PAYLAŞ

ali_kenanogluAli KENANOĞLU

1978 aralık ayında yaşanan ve Alevilerin katledildiği Maraş Katliamı, insanlığın gördüğü en vahşi katliamlardan birisidir. Hamile kadınların karınlarından ceninlerin çıkartılarak duvarlara vurulduğu bir katliamda başka nelerin yaşandığını, insan denilen yaratığın yeryüzündeki canlıların en vahşisi olarak sergilediği marifetleri buraya sıralayarak tüm gününüzü alt üst etmek istemem.

Maraş Katliamı ile ilgili dava, bölge sıkıyönetim mahkemesi tarafından yürütüldü. Yargılamalarda davanın bir numaralı sanığı olan Ökkeş Kenger suçsuz bulundu ve beraat etti. Ökkeş Kenger üzerine düşen bu kötü imajı silmek için midir bilinmez, soy ismini değiştirip Şendiller soyadını aldı. Daha sonra 1991 yılında düzenlenen genel seçimlerde ise Refah Partisi ile Milliyetçi Çalışma Partisinin ortak adayı olarak Kahramanmaraş milletvekili seçildi. Kenger, Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyeliği dahi yaptı. Kenger, MÇP’den BBP’ye geçti ve 2008 yılına kadar, bugünlerde “demokrasi kahramanı” ilan edilmeye çalışılan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun yardımcılığını yaptı.

Geçen yıl, 12 Eylül askeri darbesinin yargılanmasına başlandı. Bu yargılama sırasında MİT’ten Maraş Katliamı ile ilgili belgeler istendi. MİT’ten gelen ve dosyaya konan belgeler hayli ilginçti. O belgeler Maraş Katliamı dosyasının yeniden açılmasını ve yargılamanın yeniden yapılmasını gerektirir niteliktedir. Belgelerin içeriği kamuoyuna yansıdı, birçok gazete ve haber sitesinde de yayınlandı. O belgeler  Ökkeş Kenger Şendiller’in yeniden yargılanmasını gerektirir niteliktedir. Oysa bu kişi 12 Eylül davasında da “tanık” olarak yer alırken yine MİT belgelerine göre zan altında bulunan ülkücü hareketin temsilcisi MHP de mağdur sıfatıyla davaya müdahil olarak kabul edildi.

Bunlar yetmiyormuş gibi Ökkeş Şendiller, 2009 yılında da Alevilerin yaşadığı sorunlara çözüm bulmak amacıyla düzenlenen Alevi Çalıştaylarına da engin fikrini ve zikrini aktarması için davet edildi. Tabii ki olan oldu ve Alevi kamuoyu yoğun tepki gösterdi. Şerafettin Halis, Ferhat Tunç gibi isimler çalıştaylara katılmayı reddederken birçok katılımcı da ‘Ökkeş gelirse biz katılmayacağız’ diye bakanlığa bilgi verdi. Alevi kurumları da art arda tepkilerini gösterdiler. Bütün bu tepkiler karşısında Ökkeş Şendiller’e gelme denildi ve Ökkeş çekildi.

Aleviler üzerinde yapılan anket çalışmalarında Çalıştaylara Ökkeş’in çağrılması kırılma noktası olarak aktarılıyor. Yani Ökkeş’in Alevi Çalıştaylarına davet edilmesi Alevilerin çözümden yana umudunun sıfırlandığı gün olarak akademisyenlerin çalışmalarına veri olarak düşülmektedir. Ben de Ökkeş’e en ağır sözü söylediğim iddiasıyla yargılandım ve faiziyle birlikte 6 bin TL para cezasına çarptırıldım. Ben bir Alevi kurum başkanı olarak görevimi yaptım. Alevilerin haklı mücadelesinde hassas olduğu konulardaki tepkilerini dile getirdim.  Cezanın bedeli şu veya bu şekilde ödenir. Mesele para değildir, bu ceza Alevi toplumun ortak tepkisine karşı verilmiş bir cezadır. Esas hakareti o kişiyi Alevi çalıştayına çağıranlar yapmıştır.

Hükümetin bizimle yaptığı Alevi çalıştaylarından, Alevilerin hayrına bir sonuç çıkmadı. Zaten bir umudumuz, beklentimiz de yoktu. Hükümet şimdi otursun başta Ökkeş Şendiller olmak üzere Maraş Katliamı sanıkları, Çorum Katliamı sanıkları, Sivas Katliamı sanıkları, Gazi ve Ümraniye Katliamı sanıkları ile yeniden bir Alevi Çalıştayı düzenlesin. Bu arada Dersim Katliamı ile övünen ve failliğini üstlenmeye hevesli çok sayıda Alevi de var zaten, onları da alır heyeti tamamlamış olursunuz. Biz de tazminat ödemeye devam ederiz.
Biz bu tazminatları öderiz ödemesine de siz bu utancı anlınızdan silebilir misiniz?

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız