PAYLAŞ

fft64_mf1727419Koray ÇALIŞKAN

Halkların Demokratik Kongresi’ne girmeden önce biraz tedirgindim. Son yazılardan dolayı elbette. Ortak arkadaşlar da takılmışlardı: Sırrı güya demiş ki, “Vallaha gelmesin Koray’ı ben bile kurtaramam”.

İzmir delegesi Alev Dumanoğlu’nun rehberliğinde kongreye girdim. Kapıdan adımımı attım ve Sebahat Tuncel’le karşılaştık. Sarıldık, tebrik ettim. Kongredeki herkes gibi mutlu ve yorgundu. Haklı olarak da gururlu.

İçerisi coşkuluydu. Gezi Sloganı “bu daha başlangıç” herkesin hakikaten hem fikir olduğu bir durum. İçerde dışarda ekoloji kolektiflerinden küçük çiftçi kooperatiflerine müthiş dirayetli ve inançlı bir kitle gördüm.

Ertuğrul Kürkçü ve Levent Tüzel’i kısaca tebrik ettim. HDK üzerlerinden çok uzun zamandır çalıştıkları bir proje. Kürkçü’ye “nasıl gidiyor çalışmalar” diye sordum. Her zamanki hazır cevaplığıyla “bizimkiler iyi, sizinkiler nasıl?” Diye cevap verdi.

Sahne tasarımı harikaydi. Umuda Yolculuk pankartı çok yakışmış kongreye. Sahnedeki tek çelenk ÖDP eş genel başkanı Alper Taş’in gönderdiği zarif arajmandı. Böylece HDK ÖDP’ye hoş bir selam yollamış oldu.

Akşam yemekte ÖDP eş genel başkanı Alper Taş’la kısaca lafladık. Yerel seçim konusuna girmedik. Ama İstanbul’un kesin kazanılması gerektiği konusunda uzlaştık. Sanki tersi mümkünmüş gibi.

Ertesi gun Deniz Zeyrek ve Yurdagül Şimşek’le kisa bir ODTÜ ziyareti yaptık. Melih Gökçek’in yaptığı adaletsizliği kendi gözlerimle gördüm. İnsanın ağzı açık kalıyor, eliyle ağzını kapatıyor ve gözleri doluyor.

HDP kongresinin başarılı olacağını Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nun önündeki köftecilerin sayısından anlaşılmıştı. İçerdeki insan kadar dışarda insan. Ne CHP kongrelerine has bir kakofoni ne de AK Parti kongrelerine has siyasetsizlik vardı.

Herkes birbirine saygılı. Kimse kimseyi itmiyor. Organizasyon mükemmele yakın. Hopörlöre bağıran az.

HDPli geçlerin kürsünün öne geçerek açtığı 3 Abdullah Öcalan bayrağı sırasında salondan alkışlar yükseldi. Arkadan okunan Abdullah Öcalanın mektubu sırasında salon çoştukça çoştu. BDP ‘nin gücünü böylece rahatça görebildik. HDKyatay örgütlenmiş. BDP delegelerinin gücü çok sınırlı. Ama HDP’de kimin çok ama çok güçlü olduğu konusunda kimsenin kafası karışık değil.

Divan’da antikapitalist müslümanlardan bir kadından HDK’nın Ermenilerine kadar Türkiye’nin zenginliğini yansıtan herkes yer bulmuştu. Hemen önlerinden bir trans birey geçti. Başörtülü bir kadında sarıldı ve laflamaya başladılar.

Yanıma yaklaşan 30 yaşlarında Vanlı bir arkadaş “hocam çok guzel yazıyorsun, ama son yazdıkların olmadi. Biz yine de seni seviyoruz” dedi. Ben de gülerek lafı patlattım: “ben de size karşı boş degilim!”

Başka bir delege önüme geçip “Şimdi kadar herşeyi doğru yazdın, ama son yazılar yanlış” dedi. “Hatasız kul olmaz” diyemedim, o an aklıma gelmedi. Vallaha bilmiyorum, bakalım son yazılar da doğru çıkacak mı gibisinden yuvarlak bir cevap verdim.

HDP insanin kendini evinde hissettiği bir kongre yapmış. Gerginlik yok, şenlik havası hakim. Türkiye sol siyaseti bir parti daha kazandı. Hayırlı oldu.

Bir süre sonra BDP kapatılarak HDP’yle yürünecektir. Oy potansiyelleri de yüksek. İleride koalisyona katılacak bir parti HDP. CHP’nin genel başkan yardımcısı Nihat Matkap’ı kongreye göndermesi de bunun işareti.
Radikal

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız