PAYLAŞ

semahGarip Dede Dergahında bir arya gelen Alevi Kurumlarıın temsilcileri yaptıkları ortak basın açıklamasında “Alevi katılımının olmadığı hiçbir çözüm Türkiye’ye huzur getirmeyecektir” dedi. İşte açıklamanın tam metni;

Geçmişten günümüze bütün tarihsel sürece baktığımızda değişik inanç ve etnik kimliklere yer verilmeden bu günlere gelinmiş, bu nedenle de günümüze kadar toplumun genelinin içselleştirerek sürdüre geldiği bir dinginlik sağlanamamıştır.

Gelinen noktada toplumdaki bu genel huzursuzluk açıkça görülmüş olacaktır ki,iktidarıyla ,muhalefetiyle toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek yeni bir Anayasa çalışması ile ayrıştırılmış bulunan toplum dinamiklerinin eşit yurttaşlık temelinde ve barış içinde bir arada yaşamalarının koşulları aranmaya ,yetersiz de olsa bir takım adımlar atılmaya başlanmış bulunmaktadır.Ancak görülmektedir ki atılan adımlarda, toplumun ortak istek ve beklentilerinin reel anlamda nasıl karşılanacağının tartışılması ve ortak çözümler aranması yerine ,her siyasal gurubun kendine avantaj sağlama amacı ve çabası ön plana çıkmaktadır. Bu yaklaşım, ülkenin ve toplumun çıkarlarına uygun bir yaklaşım değildir. Uzun çabalar ve yaşanan acılar sonucunda ağır bedeller ödenerek varılmış bir nokta olup, kişisel veya siyasal çıkarlara feda edilmemelidir. Tüm demokrasi ve emek güçlerinin buna şiddetle karşı çıkmaları, kaçınılmaz zorunlu bir görev olarak ortada durmaktadır.

Dünya genelinde Orta Doğu’da yapay olarak ve rızaya dayalı olmadan çizilen sınırların, etnik ve inançsal kimliliklerle birlikte yeniden çizilip belirlenmeye çalışıldığı bir süreçten geçmekteyiz. Bulunduğu coğrafya itibarıyla Türkiye’nin bu yeni yapılanmadan etkilenmemesi mümkün görülmemektedir. Hatta bu değişikliklerin büyük çoğunluğunun Türkiye’nin eliyle yapılmak istendiği konusunda ciddi endişeler ve ipuçları mevcuttur. İşte bu nedenle Türkiye nüfusunun 20-25 milyonluk kısmını oluşturan biz Alevi’lerin bu yeni oluşum surecini yakından izlemek, bu konuda söyleyecek sözlerimizi söylemek, etkin olarak sürece müdahil olmak hakkı hatta görevi olduğu düşüncesiyle, talep ve düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaşmak gereğini duymaktayız.

1 -Aleviler, inanç özgürlükleri, yeni Devlet yapılanması içindeki konumları, ibadet yerleri olan Cem evlerinin yasal statüye kavuşturulması, el konulmuş bulunan vakıf ve dergah mallarının geri verilmesi, Aleviliğin asimile edilerek özgün kimliğinden uzaklaştırılmasına yönelik zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığının tamamen kaldırılması veya sadece Sünni İslam’a hizmet verip kaynak aktarılan bir kurum olmaktan çıkarılması, Devlet kadrolarından Alevilerin tasfiyesine yönelik hukuk ve insanlık dışı uygulamalara son verilmesi gibi taleplerinin tavizsiz takipçisi ve savunucusu olacaklardır.

2-Adına barış sureci dedikleri bu süreçte, barışın İslam bayrağı altındaki din kardeşliği bağlamında sağlanmaya çalışılacağı izlenimi yaratılmakta olup, bu algı, biz Alevileri son derece rahatsız etmekte, barışa katkı sunmayacağı sonucuna götürmektedir. Gerçek bir barış isteniyorsa tüm etnik, inançsal, kültürel kimliklerin eşit yurttaşlık bağlamında hak ve özgürlüklerinin çoğulcu bir yapıda yer aldığı, hiç kimsenin dışlanmadığı ve ötekileştirilmediği bir yapı oluşturulmalıdır.

3-yıllardır ötekileştirilen, kıyımlara uğrayan, inançları ve yaşamları baskı altına alınan Alevilerin kendilerini özgür ve eşit yurttaş olarak görüp algılamadıkları hiçbir çözüm gerçek anlamda bir barış olarak telakki edilemez. Örgütlü Alevi toplumu hakların verilmeyeceği –alınacağı bilinciyle tüm demokratik ve hukuki haklarını sonuna kadar kullanacak ve bu haklara mutlaka sahip olacaktır. Çünkü bu haklar, kimsenin lütfüne bağlı haklar olmayıp tabii insan haklarıdır.

4-Alevi kurumlarının ortak eylemlilik ve çalışma programlarının ve yıl içi yol haritasının belirlenmesi çalışmaları konusundaki programın gün ve saatleri ekte sunulmaktadır. Bu çalışma sonucunda oluşacak ortak kararlar Hacı Bektaş-ı Veli Anmalarında veya Abdal Musa Etkinliklerinde kamuoyuyla ve sayın medya kuruluşlarıyla paylaşılacaktır. Bu ortak kararlarımızın hayata geçmesi için sokaklara dökülmek dâhil tüm yollar denenecektir. Şu bilinmelidir ki Alevilerin katılımın olmadığı hiçbir çözüm, ülkeye huzur getirmeyecektir.

5- Aleviler, sorunlarına sahip çıkmayan demokrasi, barış, özgürlük ve eşit yurttaşlık ekseninde çaba göstermeyen hiçbir siyasi kuruluşa destek olmayacaklardır.

6-Türkiye’nin gereğinden fazla komşu ülkelerin iç işlerine karışması nedeniyle Suriye’ ki olayların Türkiye’ye yansıması sonucu Reyhanlı’da 51 yurttaşımızın hakka yürümesi bizleri son derece üzmüştür. Ölenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı dileklerimizle birlikte hangi güç ve mihrak tarafından yapılmış olura olsun olayı şiddet ve nefretle kınıyoruz.

ALEVİ KURUMLARININ ADLARI
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU VE BİLEŞENLERİ
ALEVİ DERNEKLERİ FEDERASYONU VE BİLEŞENLERİ
ALEVİ VAKIFLARI FEDERASYONU VE BİLEŞENLERİ
ŞAH KULU SULTAN VAKFI
KARAĞAÇ DERGÂHI
SULTAN GAZİ PİRSULTAN KÜLTÜR DERNEĞİ
SARI GAZİ CEMEVİ
SARIYER SİVİL İNSİYATİFİ
GAZİ CEMEVİ
İKİTELİ CEMEVİ

Yorumunuzu yazınız