PAYLAŞ

yasar_seymanYAŞAR SEYMAN

Kutup yıldızı olmadan yön bulunur mu?

O, gökcisimlerin aksine gün boyunca yer değiştirmez ve hep kuzeyi gösterir. Ona, Kuzey yıldızı da denir.

Bugün kutup yıldızlarını görmeyen, bakmayan, algılamayan hatta çok kötü değerlendiren Alevilerden söz etmek istiyorum. Onların kutup yıldızları yüzyılları aşarak gelen ve milyonları sözleri, mücadeleleri, duruşları ile etkileyen düşünürler, pirler, dervişler, ozanlardır. Kuşaktan kuşağa duru, berrak, ölümsüz düşünceleri, mücadele sözleri su gibi akanlardır.

Aleviler tartışma kültüründen geldikleri için kolay kolay birine kayıtsız, koşulsuz tapınmayı bilmezler. ‘Biat’ sözcüğüne ve özüne çok uzak yaşarlar. Alevileri tanıyanlar bu yaşam tarzını anlamakta zorlanmazlar. Bende zorlanmıyorum.  Sözünü ettiğim tartışma kültürü değil aksine tartışma kültürünü başlatan “Kıblem insan”, “Okunacak en güzel kitap insandır” diyen, ölüme giderken ödün vermeyen: “Dönen dönsün dönmezem yolumdan” sözleri günümüzün şiarı olan ozanlarını, pirlerini ne denli algılıyorlar.

Aleviler yüzyıllar boyu yasaklarla mücadele ederek bugünlere geldiler. Onlar hem yasaklarla mücadele ettiler hem de inançlarını yasaklar karşısında korumayı, kollamayı, yaşatmayı ölümü pahasına bildiler. Bu uğurda büyük bedeller ödediler ve ödemekteler.

Deyişlerini, nefeslerini, inancını yaşatmayı bilen bu nedenle bağlamaya ‘Telli kuran’ diyen Alevilerin sözcülerini, yöneticilerini dinledikçe öğretiden çok uzak olduklarını görüyorum. Özellikle Anadolu’da örgütlenme süreçleri büyük katliamlar sonrası geniş kitlelere yayıldı. Bugün Alevi örgütlerinin başkanlarını dinledikçe aklıma ünlü sanatçı Genco Erkal’ın ‘Marks Döndü’ adlı oyunu geliyor.

Genco Erkal, “Sol dalgalar gibidir, iniş ve çıkışları vardır. Ben bu dalganın bir gün tekrar yükseleceğine inanıyorum” diyordu. 2009 yılında sahnelenen oyun Marks’ın 150 yıl sonra bile düşüncelerinin, yazdıklarının geçerliliğini koruması, egemen sınıfları ürkütmesi, onun düşüncesini kendince savunanların, yaşama dönüştürenlerin seyri aklıma geliyor…

Oyunun başında Marks’ın söylediği gibi: “Öldüm ama aslında ölmedim de.”  İzleyenler, eski sosyalist tüfekler fısıldıyor: İşte diyalektik!

Hacı Bektaş Veli’nin bu yıl 16 Ağustos 2014 anma törenlerinde konuşan hiçbir Alevi konuşmacı; ‘Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nü bir kadın almasına karşın; kadın haklarından söz etmedi. Oysa 13. Yüzyılda büyük Pir ‘kadınlarınızı okutunuz.” diyor. Kendisine yol arkadaşı Kadıncık Ana’yı seçiyor ve  “eşiniz mi?” diye soranlara “Eşim değil eşitim” diye yanıtlıyor. Ve şiirinde kadına bakışını şu dörtlükle taçlandırıyor:

“Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde,

Hak’kın yarattığı her şey yerli yerinde.

Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok,

Noksanlıkla eksiklik, senin görüşlerinde.”

Pir Sultan’ın çağlar aşıp gelen şiirindeki kadın, dillerde türkü:  

“Benim Uzun Boylu Serv-i Çınarım 

Yüreğime Bir Od Düştü Yanarım

Kıblem Sensin Yüzüm Sana Dönerim 

Mihrabımdır Kaşlarının Aresi”

Aleviler neden bu denli güçlü kutup yıldızlarını görmüyorlar?

Alevi örgütlerini erkek örgütlerine dönüştürenler… İnancında kadın olan bir öğretiyi savunmayanlar, mürşitlerini, pirlerini tanımayanlar, ülkenin bugünlere gelişinde büyük suçu olanlar; işinizin zor olduğunu biliyor musunuz?

ALEVİLER SİZİN KUTUP YILDIZINIZ YOK MU?

Yorumunuzu yazınız