PAYLAŞ

HUSNA ÇALDIR

11 Mart 2014  hava ölüm  kokuyor.. Sabahın çok erken bir saatinde Berkin’in ölüm haberi düştü yandaş olmayan haber ajanslarına…

2002 de İslamcıların iktidara gelmesi ile ölümün yaşı daha da küçüldü…

Çocukların ölümüne doymaz oldu Erdoğanizm.

Ekmek almak için dışarıya çıkan Berkin’i hem vuruyorlar,  hem de hastanede komada iken üzerinde patlayıcı madde bulundurduğuna dair tutanak tutuyorlar.

Her zaman minareyi çalan iktidar kılıfını da uyduruyor…

Sorarım sizlere erk sahipleri ; ekmek ne zaman patlayıcı madde oldu?

Temel ilkesi çalmak olan Erdoğanizm, kendinden olmayanların  çocuklarına karşı tarih sahnesinde zalim Dehak’ı oynuyor

Bir Newroz’da kolu kırılan Hakkarili çocuğu,

Etleri ansının eteğinde toplanan Ceylan’ı ,

Yaşı kadar kurşunla vurulan Uğur’u

Enis’i

Abdullah’ı

Çocuk tecavüzlerini meşrulaştıran Pozantı belleklerimizde…

Ya analar !

Canından can kopararak doğurduğu büyüttüğü evladını toprağa gömen analar…

Makarna pişirdiği kızının ceset parçalarını eteğinde toplayan  Saliha ana…

Kendisi küçük yüreği büyük martı kaşlı Berkin çocuğun  anası Gülsüm ana…

On iki kurşunla umutları elinden alınan Makbule ana…

Yaşadığımız coğrafyada o kadar çok acılı ana var ki…

Yazmakla Sayfalara sığmaz…

Biz bu anaların acısı karşısında ne yaptık?

Sol ellerimiz havada yumruk yaptık “unutulmaz”  diye sloganlar attık ve sonra unuttuk. Biz unuttukça zalim  Dehak  daha çok kan, can almaya başladı ve daha da alacak…

Oysaki biz bu anaların yüzlerinde donup kalan gülümsemelerini, yürek acılarını yüreğimizde yaşatırsak o anaların sayılarını bir nebze olsa azaltabiliriz …

Bir ananın acısı yaşandığı zaman hissedilir ..

Hadi bir saatlik Saliha, Gülsüm, Makbule ana olalım…

Lütfen….

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız