PAYLAŞ

Değerli dostlar sizlerle buluştuğumuz son yazımızda 2 Temmuz’u konu eden bir içerik kaleme almıştım. Bu yazımı ise mesleğim gereği bazı gözlemlerime ayırmak istiyorum.

2-3 Ağustos 2014 tarihlerinde Kahramanmaraş Kantarma’da, Kantarma Doğa ve Kültür Festivalinde sunumlarımla yer alma şansı yakaladım.Aleviliğin doğuşu,yaşanışı ve sürdürülmesi açısından değerlendirildiğinde Kantarma önemli bölgelerden birtanesi.

Alevilik noktasında bir çok araştırmacıyı,yazarı,akademisyeni ve sanatçıyı etkileyen Kantarma bugün korumaya çalıştığı yapısıyla örnek olmayı sürdürüyor.

Bölgeye hizmet etmeyi amaçlayan sivil toplum kuruluşları, bölgenin yurtdışı ve kentlere göç etmiş halkını, kısmi de olsa festivallerde bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Bu festivallerden, Akel Vakfı’nın düzenlediği Kantarma Doğa ve Kültür Festivali, alışılagelmiş bir festival değildi.İkinci kez sunumunu gerçekleştirdiğim festival ilkinden daha profesyonel hazırlanmıştı. Sakın kimse yanlış anlamasın,profesyonel derken sorunların dile getirilmesi kapsamındaki profesyonellikten bahsediyorum. Yani türkü söylemek,nefes dinlemek,halay çekmek bir süreden sonra yeterli gelmiyor.

Bilirsiniz ki; araştırmak,düşünmek, konuşmak Aleviliğin vazgeçilmez unsurları arasında yer alır. Yıllardır yaşanan katliamlar, konuşamamaktan ve ifade edememekten kaynaklanmıştır.Alevi toplumu türküleri ve deyişleriyle anılırken, düşünsel aktivitelerden uzak olarak algılanmıştır.Oysaki Aleviliğin tarihsel süreci, siyasi yönetimlerde maruz kaldıkları haksızlıklar, katliamlara kadar giden yaşam tehditleri; çeşitli araştırmacılar ve yazarların kitaplarına konu olmuş ancak detaylarıyla konuşulamamıştır.

1993 dönüm noktası olurken, sonrasında ise Alevilik açık ve net ifadelerle, tüm yanlarıyla, farklı görüşlere rağmen konuşulabilmiştir. Hatta ifade ettiğim gibi Festivallere dahil edilen panellerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

Kantarmada,Alevilik ve Siyaset konuşan uzmanlar, eminim ki hem bölgenin hem de tüm Türkiye’nin Alevilik hakkında yaşadığı çelişkileri giderebilecek ayrıntıları paylaşmış oldu. Kürt Alevi var mı? Aleviler geçmişte katledilirken bugün siyasi süreç Aleviler açısından nasıl şekilleniyor? Aleviler nerede yanlış yapıyor? Siyasi temsiliyet hakkını nasıl kullanmalılar? Tüm bunlara yanıt veren bir panel izledik evet ama bunun için sadece Kantarma yetmez.

Yaz aylarında herkesin memleketine kavuşma özlemiyle akın ettiği köyler ve buralarda düzenli olarak yapılan festivaller, müzik kutusu olmaktan kurtarılmalıdır.Yazın köylerimizdeki nüfus artışı dikkate alındığında, festival içerikleri daha da önem arz eden bir hal alıyor.

“Algıyı doğru kullanmak” kavramını çok önemsiyorum. İnsanları keyiflendiren müzik şölenlerinin öncesine ya da sonrasına, can alıcı konularda nokta vuruşu yapabilecek, kısa ve etkili konuşmayı bilen akil isimlerin yer alacağı paneller konulmalıdır.Görevin büyüğü, Festival Tertip Komitesine düşmekle beraber izleyici koltuğunda oturan halkımızında duyarlılığını göz ardı etmemeliyiz. Dinleme,okuma ve sorgulama bilinci toplumumuza hızlı adımlarla yol almayı sağlayacaktır.Anadolu insanının inatla korumaya çalıştığı gönül temizliği, değişmeyen insani tavırları,misafirperverliği güvence altına alınmalı ve Aleviliğin insanı merkeze koyan Felsefesi ülke barışı ve huzuru için hızla yayılmalıdır.

Bu arada başka önemli bir konuya daha değinmek istiyorum.”Doğa ve çevresel sorunlar”. Kantarma, İstanbul, Türkiye ve Dünyayı ilgilendiren küresel ısınma, kaynakların doğru kullanılmaması, HES’ler, Termik Santraller, insanoğlunun yaşam kalitesini düşüren faktörler olmaya başladı. Yeni dünya savaşlarının ‘su’ üstüne olacağını öngeren araştırmalar bizi zor günlerin beklediğini gösteriyor.Kantarma Festivalinde bu konu da gözden kaçırılmamış ve bir panelde yaşayacağımız çevre sorunları için düzenlenmişti.Bergama’da Siyanürle Altın Çıkarmaya Hayır’ diyen halkla Kantarma’da ‘Termik Santrale Hayır’ diyen halk arasında hiç bir fark yok inanın.Amaç aynı hedef aynı! İnsanca yaşam…

Küresel sermayeye hizmet eden şirketlerin topraklarımıza zarar vermesini istemiyoruz diyen halklar,yarınları kurtarmak için haykırıyor. Çocuklarına sağlıklı bir dünya bırakmak için bağırıyor.Yeter ki duyalım…

Bir Kantarma değerlendirmesi mahiyetinde son bulan yazım umarım sizi sıkmamıştır. Ancak değiştirebilmek için görmek, gözlemlemek ve yazmak gerekir. Ben de bunu yapmaya çalıştım.Kantarmadan yola çıkarak her nerede olursa olsun kültürümüze ve mirasımıza hizmet eden gönül yoldaşlarına sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Saygılarımla

Yorumunuzu yazınız