PAYLAŞ

BÜLENT FELEKOĞLU

Hak yolunda, hakikate gark olan Xızır bilgisiyle sırlanmış Alevi canlar; Yezid kültürü Kobanê’de bizlerin gözlerine bakarak katliam yapmak isterken, vicdanımıza her an saplanan hançer misali, yakıyor ciğerimizi. Tarih Hak yolunda hakikat arayıcısı olan biz Alevilere Hz. Hüseyin’in Yezid’e karşı direnişini öğütlemektedir. Hz. Hüseyin Kerbela’da kendine miras bırakılan kültürel İslam’ın değerlerini korumak ve Yezid’in zulmüne karşı halkın sesi olmak, Hak yolunda Hakikatten başka söz olmayacağı gerçeğiyle, Yezid zulmüne ve siyasal (iktidarcı) İslam anlayışına karşı çıkmıştır ve canını Hak yoluna adayarak şehadete ermiştir. Bu şehadet tüm halklaradır, bu şehadet aile efradıyla zulme karşıdır, bu şehadet insanlığa bir öğüttür, bu şehadet Alevi canlara öğüttür. Zulme boyun eğme, zulüm edenin karşısına dikil bunun sonu canın olsa bile; çünkü senin yolun hak yoludur, Hak yolu cümle can ile bir olmaktır. Yanlışa düşene el uzatmak, Zulmedene karşı durmaktır. Darın bekçisi Xızır’ın aşkıyla darda olana derman olmaktır. Her Alevi, Yaresan, Bektaşi, Kakai üzerinde bu farzdır. Gözümüzün önünde bu zulümler olurken sessiz ve sağır olamayız.

Bugün Ortadoğu’da Yezid’in hüküm sürdüğü topraklarda yine aynı anlayışla, IŞİD halkların katili, kültürlerin talancısı haramiler misali, hem İslam’ı kirletmekte, hem de zulüm etmektedir. Bu zulmüne ortaklar da bularak katliamlara girişmektedir. Biz biliyoruz ki Ortadoğu, özelde Mezopotamya tüm inançların merkezi, İbrahim’in, Musa’nın, Zerdüşt’ün, İsa’nın topraklarıdır. Günümüzde ise dünya güçlerinin kendini arındırdıkları ve iktidarların tüm kirleriyle oyun oynadıkları, sistemlerini ve para iktidarlarını kurmak istedikleri bir yer olmuştur. Bunu toplumların inandıkları ve kendini korudukları inançlarını, ahlaklarını kirleterek teslim almak istiyorlar. Hiçbir samimi Müslüman IŞİD’i kabul edemez; Hz. Muhammed’in insanlığa tebliği olan Kur’an’ı da Muaviye’nin mızrakları ucuna taktığı gibi, namlunun uçlarına takarak kirletiyorlar. Müslümanlar bunu kabul edemez, kabul etmek şirk koşmaktır, kabul etmek zulme ortak olmaktır. Hz. Hüseyin bu zülme karşı durduğu için Şehitlerin Şahı’dır. Hz. Hüseyin yalana ve talana karşı durduğu için yüreklerimizin tacıdır. Ve en son başaramadıkları para iktidarlarını, tekrar tekrar halkların binyıllardır taşıdığı inanç ve ahlaklarını, ortak yaşam kültürlerini, yine onların içinden zulüm iktidarları kurarak birbirine kırdırmak ve kalan ahlaklarını güvensizlik tohumları ekerek yok etmek istiyor ve teslim almak istiyorlar. ABD’nin de, Suudlar’ın da, Katar’ında, Türkiye’nin de, İran’ın da, Rusya’nın da niyeti budur. Yıkmak temelden başlar çünkü. Yıkmak en önce toplumsallığı yok etmekle, parçalamakla başlar; önce kültürleri güvensizleştir, sonra komşuları birbirine katlettir, sonra kardeşi kardeşe boğdur, sonra evlada babayı öldürt ve güveni bitir. En son da teslim al, tek kişilik bencil hücrelere doldur ve köle yap. Baktığınızda göreceksiniz; Ezidiler’i komşularına öldürttüler, Süryanileri komşularına öldürttüler, Alevileri komşularına öldürttüler; Ermenileri, Rumları komşularına öldürttüler, Türkmenleri komşularına öldürttüler. Habil ile Kabil’in hikâyesi neden bu coğrafyada doğmuştur anlamak gerek, çözümlemek gerek. Bu coğrafya halklarına bir nasihattir bu kardeşin kardeşi katli, komşunun komşuyu katli, toplumun toplumu katli. Yaşamı köleleştirmekten başka bir işe yaramaz bakın ve ibret alın demektir. Bakın ve tekrar edin değil. IŞİD Ortadoğu’nun taşeron örgütü, İslam’ın Hak söyleyen dilini kirleten, halkların katili, zulümkârın ayak yalayıcısıdır.

Bugün; bu zulme karşı duran teslim olmamış tek güç YPG ve YPJ’dir. Kürtler ve Ortadoğu peygamberler diyarının, ilk tohumun atıldığı ilk köyün kurulduğu, insanlığın beşiği ölümsüzlüğün bilgi taşıyıcısı, dardakinin dermanı Xızır’ın coğrafyasındaki namuslu halkların beraber direnişi Kobanê’dir, Şengal’dir. Hak söyleyip, Hak yolunda bedenlerini siper edenlerin, halklarla kucaklaşanların coğrafyası, toprakları kanla sulanmış felsefe ve inançla arınmış toprakların evlatları; Günümüzün Yezid’i IŞİD’e karşı yek vücut olmak zorundadır. Bu harami ordusu, bu coğrafyanın haram yiyenleri, 13 yaşında kızlara tecavüz edip bunu da “Peygamber 9 yaşında evlendi, bu yüzden mubahtır” diyen ahlak yoksunlarının yaşam hakkı olmadığı bir coğrafyadır. Ve Rojava bu ahlak yoksunlarına ve halk düşmanlarına, inanç düşmanlarına karşı halkların ortak yaşam arzusunun filizlendiği, ulusların ve inançların beraber yaşam ahlakını yeşerten umut olmuştur. Bu umudu boğmak istiyorlar. Baba İshak’ın mirasının doğduğu coğrafyada soya, boya bakmadan zulme karşı paylaşmayı ve ortak yaşamı savunarak mücadeleye tutuştuğu anlayışla Rojava’nın filizlenmesine tahammül etmiyorlar; boğmak istiyorlar. Bedenini bu ortak yaşam anlayışına siper ederek kahramanca direnen Kobanê’de biz Aleviler tarafız; Hak söyleyenin yanında omuz omuzayız. Dün Şengal, bugün Kobanê IŞİD’e karşı direnenlerin yanındayız. Türkiye halkları bu kirli oyuna dâhil edilmek isteniyor. Biz Anadolu’yuz, kırdırdınız bizi birbirimize; bu oyunu biliyoruz. AKP ve onun yardakçıları bu toprakların değerlerini satarak başladınız bizleri kirletmeye. Niyetiniz bizleri tekrar biribirine boğdurmak ise yanılıyorsunuz. Biz Kürdüz, biz Türküz, biz Arabız, biz Ezidiyiz, biz Süryaniyiz, biz Ermeniyiz. Gezi’de de yanıldınız Kobenê’de deyanılıyorsunuz. Bizler toplum olacağız, bizler komşularımızla yaşayacağız, bizler inançlarımızla yaşayacağız ve beraber yaşayacağız Arabıyla, Kürdüyle, Türkmeniyle. Asurisi, Süryanisi, Türkü ve tüm halkları ile.

Yezidlerin zülmüne direnen Kobenê’yi, YPG ve YPJ’yi selamlıyoruz.

 

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız