen Keskin, “Bugüne kadar 78 gazeteci arkadaşımız katledildiği halde bir adım geri atmadık. Bugün de bu mirası büyüterek özgür basınla, özgür topluma ulaşana kadar mücadelemizden asla taviz vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Özgür basın camiasına ve Bağdu ailesine baş sağlığı dileklerini ileten Keskin, “Özgür basın şehidi arkadaşımızın katilleri nereye giderse gitsin peşini bırakmayacak, gerçekleri gün yüzüne çıkarmanın sözünü veriyoruz” diyerek aydınları, demokratları ve vicdan sahibi herkesi vahşete ve katliamlara “dur” demeye çağırdı. Son olarak cumhurbaşkanı ve Başbakan’a seslenen Keskin, “Cinayetin emrini vermemişlerse faillerini açığa çıkartmaya çağırıyoruz” dedi.

‘Gazeteciler üzerinde korku iklimi yaratılmak isteniyor’

Keskin’in ardından Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto da konuştu. Bağdu’nun katledilmesindeki amacın “gazeteciler üzerinde korku iklimi yaratmak” olduğunu ifade eden Olcayto, “Ancak, gazeteciler gerçekleri yazmaktan yılmayacak” dedi. Bölgede gazetecilik yapmanın zorluklarına dikkat çeken Olcayto, özellikle Azadiya Welat’ta çalışmanın daha da zor olduğunu söyledi. Olcayto, demokratik şeffaf bir ülke olmak için Bağdu’nun faillerinin ortaya çıkarılması gerektiğinin altını çizdi. Olcayto’nun ardından söz alan DİSK Basın-İş’ten Ayşe Düzkan ise, Kürt basın çalışanlarının başta anadilde eğitim olmak üzere Kürtlerin haklarını gündeme getiren gazeteciler olduğu için kendileri için önemli olduğunu belirterek, Bağdu’nun faillerinin ortaya çıkartılmasını istedi.

‘Cinayetin sorumluları geriye kuşku bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir’

TGS Genel Sekreteri Mustafa Kuleli de, Türkiye’de basın çalışanlarının katledildiğini, tutuklandığını, gözaltına alınıp darp edildiklerini hatırlatarak, “Bizler de bunlara karşı ‘hesabını soracağız’ dedik. Peki bunların hesabını ne zaman soracağız” diye sordu ve Türk-Kürt basın çalışanlarını birlikte örgütlenmesi gerektiğini vurguladı. Kuleli, “Batı’da Türk gazetecilere saldırı olduğu zaman ayaklanılıyorsa Kürt gazetecilere yapıldığında da ayaklanmalıyız. Artık tek çatı altında örgütlenmeliyiz” dedi. RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ise, bu tür cinayetlere 90’lı yıllarda da tanık olduklarını, Bağdu’nun katledilmesiyle aynı ortamı yaşamanın ağır geldiğini kaydederek, “Bu cinayetin sorumluları geriye kuşku bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir” dedi. Önderoğlu, RSF olarak katliamın takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi.

özgür gündem

Yorumunuzu yazınız